Yalnızlık

Etiketler :
Yalnızlık; kişinin kendisini bağımsızlaştırma sürecinde önüne çıkan en büyük engeldir. Yalnızlık; kişinin kalabalıklar içinde bile kendini tek hissetmesidir. Yalnızlık insanın; dertlerini anlatacak, sevincini, üzüntüsünü paylaşacak birilerinin olmaması halidir. Yalnızlık tek olmaktır. Tek olmanın yanında kişinin kendisine bile söyleyecek sözünün kalmamasıdır. Düşüncenin tıkandığı, kelimelerin yetmediği, tüm cümlelerin manasızlaştığı, duyguların yok olduğu, zamanın kişinin aleyhine işlediği, durumlarda insanın kendi öz benliği ile baş başa kalması durumudur yalnızlık.
Yalnızlık Yaratıcı’ya mahsustur denilir ya en doğru söz bu olsa gerek. İnsan yalnız olamaz bir şeyler üretmek bir şeyleri yaşamak için bir şeylerini paylaşmak birilerine ihtiyaç duymak zorundadır. İnsan; nereye giderse gitsin mutlaka başka canlılara veya taşa, toprağa gereksinim duymanın doğal içgüdüsü, insanda hep var olmuştur ve olmaya da devam edecektir. İnsan fıtratı gereği bu duygudan sıyrılamaz. İnsan; mutlaka birilerine derdini anlatmak, onlarla sevincini paylaşmak, bildiklerini öğretmek, anlatmak, ya da hiçbir şey olmasa bile konuşmak ister, kendi kendine mırıldanarak bile olsa şarkısını etrafındakilere dinletmek ister. İnsanlarla olduğu gibi doğadaki çiçeklerle hayvanlarla konuşmak ister. Onları kişileştirip sohbet etmek ister. Mutlaka ama mutlaka kalbinden geçen duyguları aktarmak ister. Dünyada bende varım diyerek hal ve hareketleriyle bunu belli etmek ister.
Yalnız kalmak çok zordur, ama bazen de bir o kadar kolay. Kişi kimi zaman çok ister yalnız kalmayı, uzaklara gidip tek başına, bir ağaç gölgesi altında ellerini başına koyup, düşünmek ister; hayatı sorgulamak yaşadığı olumlu veya olumsuz olayları sadece kendine sormak, öz benliğinin, ruhunun, vicdanının sesini dinlemek ister. Kendisi ile olayları tartışmak, fikir süzgecinden geçirmek ister. Kısacası yalnız kalmak ister fakat kalamaz. Nereye gitse o yalnızlığı sağlayamaz. İnsanlar, dağ taş, ağaçlar, kuşlar yalnızlığına mani olur.

İnsan bazen toplumdan uzaklaşmak ister bu yüzden ıssız bucaksız dağları, ovaları, denizleri mesken tutar kendine, lakin yine de kalamaz yalnız. Kuş sesleri ağaç hışırtıları, deniz dalgaları yalnız bırakmaz O’nu. Defalarca uğraşır, ama tabiatı müsaade etmez insanın yalnızlığına. Mutlaka; insana birileri düşüncesinde ortak olur. Sessiz sakin kalmasına müsaade etmezler. Bazen toplumla iç içe ama özünde yalnız, bazen de hiçbir canlı emaresi yokken bile yalnızlığa susamış yalnız kalmak için haykırırcasına özlem ve hasret dolu. İşte yalnızlık; bir cismin, bir aynadan yansıyan iki farklı görüntüsü gibi, aynı bedende farklı iki temayülün birlikteliğidir.
Kimi zaman yalnız kalmak çok kolay olabilir. Kişi istemediği halde yalnızlığın kucağında bulabilir kendini. Etrafında olup bitenlerden bağımsız, kendi dünyasında, yalnızlık hali içinde bir anda kalabilir. Küçük bir grup içerisinde bile, etrafındaki insanlar konuşurken bir anda kişi kendisini başka dünyalarda bulabilir ve aynı ortamı paylaştığı kişilerden bağımsız bir halde düşünmenin erdemini yaşar kendi halince. İnsanın etrafında olup bitene aldırmadan geçirdiği anların yanında çok gürültülü bir ortamda bile kendi ruhu ile bir anda baş başa kalabilmesinin adıdır yalnızlık.
Yalnızlık insanın hasretlerinin acı bir manası ve bunun ardından gelen engin hülyalara kavuşmanın ilk adımıdır. Yalnız insan, kendini keşfetmenin, kendi düşüncesinin farkında olmanın, heyecanına kapılan insandır. Yalnız kalmayı başarabilen insan, iç dünyasında hüküm sürmenin, keyfine varabilen insandır. Yalnız insan, dış dünyadan bağımsız vicdanı ve kalbi ile ortaya çıkmış duyguların ahenkli raksını görebilen nadir bir elmas misalidir. Yalnız insan; düşünmenin hazzına varmış, fikirleriyle bambaşka hallere bürünmüş, bedeninden ruhuna geçmenin büyüklüğünü hücrelerinin tamamında keşfetmiş insandır. Sonuçta kişi, mükemmel bir varlık olmanın ruhaniyetinde; yeri geldiği zaman, yalnız olmayı başarma kudretini elinde tutacak kadar erdemli, yeri geldiği zaman da; toplumun içerisinde kendisini adeta bir yoğrulmuş hamur misali, toplumla özdeş kılacak kadar ulvi bir meziyete sahiptir.

Kadir PANCAR
25.01.2009

1 yorum:

  1. "İnsan bazen toplumdan uzaklaşmak ister bu yüzden ıssız bucaksız dağları, ovaları, denizleri mesken tutar kendine, lakin yine de kalamaz yalnız. Kuş sesleri ağaç hışırtıları, deniz dalgaları yalnız bırakmaz O’nu. Defalarca uğraşır, ama tabiatı müsaade etmez insanın yalnızlığına."

    YanıtlaSil

Popüler Yayınlar

Sosyal Paylaşım

Icon Icon Icon Icon

Lütfen yazılarımızla ilgili yorum yapmaktan çekinmeyin. Kırık linkleri ve hatalı içerikleri mutlaka bize ilgili sayfa altında yorum yaparak bildiriniz. Blog sayfalarımızda ilginizi çekebilecek diğer yazılar için blog arşivimizi kullanabilirsiniz.

Son Yorumlar

Yararlı Linkler