"Hayat Notları: Felsefenin Sefaleti"

Etiketler :
Bugün sizlere güzel bir yazı alıntı yapmak istiyorum. Matematik eğitimi içerisinde felsefe çok köklü bir yer kaplar. Bu nedenle her matematikçi az çok felsefe ile ilgilenmişler ve büyük filozofların ekserisi matematikçiler arasından doğmuşlardır. Örnek Descartes, Leibniz, Lagrange...vs.işte bu nedenle günümüz felsefe dünyası ve geçmişi mukayese eden ve felsefenin artık ne kadar da çaresiz ve bilgi üretmekten yoksun oldugunu belirten bir yazı okudum sabah gazetesinde.ve bu yazıyı sizinle paylaşmak içinde yer alan duygu yoğunlugunu ve günümüzde felesefenin vardıgı boyutu bildirmek istedim. Sözü sabah gazetesinin 21.11.2010 tarihinde köşesinde yazdığı Ünal ERSÖZLÜ'ye bırakıyorum.haberin detayına ve yazarın diğer yazılarına gazetenin arşiv bölümünden ulaşabilirsiniz.
 http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ersozlu/2010/11/21/hayat_notlari_felsefenin_sefaleti adresinden ulaşabilirsiniz...

"Eskiden insanlar, felsefeyle ne çok uğraşırlardı.Felsefe, insanların yollarını aydınlatan dev bir fener gibiydi.Felsefe, karanlık ormanlarda, ateş böcekleri gibiydi.Çünkü felsefe hem bilimsel anlamda hem pratik karşılıklarıyla birlikte, insanlar için bir değer belirleme bilimiydi.Herhangi bir durumun, bir inancın, diğerinden üstün olup olmadığı; o durumun 'etik' karşılığı; felsefeyle belirlenirdi.Felsefe çok somuttu, yalındı, derindi ama anlaşılırdı.

***

Çiçero, felsefeyi 'ilahi ve beşeri şeylerin ve onların içerdiği sebeblerin bilimi' diye tanımlamıştı.Hani şu 'insan insanın kurdudur' diyen Hobbes örneğin; demişti ki: "Felsefe sebep ve sonuç bilimidir."Sonra "Yeterli nedenler bilimi" demişti Leibnitz felsefe için.
"Mümkün olduğu ölçüde, mümkün olanların bilimi" demişti Wolf.
Destarces ise "İlk ilkelerden, kesin bir şekilde çıkarılan şeylerin bilimi" diye tarif etmişti felsefeyi.***
Ardından çıkmış; "Duyusal ve somut hakikatlerin bilimidir" demişti felsefe için 'de Condillac' adında bir adam. Şaşırtıcı bir şekilde demişti ki Kant felsefe için:"Bütün bilginin, insan aklındaki zorunlu sınırıyla ilişkisinin bilimi."Sonra "Bilimlerin bilimi" derken Fichte; "Mutlağın bilimi" demişti felsefeye Von Schelling.

En çarpıcı tariflerden biri de, Hegel'e aitti:"Varlık ile varlık olmayanın varlığı" demişti felsefe için...***

Metafizik de girmişti felsefenin alanına, kozmoloji de, teoloji de, varlığın doğası da, mantık da...Yani Aristoteles'in asırlar önce söylediği, "Bütün insanlar doğal olarak bilmek ister" sözleriyle özetlenen karmaşık sayfaların, doğal karıştırıcısı olmuştu asırlardır 'felsefe' insanlık için...Yani felsefe, 'insanların hayatında', temel 'anlam arayışlarında' hep vardı.İnsanlar 'hayatın anlamı nedir?' sorusuna felsefeyle yanıt verdiler hep...İnançlarının aynasında felsefe ile yansıdılar. Yeri geldi 'ışık oldular' felsefe ile...
***
İnsanlar, inançlarını felsefeyle tarttılar... Yani inancın özünü, felsefeyle açıkladılar...'Teklikten birliğe' 'Birlikte tekliğe' uzanan bütün derin anlam algılarında; hakikat dağına tırmanan tüm yolların açıklanmasında; felsefe insanlar için yücelen bir merdiven oldu.Dinlerin daha iyi algılanması için bile felsefeye başvuruldu.Hukuk, felsefe üzerinde yükseldi. Sevginin özünde bile bir felsefe damgası vardı.Aşkta felsefenin kokusu hissedilirdi. Politikada felsefe öne çıkardı.Felsefe belirlerdi, politik arenanın geleceğini.
***
Şimdi insanlar, nasıl da uzaklaştılar felsefeden.
Nasıl da uzak kıyılarını düştüler felsefenin.
Nasıl da sözsüz, sessiz kaldılar; nasıl da kısırlık okyanuslarına açıldılar.
Felsefe soluksuz, yalnız kaldı.
Çok yalnızlaştı...
İnsan beyniyle bir zamanlar yücelen felsefe, şimdilerde yine insan eliyle, sefil bir noktaya sürüklendi.
Yani 'sefaletin felsefesi' ile 'felsefenin sefaleti' arasında bir yerlerde duruyor insanlık.
***
Aslında yukardaki bu sözcükler; Proudhon'un 'Sefaletin Felsefesi' adlı çalışmasında öne sürdüğü 'iktisadi ve felsefi' yaklaşımlar üzerine; Karl Marx'ın bir gecede (1847'de) 'Sefaletin Felsefesi' adlı kitabı yazdığını, yeniden anımsatıyor bizlere.Düşünün 'felsefi' kışkırtma, bir zamanlar Kapital başta olmak üzere, yarattıklarıyla hala dünyanın gidişatını etkileyen koca Karl Marx'a da, bir gecede 'felsefi içerikli' bir kitap yazdırabiliyordu.Çünkü o zamanlar insanlar, felsefe ile düşünüyordu.
***
Şimdi bakıyorum da, özellikle bizim coğrafyada, ne çok ıssız kaldı felsefe... Mevlana gibi kocaman, önünde eğilesi isimlerin, asırlar önce aydınlık ateşler yaktığı Anadolu bile artık felsefesizleşti sanki...

Yalnızsın, yalnızız, yalnızsınız; eğer felsefesizseniz...

Bu nedenle, Ezel gibi dizilerde öne çıkan Dayı benzeri tiplemelerin, ağızlarından sızan felsefe rüzgarı taşıyan birkaç yalnızlaşmış sözcük; o eğreti filozofik duruşlar bile; prim yapabiliyor ne yazık ki bu felsefe fakiri kalmış topraklarda..." 
Ünal ERSÖZLÜ-21/11/2010
 http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/ersozlu/2010/11/21/hayat_notlari_felsefenin_sefaleti 

0 yorum:

Popüler Yayınlar

Sosyal Paylaşım

Icon Icon Icon Icon

Lütfen yazılarımızla ilgili yorum yapmaktan çekinmeyin. Kırık linkleri ve hatalı içerikleri mutlaka bize ilgili sayfa altında yorum yaparak bildiriniz. Blog sayfalarımızda ilginizi çekebilecek diğer yazılar için blog arşivimizi kullanabilirsiniz.

Son Yorumlar

Yararlı Linkler