Deccal ve Deccalden korunmak

Etiketler :
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)şöyle buyurdu: 
“…Sizden kim Deccal’e yetişirse, ona Kehf suresinin ilk ayetlerini okusun. Deccal, Şam ile Irak arasında bir mevkide çıkar. Sağa gider ifsat eder, sola gider ifsat eder. Ey Allah’ın kulları! Sebat edin!” Biz:−Ey Allah’ın Rasulü! Deccal yeryüzünde ne kadar kalır? diye sorduk. 
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Kırk gün kalır. Birinci günü bir sene gibi, ikinci günü bir ay gibi, üçüncü günü Cuma’dan diğer Cuma’ya kadar, diğer günleri sizin günleriniz gibidir.” (Yani 439 gün) Biz:−Ya Rasulallah! O bir senelik günde bir günün namazı kâfi gelir mi? diye sorduk. 
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu:−“Hayır, siz o bir senelik gün için namaz vakitlerini ölçerek tayin ediniz!” Biz:−Ya Rasulallah! Deccal’in yeryüzündeki hızı ne kadardır? diye sorduk. 
Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: −“Rüzgârın yönlendirdiği yağmur gibidir. Deccal bir kavme gelir, onları davet eder. Onlar da davetine icabet edip ona iman ederler. Bunun üzerine Deccal semaya emreder onlara yağmur yağdırır, yere emreder onlara nebatat bitirir. O kavmin otlağa çıkmış hayvanları akşam olunca zirveleri en yüksek, böğürleri daha geniş ve memeleri sütten dopdolu olarak dönerler. Sonra Deccal başka bir kavme gelir, onları davet eder. Onlar Deccal’i reddedip iman etmezler. Deccal onları bırakıp gider. O kavim kuraklığa ve kıtlığa uğramış olarak sabahlar, malları ellerinden gider. Deccal bir harabeye uğrar ve ‘hazinelerini çıkar’ der. Bunun üzerine o harabenin hazineleri, arıların arıbeyinin arkasından takip etmesi gibi onu takip ederler. Sonra Deccal, gençlik dolu bir adamı çağırır, ona kılıçla vurup iki parçaya ayırır. Her bir parçayı ok atımı mesafesinde uzaklaştırır. Sonra onu çağırır, o genç güler halde yüzü parlayarak gelir.
Deccal bu şekilde iken Allah azze ve celle Meryem oğlu İsa’yı gönderir. İsa aleyhisselam, Dimeşk’in doğusunda “Beyaz Minare” denilen mevkide herd ile boyanmış iki parça elbise içinde ellerini iki meleğin kanatlarına koymuş bir halde iner. Başını öne eğse su damlatır, yukarı kaldırsa inci tanesi gibi su bulunur. İsa’nın nefesinin rüzgârını hisseden hiçbir kâfir yaşayamaz! Onun nefesinin rüzgârı göz alabildiğincedir. İsa aleyhisselam, Deccal’i arar, nihayet ona Lüdd kapısında yetişir ve onu öldürür. 
Sonra Meryem oğlu İsa aleyhisselam’a Allah’ın Deccal’den koruduğu bir kavim gelir. İsa aleyhisselam, onların yüzünü sıvazlar ve cennetteki derecelerini onlara söyler. Onlar bu durumda iken Allah azze ve celle, İsa aleyhisselam’a: −‘Bana ait bir takım kullar çıkardım ki onlarla savaşmaya kimsenin kudreti yoktur! Sen kullarımı Tur dağında muhafaza et’ diye vahyeder. Bunun üzerine Allah-u Teâlâ, Ye’cuc ve Me’cuc kavmini gönderir. Onlar her tepeden süratle inerler. Onların ilkleri Taberiye gölüne uğrar ve içmeye başlarlar. Onların sonları göle uğradıklarında: −Andolsun ki bir zamanlar burada su vardı, derler. 
Allah’ın Nebisi İsa aleyhisselam ve ashabı, Tur dağında mahsur kalırlar. O zaman onlardan birinin yiyecek olarak bir sığır başı olması, sizden birinin şu anda yüz dinarı olmasından iyidir. Sonra Allah’ın Nebisi İsa aleyhisselam ve ashabı, Allah’a dua ederler. Bunun üzerine Allah azze ve celle Ye’cuc ve Me’cuc kavminin boyunlarına negaf denilen kurtlardan gönderir. Hepsi de tek bir kişinin ölmesi gibi ölü olarak sabahlarlar. Sonra İsa aleyhisselam ve ashabı yeryüzüne inerler. Yeryüzünde onların cesetlerinden ve pis kokularından dolmamış bir karış dahi yer bulamazlar. Sonra İsa aleyhisselam ve ashabı yine Allah’a dua ederler. Allah azze ve celle develerin boyunlarına benzeyen kuşlar gönderir. Kuşlar onların cesetlerini Allah’ın dilediği bir yere taşırlar. Sonra Allah azze ve celle bir yağmur gönderir, balçıktan ve kıldan yapılan hiçbir ev kalmaz, hepsi dümdüz olur. O yağmur yeryüzünü yıkar, hatta ayna gibi yapar. Sonra yeryüzüne: −‘Meyvelerini, nebatatını bitir bereketlerini getir’ denilir. O vakit, bir topluluk, cemaat tek bir nar meyvesinden yerler ve onun kabuğunda gölgelenirler. Sütler de bereketlenir. Sağmal bir devenin sütünden büyük bir kalabalık içerler, sağmal bir ineğin sütünden bir kabile içer, sağmal bir koyunun sütünden bir oymak içer. Onlar bu şekilde iken Allah-u Teâlâ tatlı bir rüzgâr gönderir. Bu rüzgâr onların koltuk altlarından girer, her mü’min ve Müslümanın ruhunu kabzeder ve insanların en şerlileri kalır. Onlar eşeklerin ilişkiye girmesi gibi insanların gözü önünde ilişkiye girerler.” 
Müslim 2937/110, Tirmizi 2341

Deccal'in fitnesinden ve şerrinden korunmak için insanların almaları gereken tedbirleri sıralamaya çalışalım.

1.Kuvvetli imana sahip olmak için, bütün mesaimizin iman üzerine odaklanması gerekir. Çünkü, Deccal'in faaliyetlerini fark etmek, ona tabi olmamak ve gerekirse zindana girmek ile ölümü göze alacak kadar gözü pek olmak, ancak kuvvetli imana sahip olmakla mümkündür. Öyleyse iman hakikatlerini çokça okumak, müzakere etmek, sohbetlerimize taşımak ve dinlemek lazımdır. Böylece güçlü bir îmana dayanan İslâmî bir hayat, münafıkça hareket eden Deccal'ı ve onunla mücadele eden Hz. Mehdîyi belirlemede zorlanmayacaktır. Bir rivayette “Deccalın hayatını ve işlerini beğenmeyenlerin onu tanıyabileceği” ne (Tirmizî, Fiten, 56) dikkat çekilmiştir. Bu da ancak sağlam bir irade ve imanla mümkündür.
2.Deccal'i tanıyabilmek ve onunla mücadele edebilmek için cehaletten kurtulup ilme sarılmalıyız. Çünkü ona karşı koymanın birinci basamağı, onu tanımak ve iddia ettiği şeyleri çürütebilecek ilme sahip olmaktır. Zaten Deccal, dinin güçsüzleştiği ilmin de yetersiz hale geldiği bir zamanda ortaya çıkacaktır. (Müsned, 3, 367) Evet, Allah Resûlü, Deccalın özelliklerini bir bir anlatmış ve buna rağmen, "Karıştırırsınız diye endişe ediyorum” (Ebû Davud, Melahim, 14) diyerek daha çok açıklama yaparak ümmetini aydınlatmıştır. Çünkü îman nuru ve ferasetiyle bakılmazsa, her zaman hadiselerin ve kişilerin karıştırılması söz konusudur.
3.Bütün İslam cemaatleri, cemiyetleri ve milletleri birlik ve beraberlik ruhuyla hareket etmesi gerekir. Çünkü sevgili Peygamberimiz (a.s.m) “Âhirzamanın Süfyan ve Deccal gibi zararlı şahısları Müslümanların ve insanların hırsından ve parçalanmalarından istifade ederek az bir kuvvetle insanlığı dağıtır ve koca İslam alemini esaret altına alır.” diyerek bizi ikaz etmiştir. Öyleyse Müslümanların Deccal gibi İslam düşmanlarına mağlup olmamaları veya galip gelebilmeleri için, birlik ve beraberliğe ciddi ihtiyaçları vardır. Cemaatle birlikte hareket etmemiz gerekir. Çünkü, cemaat unsurunun çok faydaları vardır. Bunlardan birincisi, bu zaman cemaat zamanıdır. Zamanımızda cemaat ile birlikte çalışmak esastır. Çünkü, cemaat ruhuyla ve topluca hareket eden ve mesailerini güzelce tanzim edebilenlerin faaliyetlerinin neticesi çok tesirlidir. Fertler ne kadar dahî de olsa, bu zamanda fazla bir icraat yapamayacak ve mağlup olacaklardır. Zira her iki Deccal'ın muvaffak olmalarının sebebi, cemiyet şeklinde çalışmalarıdır. Bunlara karşı yine cemaat şeklinde çalışmak lazım ki, tesirlerini kırıp imana hizmet edilebilsin. İkincisi, cemaatin fertleri arasında ciddi bir oto kontrol olduğundan, birbirlerine ciddi sahip çıkarlar. Birbirlerini günahlardan ve hatalardan muhafaza etmeye çalışırlar. Üçüncüsü, cemaat fertleri birbirlerine dua ederler. Böylece yüzlerce yerden kendilerine ulaşan günahlara karşı, binlerce yerden gelen dualarla kendilerini manen muhafaza ederler. Dördüncüsü, her bir ferdin yaptığı hizmet ve ibadetler, diğerlerinin amel defterine geçmektedir. Böylece bir kişi, binlerce kişinin yaptığı hizmet kadar sevap kazanabilir.
4.Deccal'ın giremeyeceği evlerde kendimizi muhafaza etmemiz gerekir. Hz. Peygamber (a.s.m) Deccal'in fitnesini ayrıntılı ve aydınlatıcı ifadelerle anlatırken, sahabeler heyecana gelerek sorarlar; “Ey Allah'ın Resulü! böyle bir zamana ulaşacak olursak, bize ne emredersin” buna karşılık hikmet ve şefkat peygamberi “evinizden çıkıp, fitneye bulaşmayın” (Tirmizî, Fiten, 30) diye buyurur. Yani evlerinizde oturun ve fitneye yaklaşmayın. İşte bu evler, İlahi Nur'un muhafaza ettiği ve aydınlattığı evlerdir. Allah Resulü'nün ziyaret edip teveccüh ettiği mekanlardır. 

Kaynak: http://www.tefekkurdergisi.com/Yazi-Akillarin_Tartamadigi_Ahirzaman_FitnesiDeccal-956614.html

0 yorum:

Popüler Yayınlar

Son Yorumlar