Yahya en-Nakkâş et-Tuleytûlî (Ez-Zerkale)

Etiketler :
İBNÜ'Z-ZERKÂLE (ö. 493-1100) Endülüslü astronom ve matematikçidir. Ebû İshâk İbrâhîm b. Yahya en-Nakkâş et-Tuleytûlî el-Kurtubî. Hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir. XI. yüzyılın ilk çeyreğinde muhtemelen Tuleytula'da (Toledo) doğmuştur. İbnü'z-Zerkâle künyesinin bazı kaynaklarda Zerkâlî şeklinde geçmesinden aslında bir lakap olduğu ve muhtemelen "zerkâ" (mavi gözlü) sıfatından Ortaçağ Latincesi'ndeki "-ellus/-el" küçültme ekiyle türetildiği belirtilmektedir. Latin kaynaklarında adı Azarquiel, Arzachel, Azarchel, Arzakal ve Elzarkal şeklinde geçer. Batılı ilim adamlarının çoğu onu yahudi kimliğiyle tanıtmaktaysa da Fransız ilimler tarihçisi Pierre Duhem, Le systeme du monde, histoire des doctrines cosmologiques de Platon â Copernic adlı eserinde müslüman olduğunu ispat etmiştir .
Sanatkâr bir aileden gelen İbnü'z-Zerkâle'nin el sanatlarında gösterdiği maharet, Tuleytula Kadısı Sâid el-Endelüsî'nin hizmetine girmesine vesile olmuş, yaptığı gözlem aletleriyle kısa sürede dikkatleri üzerine çekince kendisine astronomi alanında yetişmesi için imkân tanınarak çeşitli kitaplar sağlanmıştır. 454 (1062) yılında Tuleytula Emîri Yahya b. İsmail el-Me'mûn tarafından kurulan astronomik gözlem heyetinin üyeliğine, daha sonra da başkanlığına getirildi. Tuleytula'nın büyük hayranlık uyandıran su saatlerini imal etmesiyle ün kazandı; Moses ben Ezra (ö. 1135 |?|) bu saatler için yazdığı manzumeye onun adıyla başlamıştır. İbnü'z-Zerkâle'nin saatleri oldukça kesin bir ay takvimini esas alıyordu ve bir ölçüde Avrupa'da XVII. yüzyılda yaygın olan saatlere öncülük etmişti.
İbnü'z-Zerkâle, Kastilya-Leon Kralı VI. Alfonso'nun 1078'de Tuleytula'yı zaptetmesinin ardından Kurtuba'ya yerleşmiş ve çalışmalarını burada sürdürerek Regulus yıldızının boylamını ve gezegenlerin en yüksek noktalarını belirlemiştir. Bazı müellifler, onun son gözlemlerini 480'de (1087) gerçekleştirmiş olmasından hareketle o yıl vefat ettiğini ileri sürmüşlerse de İbnü'l-Ebbâr, ay ve gün belirterek 8 Zilhicce 493 (14 Ekim 1100) tarihinde Kurtuba'da (Cordoba) öldüğünü bildirmektedir. Yetiştirdiği öğrecilerin en önde geleni Muhammed b. İbrahim b. Yahya es-Seyyid'dir; ancak onun asıl etkisini, daha sonraki astronomlar kuşağından İbnü'l-Kemmâd et-Tûnisî, Bitrûcî, İbnü'l-Hâim, İbn İshak, Ebü'l-Hasan Ali, İbnü'l-Bennâ el-Merrâküşî ve Abraham İbn Ezra üzerinde görmek mümkündür.
Eserleri.1. Tuleytula Zîci. Arapça aslı kayıptır. Biri Gerardo de Cremone, diğeri muhtemelen Sevillalı Juan tarafından yapılmış Latince tercümeleri günümüze ulaşmıştır. Eser Sâid el-Endelüsî'nin gözetiminde başlatılan, İbnü'z-Zerkâle'nin de içinde ve daha sonra başında yer aldığı astronomik gözlem çalışmalarının sonuçlarına dayanmaktadır. Muhammed b. Mûsâ el-Hârizmî, Bettânî, Hermes ve Sabit b. Kurre'nin zîclerinden de faydalanılarak meydana getirilen bu zîc Batı dünyasında çok etkili olmuş, 1140'larda hazırlanan ve Alfonsine Cetvelleri yerini alıncaya kadar XII. yüzyıl boyunca bütün Avrupa'da kullanılan Marsilya Cetvelleri ona dayanarak düzenlenmiştir. Regiomontanus bu zîci özetleyen bir çalışma yapmış, Copernicus de De revolutionibus orbium coelesüum'unda ondan bahsetmiştir. Eser hakkında yapılmış modern incelemeler arasında, J. M. Milas Vallicrosa'nın Estudios sobre Azarquiel adlı klasikleşmiş eserinin yanı sıra G. J. Toomer'in "A Survey of the Toledan Tables" adlı uzun makalesi zikredilebilir.
2. el-Kanûn. Müellifin, Proklos'un öğrencisi Ammonios'a nisbet edilen 800 yılının hemen öncesine ait malzemelere dayalı bir almanağı ıslah etmek suretiyle meydana getirdiği eserdir. Hipparkhos ve Batlamyus'tan da faydalanılan kitapta, gerek gezegenlere ait değerlerin gerekse trigonometrik fonksiyonların tesbitinde çeşitli kaynak ve yöntemler uzlaştırılmaktadır. Pavialı Johannes'in 1154'te ve Saint Cloudlu Guillaume'un 1296'da Latince'ye tercüme ettiği eser, Jacob ben Tıbbon tarafından 1301'de İbrânîce'ye ve bunlardan başka Portekiz, Katalan ve Kastilya dillerine çevrilmiş, ayrıca hakkında bir makale kaleme alınmıştır.
3. Suma referente al movimiento del sol. Literatürde İspanyollar'ın verdiği isimle tanınan eser kayıptır; hakkındaki bilgiler Tratado relativo denilen eserinden elde edilmektedir. Kitabın konusu güneş apojesinin hareketi üzerinedir. İbnü'z-Zerkâle bu eserinde, yıldızlara nisbetle güneş apojesinin (medâr-ı şemsin evc noktası) hareketini güneşin tâdil merkezinin yüzyıllık bir değişimi olarak açıklar ki bu keşif onun astronomi ilmine yaptığı en önemli katkıdır. Bu çalışmasıyla yirmi beş yıllık rasatlardan faydalanarak güneş apojesinin öz hareketinin, batıdan doğuya doğru yılda 12.04 saniyelik bir değişim gösterdiğini bulmuştur ki bu değer bugünkü ölçülere göre 11.8 saniyedir. Ondan yaklaşık iki asır önce Sabit b. Kurre, bu düzensizliğin rasatların duyarlı olmayışından kaynaklanmadığını, bunun kanunlara bağlı bir değişime tâbi olduğunu sezmiş, fakat bir açıklama getirememişti. Öte yandan İbnü'z-Zerkâle, ekliptiğin eğimi rasatları ile daha önceleri bulunmuş değerleri mukayese ederek bu eğimin 23° 33' ile 23° 53' arasında salındığı sonucuna varmış, bununla beraber yanlış olarak ekinoks (gece ile gündüz eşitliği) noktasının titrediğini kabul etmiştir. Batlamyus astronomisinde güneşin eve noktası sabit ve tâdil merkezi de değişmez olduğundan bu durumu göz önünde tutarak güneş için yeni bir teori önermiş ve bununla tâdil merkezindeki düzensizliği ortadan kaldırmıştır. Bu teoriye göre medâr-ı şems merkezi küçük bir daire üzerinde hareket ediyordu ve şüphesiz bu görüş Batlamyus'un mekanik sistemine tersti. Zira böylece yırtılma (hark) ve bitişmeyi (iltiyâm) kabul etmeyen Batlamyus'un billûrî felekleri dahilinde bir yırtılmayı kabul etmek gerekiyordu. İbnü'z-Zerkâle bu teorisiyle Batlamyus astronomisine büyük bir darbe vurmuş oldu. Nitekim Paris Rasathanesi müdürlerinden Laland, L'astronomie adlı kitabının I. cildinde İbnü'z-Zerkâle'nin astronomiye çok önemli bir katkıda bulunduğunu söylemekte ve nazariyesini Copernicus'un kullandığını, Horacius'un aya uyguladığını ve daha sonra da New-ton ile Halley tarafından bugünkü astronomiye uyacak şekle getirildiğini yazmaktadır. İbnü'z-Zerkâle'nin bu keşfi Marsilya Cetvellerinde de gösterilmiş, ayrıca XIII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış Ebü'l-Hasan Ali adlı bir astronom tarafından da açıklanmaya çalışılmıştır. G. J. Toomer, İbnü'z-Zerkâle'nin güneşin hareketi teorisiyle ve bu teorinin Latin dünyasına ve Rönesans astronomi geleneğine etkisiyle ilgili iki önemli çalışma yayımlamıştır. Julio Samso ve Eduardo Millas, İbnü'z-Zerkâle'nin bu eserinin astronom İbnü'l-Bennâ el-Merrâküşî (ö. 721/1 321) üzerindeki etkisini incelemişler, bu etkinin İbn İshak, İbnü'l-Kemmâd ve İbnü'l-Hâim'in eserleriyle İbnü'l-Bennâ'ya intikal ettiğini tesbit etmişlerdir. Bu çalışma, İbnü'z-Zerkâle'nin kayıp olan eserinin muhtevasını söz konusu etkiler aracılığıyla ortaya koymaya yöneliktir.
4. Tratado relativo al movimiento de las estrellas fijas. Yalnızca Samuel ben Yehuda'nın İbrânîce çevirisiyle günümüze ulaşan ve literatürde İspanyollar'ın verdiği isimle tanınan eser sabit yıldızlar feleğine ait hareketin, arzın merkezini bir daire veya episikl üzerindeki hareketli bir noktayla birleştiren doğru çizginin hareketiyle belirlendiği tezini matematik yoluyla ispata çalışmaktadır. Önce Sabit b. Kurre'nin ortaya attığı bu teze titreme (trepidation) teorisi denilmektedir.
5. Kitâbü'l-'Amel bi's-safîhati'z-Zerkâliyye el-mü'adde li-âmili'l-âfâk (Kitâbü'l-'Amel bi'ş-şafîhati'z-zîciyyeti'l-mevzû'a li-takviyeti'l-kevâkib). Batı dünyasında "azafea" olarak bilinen "es-safîha" adlı astronomi aleti hakkındadır. İbnü'z-Zerkâle, ekvator dairesiyle ekliptik dairesinin stereografik izdüşümlerini bir tür usturlap olan bu aletle birleştirmiştir. İbnü'l-Kıftî, "safîhatü'z-Zerkıyâl" dediği bu aletin İslâm coğrafyasının doğu kesiminde uzunca bir süre anlaşılamadığını yazmaktadır. Eser iki merhalede geliştirilmiştir. İbnü'z-Zerkâle, 1078'den önce yazdığı ilk risaleyi Tuleytula Emîri Yahya b. İsmail el-Me'mûn'a (es-Sarıhatü'l-Me'mûniyye), daha sonra genişleterek ikinci defa kaleme aldığı nüshayı da el-Mu'temid b. Abbâd'a ithaf etmiştir. Bu çalışmalardan ikincisinin biri 100 bölümlü, öteki altmış bir bölümlü olan iki ayrı şekli bulunmaktadır ve bunların ilki X. Alfonso, Batı ilim âleminde daha etkili olan diğeri ise Jacob ben Tibbon, Moshe Galino ve Guilelmus Angilicus tarafından tercüme edilmiştir. Eseri İbnü'l-Bennâ el-Merrâküşî Risale ale's-şafihati'z-Zerkaliyyeti'l-Câmia adıyla ihtisar etmiştir. Osmanlı Padişahı II. Bayezid'in emriyle Mîrim Çelebi eserin konusunu oluşturan usturlap hakkında Farsça bir risale yazmıştır; bir nüshası Kandilli Rasathanesi Bilim Tarih Müzesi'ndedir. Müellifin bu risaleleri üzerine yapılmış en son çalışma Roser Puig Aguila'a aittir. İbnü'z-Zerkâle'nin safîha adlı aleti, İbn Tîbûgâ (Tayboğa) adlı astronomi bilgininin icat ettiği "sekkâzî" adıyla bilinen kadranın da temelini oluşturmuştur. İbn Tîbûgâ'nın aletine bu ismi vermesi, safihadan bahseden yazmalarda "şekkâziyye" adının da kullanılmış olmasıyla ilgilidir.
6. Tratado de la lâmina de los siete planetas. 1081 yılında yazılıp İbn Abbâd el-Mu'temid'e ithaf edilen eserin önemi Merkür'ün yörüngesinin eliptik olduğu iddiasını taşımasıdır. X. Alfonso'nun emriyle Kastilya diline çevrilen nüshada bu husus çizimlerle gösterilmektedir. İbnü'z-Zerkâle bu eserinde, Kepler'in Astronomia nova'sında Mars için yaptığını çok önceden ortaya koymuş ve ilk olarak eliptik yörünge kavramına ulaşmıştır. Kepler'in onun bu fikirlerinden yararlanmış olabileceği akla gelse de bu konuda henüz bir delil bulunmamaktadır.
7. Kitâbü't-Tedbîr. Astroloji üzerinedir.
8. Kitâbü'l-Medhal ilâ 'ilmi'n-nücûm.
(T.D.V. İslam Ans. 21/243-245

0 yorum:

Popüler Yayınlar

Sosyal Paylaşım

Icon Icon Icon Icon

Lütfen yazılarımızla ilgili yorum yapmaktan çekinmeyin. Kırık linkleri ve hatalı içerikleri mutlaka bize ilgili sayfa altında yorum yaparak bildiriniz. Blog sayfalarımızda ilginizi çekebilecek diğer yazılar için blog arşivimizi kullanabilirsiniz.

Son Yorumlar

Yararlı Linkler