Gezi Parkı Olayları

Etiketler :
Taksim Gezi Parkı Olayları, 61. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti'nin, İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde bulunan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne tahsis edilmiş bulunan Taksim Gezi Parkı'na Topçu Kışlası yapılması ve Taksim Yayalaştırma Projesi bahanesiyle 31 Mayıs 2013 tarihinde ortaya çıkmış, ve daha sonra gün geçtikçe şiddetlenerek artan bir ayaklanma görüntüsü almış, ülke ekonomisini ve huzuru bozucu ve yıkıcı bir görüntü haline dönüşmüştür. Olaylar sonucunda çok ciddi maddi hasarlar meydana gelmiş, ülke ekonomisinde ağır hasar oluşmuştur. Gezi Parkı protestoları halkın huzurunu bozmanın yanı sıra büyük çapta maddi hasara da neden olmuştur.

Gezi Parkı eylemleri sonrası kayda girilen ve tespit edilenler neticesinde, 89 polis aracı, 42 özel araç, 4 otobüs, 18 belediye otobüsü, 4 bina, 99 işyeri, 1 konut, 1 polis merkezi çok sayıda otobüs durağı, ankesörlü telefon, trafik ışıkları zarar görmüştür. Kuşkusuz olayların merkezi konumundaki İstanbul en büyük zararı görenler illerden biri olmuştur. İçişleri Bakanı Muammer Güler'in açıkladığı resmi rakamlara göre, 4 Haziran itibariyle 77 ilde 603'e yakın eylem gerçekleşti. Yapılan eylemler sırasında 280 işyeri, 1 özel konut, 6 kamu binası, 18 belediye otobüsü, 207 özel araç, 103 polis aracı, bir polis merkezi ve 11 AK Parti hizmet binasının yanı sıra başta Ankara ve İstanbul'da olmak üzere çok sayıda otobüs durağı, trafik ışık ve levhaları, MOBESE kameraları,bankamatikler ve kaldırımlarda çeşitli zararlar meydana geldi. İlk tespitlere göre, bu zararların 70 milyon liranın üzerinde olduğu ifade edilmiştir; özel iş yerlerinde ve diğer yerlerde yapılan tespitler dahil edilmemiştir.  Protestoların ilk günlerinde 3 televizyon kanalının canlı yayın araçlarına ağır hasar verilmiştir.Ayrıca bazı ATM'ler ve belediye otobusleri de ateşe verilmiştir.


Gezi Parkı olaylarının Borsa İstanbul'a (BİST) etkisi çok sert oldu. Yeni haftaya yüzde 6,43 kayıpla başlayan BİST kapanışta yüzde 10.5 düşüş kaydetti. 9.006 puan değer kaybederek 76.983 puana düşen Borsa İstanbul son 10 yılın en sert düşüşünü yaşandı. Satışların banka hisselerinde yoğunlaştığı borsada banka hisseleri yüzde 11'i bulan kayıplara uğradı. 


Borsada işlem gören şirketlerin toplam piyasa değeri de bir günde 33 milyar dolar eriyerek 291 milyar dolara geriledi. Birkaç haftadır yüksek seyreden Dolar 1.90 TL'ye çıkarken, gösterge tahvilin faizi yüzde 6.51 ile Kasım 2012'den beri en yüksek seviyesine çıktı. KESK'in bünyesindeki sendikaların grev kararı alması, kredi derecelendirme kuruluşlarının açıklamaları piyasalardaki kaybı biraz daha körükledi.


İlk başlarda "doğa/ağaç hassasiyeti" algısıyla öne çıkan olaylar, birkaç gün içinde bambaşka bir yöne dönüşmüştür.. İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de ve diğer birçok şehirde şaşırtıcı derecede bir organizasyonla olaylar körüklenirken, asıl amaç da çok geçmeden ortaya çıkmıştı: Hükümetin İstifası ve yapılmakta olan  üçüncü köprü, İstanbul Havalimanı, Kanal İstanbul gibi mega projelerin durdurulması isteniyordu. Yani 13 yıl önce sokakta tanklar yürütülerek yapılan şey, o gün de yine sokakta yapılmak isteniyordu. Hükümet dağıtılamazsa, karşıt görüşlü gruplar birbiriyle çatıştırılıp, çatışmaların tüm ülkeye yayılması sağlanıp, Mısır'da olduğu gibi bir darbe hesabı yapıldığı da iddialar arasında yerini almıştı.


Oyuncu Mehmet Ali Alabora'nın gezi olayları esnasında attığı "hala anlamadınız mı, mesele sadece ağaç değil" tweeti, gerçek niyeti alenen ortaya koyarken, özellikle Taksim'de duvarlardaki Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve ailesine yönelik ağır küfürler, Osmanlı Mirasına ve İslam dinin kutsallarına hakaretler de vandallaşmış "eylemciler"in gözünün ne kadar döndüğünün göstergesiydi. Ancak bir takım medya organları ısrarla bu küfürlü duvar yazılarını "espri" şeklinde nitelemiş, vandalları da "esprili çocuklar" şeklinde tasvir ederek onların motivasyonunu artırmaya, henüz sokağa çıkmayanları sokağa çekmeye yönelik çirkin bir algı operasyonunu devreye sokmuştu. "esprili çocuklar"ın hükümetten talepleri ise şaşırtıyordu: "Üçüncü köprü yapılmasın, üçüncü havalimanı yapılmasın, kanal İstanbul iptal edilsin vb... 


Olayları asıl körükleyen polisin tutumu değil, halkın sırtından beslenmeye alışmış muktedirlerin, medya ve ajanlar yoluyla gençleri, çocukları galeyana getirip villalarında, yalılarında olayları seyredenlerin verdiği gazdı. Dünya medyası kopup gelmişti, CNN 24 saat Taksim'den canlı yayın yapıyordu. Sadece Türk medyası değil, Abd'deki olayları büyük bir ustalıkla gizleyen Abd medyası, İngiliz medyası, Almanya'daki sokak olaylarını hiç görmeyen Alman medyası 7/24 Gezi Parkı'nda kendilerine biçilen görevi hakkıyla yapıyorlardı. 


En azimli yayın organı olarak da, 24 saat gezi'den canlı yayın yapan CNN göze çarpıyordu. Kışkırtıcı yayınlar eşliğinde Türkiye'de olup bitenleri anında dünyaya servis ederek kendilerince bir Türkiye algısı ortaya koyuyorlardı. Alman Yeşiller Partisi Başkanı Claudia Roth Gezi'de Türkiye cumhuriyeti'ne karşı "direnerek görevini yapıyordu.


Taksim'in ortasında zil zurna sarhoş halde dans ederek, bozuk aksanıyla "size medeniyet getirdim" diyen sarhoş kadın, sessiz eylem tipi uygulayan duran adamlar, kırmızılı kadın, piyanolu gençler, "çapulcu" işadamları” Tvlerde olayları göstermek yerine gösterilen Penguen Belgeseli, balkonlardan tencere tava çalan insanlar, vs vs her türlü oyun Gezi'de sergilenmişti. Bütün bu olaylar ekonomiye, huzura ve istikrara ciddi zarar vermiş ve sonunda birlikten yana saf tutmuş ülke insanımızı basiretiyle 15 Haziran 2013'te olaylar sonlandırılmış ve meydan boşaltılmıştır.
Kaynakça.:
http://haber.star.com.tr/guncel/gezi-olaylari-ve-agir-bilancosu/haber-1032404
http://ekonomi.haber7.com/ozel-haber/haber/1034547-gezi-parki-olaylarinin-ekonomik-faturasi-agir-oldu

0 yorum:

Popüler Yayınlar

Sosyal Paylaşım

Icon Icon Icon Icon

Lütfen yazılarımızla ilgili yorum yapmaktan çekinmeyin. Kırık linkleri ve hatalı içerikleri mutlaka bize ilgili sayfa altında yorum yaparak bildiriniz. Blog sayfalarımızda ilginizi çekebilecek diğer yazılar için blog arşivimizi kullanabilirsiniz.

Son Yorumlar

Yararlı Linkler