“Global köyden kaçış"

Etiketler :
"Bir sabah kalktık ki, bir şeyler olmuş. Bir zalim el tarafından sanki her şey olmaması gereken bir hale bürünmüş.Dost düşman olmuş. Düşman hala düşman kalmış. Anne olmak kadınlar için kariyere engel, baba olmak erkekler için bir yük olmuş. Esnaf dükkânını kapatmış, AVM’lerde tezgâhtar olmuş. Mahalle kentleşme saçmalığı adına istifa etmiş. Her bir yeni yerleşim alanı lüx köylere dönüşmüş. Çocuklar sokaktan çekilmiş. Sokaklar, kaldırımlar modern bineklerden geçilmez olmuş. Anneler, babalar çocuklarını koruma adına, o masum yavruları 50 cm.lik ekranlara hapsetmiş. Çocukların bakkaldan(kaldıysa!)ekmek almaya mecalleri kalmamış. İnsanların toplu taşıma adı altında ki, toplu zulmü her gün aynı oranda çekmekten başka çareleri kalmamış.
Eli öpülesi nineler azalmış. Bırakın sokağı, evinde bile ziyaret edilmeyen bir odaya tayin edilmiş. O haşmetli, babacan dedeler gitmiş,  yerine suratı asık, genç görünmek için çırpınan ihtiyarlar gelmiş. Ekmeğini taştan çıkaran, ağaya, beye boyun eğmeyen, her koşulda çoluğunu, çocuğunu asla namerde muhtaç etmeyen onurlu babalar gitmiş, yerine karısına, çoluk çocuğuna gücü yeten, başka da bir işe yaramayan müspetteler türemiş. Çocukları için saçını süpürge eden, aç yatıp tokmuş gibi davranan, o şerefli, asil analar gitmiş, sadece makyajını, konforunu düşünen, bu asgari düzey gerçekleşmezse ayrılmayı göze alan, çocuklarını yetiştirme yurduna vermekten çekinmeyen, vitrinde süs olmaktan başka bir işe yaramayan zavallılar türemiş.
Sohbetler bitmiş. TV ekranlarında gösterilenler haricinde(dizi, futbol, siyaset vs.) konuşacak bir şeyi kalmamış insanların. Anısız, hatırasız kalmış insanlar. Ne yaşanmıştır ki, ne anlatılacaktır. Kabın içinde ki buysa dışına da bu sızacaktır. Gençler 5–10 cm.lik bir telefon ekranından bakar olmuşlar dünyaya hatta ahirete. Vücudun bir azası olmuş adeta bu teknoloji kırıntıları. Bu aygıtlardan ayrı bir yaşam alanı belki sadece uykularımız kalmış. Fakat rüyaları bile süsler olmuş bu yeni nesil putlar. Hayat ile kurabileceğimiz normal bir bağ neredeyse kalmamış. Kim kimi kullanıyor diye sorulmamış bir an. İnsanın rüyaları dahi kuşatılmışsa geriye ne kalmıştır Allah için!
İnsanın genlerine kadar inilmiş, nesli ifsad edecek projeler bilim kılıfıyla yedirilmiş insanlığa. Hayatı kolaylaştırdığı peşinen kabul edilip tartışma kabul etmeyen teknoloji, zulmü kolaylaştırmış. Zulmün küreselleşmesi için tüm teknolojik imkânlar, tüm bilimsel buluşlar seferber edilmiş, kitle imha silahları mazlumların üzerinde denenmiş, canlı yayın aracılığıyla dünyanın bir ucundan bir ucuna film izler gibi seyrettirilmiş. Bize de “bir tıkla dünyadan haberdar oluyorsunuz” yalanı sindire sindire yedirilmiş. Hayatın kendisini bırakıp SANAL’ına hayran olmuşuz. Bir ekranın önünde her şeyi yapmış, alışveriş, ticaret, arkadaşlık, kavga, niza vs. hayatın içinde yapacak bir şey kalmayınca, hayattan istifa etmiş, SEKÜLER BİR MÜNZEVİ’ye, SANAL BİR DERVİŞ’e dönüşmüşüz. O kadar harala gürele bir trafiğe mecbur kalmışız ki, hiç kimse hiç bir şey için müsait olamamış. Müsait olunca görüşürüz demişiz lakin o müsait olacağımız zaman asla gelmemiş.
Bir sabah kalktığımızda, birdenbire olmadı tüm bunlar biliyorum. Vahşi kapitalizm diye adres göstermek kolay. Evet, batıl sistemlerin bireyi ve toplumu dönüştürmesi, hazzına tapan mahlûklar üreten fabrika tipi insaniyetin geldiği şimdilik son konum bu. Sorun; suçta en büyük payı kime vereceğimiz değil. Bunda zaten hemfikiriz ama bu tespit bizi kurtarmaya yetmeyecektir. Biraz da hali hazırda bizi o hal üzere bulan şeytan’ın fısıltılarına kananların durumuyla benzeşen bir tablo var önümüzde.
ALLAH AŞKINA YETMEZ Mİ? Kim olur­sa­nız olun. Ne ye ina­nı­yor­sa­nız ina­nın. Ken­di­ni­zi ne ile ta­nım­lı­yor­sa­nız ta­nım­la­yın. Mez­he­bi­niz, meş­re­bi­niz, dün­ya gö­rü­şü­nüz ne olur­sa ol­sun. İçi­niz­de ka­lan son in­san­lık nu­mu­ne­si ha­tı­rı­na doğ­ru­yu set­ret­me­yin, ifa­de edin. Han­gi si­ya­si çe­kiş­me­nin, gö­rü­şün ya­nın­da olur­sa­nız olun. Han­gi dua­ya âmin di­yor­sa­nız de­yin. İNAN­DI­ĞI­NIZ TAN­RI HAT­RI­NA. KUT­SAL BİL­Dİ­Ğİ­NİZ HER NEY­SE ONUN HAT­RI­NA BİR KEZ BA­Rİ MAZ­LUM­LA­RIN KA­NI ÜZE­RİN­DE utan­ma­dan, sı­kıl­ma­dan izan­sız yo­rum­lar, za­val­lı açık­la­ma­lar YAP­MA­YIN. Ağı­rı­mı­za gi­di­yor, bir tür­lü alış­kan­lık­la­rı ter­ke­de­mi­yor, bu ne cü­ret di­yor­sak Âlem­le­rin Sa­hi­bi­’nin Şe­ref­li El­çi­si­’nin hiç bir bek­len­ti­si ol­ma­dan yap­tı­ğı uya­rı­sı­na ku­lak ve­re­lim. "
"...Ey kav­mim, eğer be­nim ara­nız­da du­ru­şum ve Al­lah'ın âyet­le­riy­le öğüt ve­ri­şim si­ze ağır ge­li­yor­sa, şu­nu bi­lin ki, ben yal­nız­ca Al­lah'a da­yan­mı­şım­dır..." YU­NUS SURESİ-71

Kaynak:  Alper Tuna-17.01.2015
http://www.gazetevahdet.com/global-koyden-kacis-539yy.htm 

0 yorum:

Popüler Yayınlar

Sosyal Paylaşım

Icon Icon Icon Icon

Lütfen yazılarımızla ilgili yorum yapmaktan çekinmeyin. Kırık linkleri ve hatalı içerikleri mutlaka bize ilgili sayfa altında yorum yaparak bildiriniz. Blog sayfalarımızda ilginizi çekebilecek diğer yazılar için blog arşivimizi kullanabilirsiniz.

Son Yorumlar

Yararlı Linkler