Çocuğum Öğrenemiyor

Çocuklarda öğrenme sorunu hakkında yine gazetelerde karşılaştığımız bir yazımızı sizinle paylaşmak istedim. Yazının baş kısımları özel psikolojik tespitler içerdiği için meraklıları ilgili gazeteden okuyabilirler. Biz burada sonuç kısmından yaralı tespitleri size sunacağız.

"Değerli okuyucularım, çevremizde şu sözleri velilerden duyarız; “Oğlum / kızım çok geç öğreniyor, öğrendiğini çabuk unutuyor, dikkatini derse veremiyor, çalıştığı halde sınavlardan zayıf not alıyor.” İşte bu sözler, öğrencide öğrenme güçlüğünden şüphelenmemiz gerektiğini bize bildirir nitelikte sözlerdir. Öğrenme güçlüğü; kişinin yaşı, zekâ düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda, okuma, matematik ve yazılı anlatımının beklenenin önemli ölçüde altında olması durumudur. Bu bozukluk; okuma, matematik veya yazılı anlatım bozukluğu olmak üzere üçe ayrılmıştır. Öğrenme yetersizliği olan çocukların gösterdiği tipik davranışlar şöyledir: 
İçgüdüsel hareket, dikkat dağınıklığı, dikkat süresinin kısalığı, yönergeleri izleyememe, aşırı hareketlilik veya durgunluk, aynı işi tekrarlama, genel beceriksizlik, sağ veya sol elin belirsizliği, diğer çocuklarla anlaşmazlıklardır. Her öğrenme yetersizliği gösteren çocukta bu sayılan özelliklerin hepsi görülmeyebilir. l İçgüdüsel hareket: Okul öncesi çocukları genelde sonucun ne olacağını düşünmeden ani tepkilerde bulunurlar. Planlamada tehlikeyi görmezlik, umursamazlık, kararlarda zayıflık genellikle bu çocukların özelliklerindendir.  
Dikkat dağınıklığı: Okul öncesi eğitim çocukları yaptıkları işe dikkat etmeleri gerektiği halde önemli olmayan bir görüntü veya söz, onların dikkatini dağıtır ve onlar dikkatini tekrar asıl işleri üzerinde toplayamazlar. Örneğin, Aslı okulda, gördüğü her şeye bakıyordu ve onun dikkatini her şey kolaylıkla çekiyordu. Eğer bir arkadaşı kalemini düşürse o hemen yapmakta olduğu işini bırakarak o ses yapan eşyayı bulmaya çalışıyordu. 
Talimatları izlemede beceriksizlik: Öğrenme yetersizliği olan bazı çocuklar, talimatı dinlerler ve aynı yaştaki diğer çocuklar gibi istenileni yaparlar. Bazen de ne söylendiğini anlamayabilirler. Diğer taraftan bazı çocukların hafızası, su tutmaz sepet gibidir. Heyecansal rahatsızlık (Aşırı hareketlilik): Aşırı derecede hareketli olan okul öncesi çocukları akranlarına göre genelde etrafta daha çok dolaşırlar ve daha çok konuşurlar. 
Durgunluk: Durgun olan bir çocuk ekseriyetle uykulu, tembel ve ağır hareket eden bir görünüm içindedir. Örneğin, Ali isteksiz, canı sıkılmış bir çocuk görünümündedir. O, tüm fiziki faaliyetlerde çok yavaştır. Tekrarlama: Tekrarcı çocuklar, yapmaya başladıkları işi tekrar tekrar yaparlar ve aynı işi yapmaktan kendilerini alıkoyamazlar. Genel beceriksizlik: Bu özelliğe sahip çocuklar, diğer yaşıtlarına göre daha hantal ve kabadırlar. 
Çocuklarımızın kolay öğrenebilmesi duasıyla Allah a emanet olunuz."
Kıvanç Tığlı Bulut
PSİKOTERAPİST
29.03.2015
Burada yer alan tespitlerden özellikle dikkat dağınıklığı matematik öğrenme becerisini olumsuz yönde etkilemektedir. Matematiksel başarı için mutlaka dikkatin tam olarak toplanması gerekmektedir. Dikkat eksikliği hakkında blogumuzda yer alan şu yazılarımıza da bakabilirsiniz. http://muallims.blogspot.com.tr/2011/11/dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite.html 
burada yer alan yazılarımızda dikkat eksikliğinin öğrenme sorunları oluşturduğunu görebilirsiniz. Aynı temenni ile "çocuklarımızın kolay öğrenebilmesi ve başarılı olabilmeleri duasıyla Allah'a emanet olunuz.

2015 YGS Matematik Yayınlanmış Soruları

1-Bir uçakta seyahat eden yolcular, ikram edilen çay ve kahveden en fazla birini almıştır. Bu yolculardan çay alan yolcu sayısı, kahve alan yolcu sayısının 3 katı, çay ve kahve ikramlarının ikisinden de almayan yolcu sayısı, tüm yolcu sayısının üçte biri kadardır.
Bu seyahatte çay almayan yolcu sayısı 72 olduğuna göre, kahve almayan yolcu sayısı kaçtır?
a) 90 b) 96 c) 100 d) 108 e) 120

DOĞRU CEVAP: E

2-Alper çalıştığı iş yerinde sabah 08.00’de yapılacak bir toplantıya katılacaktır. Toplantı vaktinden bir saat önce evden yola çıkan Alper, yürüme hızını 1 saatte iş yerine varacak biçimde ayarlıyor. Yolun yarısına geldiğinde dosyasını evde unuttuğunu fark eden Alper, sabit hızla koşarak dosyasını alıyor ve durmadan aynı hızla koşarak tam zamanında iş yerine varıyor. 
Alper, tüm hareketi boyunca ev ile iş yeri arasında aynı yolu kullandığına göre, dosyasını evden saat kaçta almıştır? 
a) 07.36 b) 07.40 c) 07.42 d)  07.45 e) 07.48 
 DOĞRU CEVAP: B

3- n bir tam sayı olmak üzere, 120/n ifadesi bir asal sayıya eşittir.Buna göre, n’nin alabileceği değerlerin toplamı kaçtır?
a) 104 b) 108 c) 112 d) 116 e) 124

DOĞRU CEVAP:E

Diğer soru ve çözümlerimizi görmek için alttaki bağlantıdan PDF dosyasını indiriniz. YAYINLANMIŞ TÜM MATEMATİK YGS 2015 SORULARININ ÇÖZÜMLERİ: Yayınlanan internet kitapçığı matematik sorularının çözümü için tıklayınız.Burada paylaşılan soruların çözümü sitemize aittir. 

Öğrencilerimizin sınavlara hazırlanırken YGS basamağında 9.ve 10.sınıf konularını içerecek biçimde hazırlanmaları LYS basamağı için de tüm matematik konularına hakim olarak hazırlanmaları iyi bir bölüm arzu edenler için kesinlikle gerekli olacaktır. Yukarıdaki soru ve ünite tablosu da incelenerek hangi konulardan daha yoğun soru geldiği analiz edilerek o konulara/ünitelere daha çok ağırlık verilmelidir. Planlı ve programlı bir şekilde zamanı verimli kullanarak çalışma yapılırsa başarıya ulaşmak kolay olacaktır. Bütün öğrencilerimize sınavlarında başarı dileriz...

Gençlerde Başarısızlık ve Dikkat Sorunu

"Okulda başarılı olamayan genç, sınıfta derse katılmaz, ders dışındaki şeylerle ilgilenir. Arkadaşını konuşturur, sırasında sallanır. Sınıf içi etkinliklere, özellikle yazı çalışmalarına katılmaz. Genellikle öğretmenine muhalefet eder.Ders başarısızlığında dikkat sorunları da oldukça büyük bir etken...
Ergen bir öğrencinin ders çalışırken, test çözerken dikkat sorunu yaşaması için illaki dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşıyor olması şart değildir. Ortada böyle bir sorun olmasa bile öğrenciler, dikkatlerini toparlamakta zorlanabilirler. Çağımızda hem annenin hem de babanın çalışması, onların çalışmadığı hafta sonları ise çocukların özel kurslara gitmesi, aile-çocuk iletişimini sıfıra düşürmüştür. Duygusal ihtiyacı karşılanmayan gençler  ise, öfkeli, gergin ve huzursuz olmakta ve aynı zamanda dikkatlerini bir türlü toparlayamamaktadır. Diğer yandan günümüzde, gençlerden eğitim adına kapasitesinin üzerinde büyük başarılar beklenmektedir. Bu durum, gençte beklenti baskısına ve bunun sonucu olarak da dikkatini toplayamamasına sebep olmaktadır. Eğer aile  tepkisel bir tutum ile her şeye karşı çıkıyorsa, genç olumsuz duyguların etkisi altında kalarak, duygusal enerjisini yitirmekte bu da dikkat dağınıklığına neden olmaktadır. Bu nedenle ebeveynlerin sınav sistemini, okulları eleştirmekten vazgeçip genci eğitim gerçeklerine odaklamaya çalışmalarında fayda vardır. Genç, içinde bulunduğu eğitim gerçekleri ile barışık olursa, duygusal enerjisi artacağından dikkat düzeyi de doğal olarak artacaktır.
Dopamin ve dopaminden sergilenen noradrenalin, dikkat, konsantrasyon ve bunların etkisiyle motivasyon ve uyanıklık gibi işlevleri arttırmaktadır. Gencin yaşadığı stres anında salgılanan noradrenalin onun dikkat süresini  olumlu etkileyecektir. Bu nedenle belirli düzeydeki stres, genç için başarı yönünden olumludur. Öğrenci az da olsa başaramayacağından korkmalı ve noradrenalin salgılamalı ki dikkati daha da artsın. Tabi ki bu stres faydalıdır, bir de olumsuz zararlı stres hali vardır ki; eğer gençte aşırı el terlemesi, mide sancıları, kusma, iştahsızlık, uykusuzluk gibi psikosomatik belirtiler varsa, bu belirtiler  onun aşırı stres yaşadığını bize göstermektedir. Bu durumda bir psikoloğa başvurulmalıdır.
Depresyon ve aşırı kaygı da dikkati dağıtan  nedenlerdir. Özellikle ders başarısına ve sınavlarla ilgili başarı beklentisine karşı öğrencilerde kaygı ve depresyona bağlı olarak hırçınlık, huzursuzluk, öfke kontrolünde zorluk, dikkatsizlik sorunları ortaya çıkmaktadır. Kaygılı gençlerde başaramama korkusu, uykusuzluk, güvensizlik görülür. Bu durumda genç gerçek olmayan korkulara kapılır ve sevilmediğini düşünür bu da derslere dikkatini verememesine yol açar. Psikanalize göre entellektüel ketlenme, kişinin normal ya da normalin üstünde bir zekâ seviyesine  sahip olmasına rağmen, düşünsel etkinliklere yatırım yapamaması, ilgi duymaması  ve bunlardan zevk almaması olarak tanımlanmaktadır. (Lacour-Gonay, 2005) yaptığı ortaokul öğrencilerinde öğrenme güçlükleriyle ilgili çalışmasında, bu gençlerin  ruhsal yaşamlarına  yatırım yapamadığını, zenginleştiremediğini, böylece her türlü arzudan, yatırımdan projeden  mahrum olduğunu yazmıştır. Gençlerde okul başarısızlığının pek çok belirtileri vardır. Bunlar; hedef belirleyememe, arkadaş edinememe, içe kapanıklık, özgüven eksikliği, okula gitmek istememe, devamsızlık yapma, okulla ilgili olumsuz ifadeler kullanma, ders çalışmak istememe gibi nedenlerdir.
Değerli okuyucularım özellikle gençlik dönemi okul başarısızlığının nedenleri arasında büyük çoğunluğunu gençlerin aileleri ile yaşadıkları sorunlar teşkil eder. Bu nedenle çocuğumuzun derslerinde başarılı olmaları için en önemli koşul, onun huzurlu, mutlu olmasıdır. Çünkü huzursuz, mutsuz genç kafasını, dikkatini derslere veremez, ister istemez aklına sorunlar gelir. Özellikle kız çocukları babadan yeterli ilgi ve sevgi göremezlerse dersteki başarısızlığı çoğalır. Aile içinde yaşanan kavgalar, aileden bir yakının aniden kaybedilmesi, aile içi geçimsizlik, boşanma, huzursuzluklar, hastalıklar, korkular çoğu zaman başarısızlığın en büyük nedenlerini oluşturur.
Okul başarısında etkili ders çalışmak çok önemli bir faktördür. Bu nedenle ders çalışmayı çekici hale getirmelidir. Bunun için ödevler kısa bölümlere ayrılabilir, iki zor ders arasına daha kolay ve yorucu olmayan bir ders konabilir, çocuğunuz hedefe ulaştığında kendini ödüllendirebilir. Ders programına uyduğunda bunu fark edip ona hissettirebiliriz. Ayrıca çocuğunuz masa başında sıkıldığında ve yorulmaya başladığında kalkıp hava alması, derin nefesler alması, gevşemek için geçmişteki başarılarını hatırlayıp böylelikle güç kazanması, mutlu olduğu bir zamanı hayal etmesi gibi şeyler  kendisine çok iyi gelecektir." 15.03.2015 http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/kivanc-tigli-bulut/genclerde-okul-basarisizligi-9874.html
Kıvanç Tığlı Bulut

"Çocuğumuzun derslerinde daha dikkatli olması için yapabileceğiniz şeyler; Okulda da çocuk, sınavlarda derste dikkatini dağıtacak şeylerden mümkün olduğunca uzak olabilmelidir. Sınıfın arka taraflarındaki, camlardan uzak bir köşede, diğer çocuklara sırtı dönük bir şekilde sınava girmesi, dikkatini sorulara verebilmesini kolaylaştıracaktır. Ama sınav olmadığında, derste çocuk öğretmenine yakın bir mesafede oturmalıdır. Eğer çocuğunuz çantasını toplamakta zorlanıyorsa, çantaya birkaç tane daha göz eklenebilir ve çocuğun bu gözleri nasıl kullanacağını belirleyip, her bir gözün üzerine hangi kitaba ait olduğunu yazabilirsiniz. Yine çantaya ödevlerini koyması için renkli dosyalar yerleştirebilir, bunlardan birinin üzerine “okula gidecek” diğerinin üzerine ise “eve gidecek” yazabilirsiniz. Eğer çocuğunuz okulda beklediğiniz kadar başarılı değilse, ya da dikkatini toplamakta zorlanıyor gibi duruyorsa, öğretmeniyle konuşun ve çocuğun gerçekten kapasitesinin altında sonuçlar alıp almadığını tespit edin. Dikkat eksikliği bozukluğu (DEB) ile mücadelede başarının sırrı, sürekli tekrar etmekte gizlidir. Sürekli tekrar etmek, sadece çocuğun dikkatini belli bir şeye vermesine değil, aynı zamanda kuralları öğrenmesine de yardımcı olacaktır. İşleri veya ödevlerini mümkün olduğunca küçük bölümlere ayırmak, çocuğunuzun o işi gerçekleştirirken başarılı olma şansını artıracaktır. Onun dikkatini kısa sürelerle de olsa belirli bölgelere yoğunlaştırmasını sağlayacaktır.
Değerli okuyucular, Dikkat dağınıklığı tedavisinde, mutlaka ilaç tedavisi uygulanacak diye kesin bir şey söyleyemeyiz. Dikkat dağınıklığı, beyinden kaynaklanan organik bir bozukluktan kaynaklanıyorsa ancak o zaman Çocuk Nörolojisi ve Çocuk Psikiyatrisi ile birlikte ortak karara varılarak çocuğa ilaç tedavisi verilmelidir. İlaç tedavisinin olumlu etkilerini kısaca şöyle sıralayabiliriz; Daha kontrollü sakin hareketler-daha az yıkıcı dürtüler-daha az dikkat dağılması-ilerlemiş dikkat ve yoğunlaşabilme-el yazısı çizim ve sporda daha iyi koordinasyon-bazen daha iyi uyku alışkanlıkları-ilerlemiş algısal, bilişsel, öğrenme performansı görülebilir. İlaç tedavisinin olumsuz etkileri ise; İştah azalması-uykusuzluk-çabuk ağlama-sersemlik (ender olarak), baş ağrısı görülebilir. Bu yüzden her dikkat eksikliği bozukluğuna hemen ilacı dayamak doğru değildir."
14.12.2014 http://www.yeniakit.com.tr/yazarlar/kivanc-tigli/cocuklarda-dikkat-sorunlari-8837.html 
Kıvanç Tığlı Bulut
PSİKOTERAPİST
14.12.2014-15.03.2015

Popüler Yayınlar

Son Yorumlar