Osmanlı Devleti’nin büyük padişahı Kanunî Sultan Süleyman, Topkapı Sarayı’nın bahçesinde dolaşırken, meyve ağaçlarından bazılarında çürüme emareleri fark etti. Dikkatli inceleyince ağaçların karıncaların istilasına uğradığını gördü. Bunları kırmanın bir vebali olacağını düşünerek, hocası Ebussuud Efendi’ye danışmak için odasına gitti hocasını odada bulamayınca edebi üslupla bir soru yazıp oraya bıraktı.
Padişahın ince bir üslupla yazdığı sualini Ebussuud Efendi odasıa gelince gördü ve okuduktan sonra Kanunî’nin yazmış olduğu satırların altına şairane bir üslupla o da bir cevap yazdı.
Kanuni yazdığı beyitte şöyle diyordu:
Günâhı var mıdır ânı kırınca?
Meyve ağaçlarını sarınca karınca/Günah var mı karıncayı kırınca?
Ebussuud Efendi ise şöyle cevap veriyordu:
Süleyman’dan hakkın alır karınca



