Bir gezi rotası: Bandırma-Balıkesir-Akhisar

Bir gezi rotasını daha paylaşalım. Öncelikli hedefimiz Bandırma sahil şeridi. Sabahın erken saatleriyle birlikte Bandırma'ya ulaştık. Bandırma limanı yanındaki yürüyüş yollarında kısa bir gezintinin ardından park içerisindeki çardaklara oturarak, Marmara Denizi'ne karşı kahvaltımızı yaptık. Bandırma, çok kalabalık bir şehir değil ama yerleşimi yüzölçümüne göre sahil şeridine yığılmış durumda. Nüfus verilerine göre Bandırma'nın 2025 yılı nüfusu 169.476 kişi olarak belirlenmiştir. Bu verilere göre, orta büyüklükte bir şehir olan Bandırma, Balıkesir’in en önemli ilçelerinden biridir. 
Bandırma Sahili
Bandırma, Marmara Denizi kıyısında yer alan ve İstanbul’dan feribotla kolayca ulaşılabilen önemli bir turizm merkezidir. Sahil kenarı, plajları, yürüyüş alanları ve deniz ürünleriyle öne çıkan ilçe; Avşa, Marmara ve Paşalimanı adalarına düzenlenen tekne turlarıyla da ilgi görmektedir. Bandırma; turizm, tarım, sanayi, ticaret ve limancılık açısından hareketli bir merkez konumundadır. Yerleşim yerleri ağırlıklı olarak sahil hattı boyunca olup ilçe merkezi liman çevresinde yoğunlaşmıştır. Konut, ticaret ve sanayi alanları bir arada bulunurken, kıyı kesiminde yürüyüş yolları, parklar ve sosyal tesisler yer alır. 

Bandırma, engebeli ve yokuşları fazla olan kıyıya dik bir yerleşime sahiptir. Sokakları araç trafiği için dardır. Sahil şeridinde biraz yürüdükten sonra hemen limana ulaşırsınız. Limanda büyük turizm gemilerini ve hem yolcu hem de yük taşımacılığına hizmet veren gemi işletmelerini görebilirsiniz. Bandırma’da sahil ve nikah dairesi karşısı ve Bandırma meydanın hemen yanında olan Haydar Çavuş Camisini ve tarihi çeşmeyi ziyaret edebilirsiniz. Denizde yüzmek için liman bölgesinden uzaklaşmak gerekir. Bölge halkı tarafından halk plajı olarak Bandırma'ya yaklaşık 15 km uzaklıktaki Tatlısu halk plajı (Erdek) ve  Bandırma'ya yaklaşık 9 km uzaklıktaki Dutliman halk plajı kullanılıyor. Bandırma limanının hemen yanındaki Livatya plajı çevresi temiz olmasa da denize girmek için kullanılıyor. Tatlısu ve Dutliman'a doğru giderken yol kenarlarında da yer yer denize girilebilecek yerleri bulabilirsiniz. Bizim tercihimiz bu şekilde oldu, ilçe merkezinden fazla uzaklaşmadan sessiz sakin, kimselerin uğramadığı sahil şeridinde temiz bir kıyı alanda yüzebildik. Yaklaşık iki saat buralarda vakit geçirdikten  sonra Bandırma şehir merkezinde kısa bir gezi yapıp tekrar yola çıktık.
Bandırma
 
Bandırma'dan yola çıktıktan sonra yaklaşık 18 km sonra Manyas Kuş Cenneti Tabiat Parkına geliyorsunuz. Kuş Gölünün yolu oldukça güzel, bölünmüş-çift şeritli yollardan ulaşımı sağladıktan sonra orman ve gölün birleşiminden oluşan huzur verici ortama kısa sürede ulaşıyorsunuz. Giriş için ücret alınıyor. Mekan, küçük bir ormanlık alan ve göl birleşiminden oluşuyor. Gezi alanları oldukça sınırlı. İçerisine bir gözlem kulesi yapılmış. Bu gözlem kulesinden göl ortamını ve kuş yaşam alanlarını görebiliyorsunuz. Milli park statüsündeki bölge, yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapmasıyla tanınmıştır. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında göçmen kuşların uğrak noktası olan bölgede çok fazla kuş çeşidi olduğu söyleniyor. Manyas Kuş Cenneti'nde bugüne kadar 266 farklı kuş türü tespit edilmiş. Bölgede tepeli pelikan, küçük karabatak, kaşıkçı, kerkenez, serçe, ibibik, sığırcık, gri balıkçıl, leylek, kara leylek, yalıçapkını, şahin, arıkuşu, balık kartalı, ördek gibi çok sayıda yerli ve göçmen kuşun yaşadığı belirtilmektedir. Gezi yolları üzerindeki afiş ve levhalarda, bölge kuşları hakkında bilgilendirmeler var. Göl kenarında uzun kamışlar ve çayırların arasında kalan bataklıkları görebilirsiniz. Kuş seslerinin arasında güzel vakit geçirilebilecek yerlerden birisi. Yol üstünde ise uğramadan geçmeyin.
Manyas Kuş Gölü


Manyas Kuş Gölü Gözetleme Kulesi

Manyas Kuş Tabiat parkından geçtikten sonra yaklaşık 30 km Balıkesir yolunda ilerlerseniz, Susurluk ilçesine gelirsiniz. Yol üzerinde geniş buğday, mısır ve ayçiçek tarlaları var. Çok yoğun kamyon ve tır trafiği mevcut. Türkiye'nin yakın siyasi tarihini derinden etkileyen Susurluk Kazası (1996) olayı da bu yolda kamyon ile otomobilin çarpışması sonucu meydana gelmiştir. Yolu kullanırken kazalar açısından azami dikkatli olmak gerekir. Yol üzerinde yaz mevsiminde bölgeye has aromasıyla dikkat çeken kavun satıcılarını görebilirsiniz. Susurluk, Balıkesir'in kuzeyinde yer alan ve özellikle köpüklü ayranı ve bol peynirli tostu sayesinde meşhur olmuş bir ilçedir. Şehrin her tarafında yer alan ayran ve tostçularda kısa bir mola verebilirsiniz. Şehir yerleşimi düzgün, tarım alanları düz ve geniş yer kaplamakta. Bölgede yetişen kavunlar, doğal koşullar sayesinde yoğun bir tada sahip olup yerel pazarlarda  ilgi görmektedir. Özellikle küçük beyaz yuvarlak tipli kavunların aroması ve hoş tadı ile diğer kavunlara benzemiyor. Mevsiminde giderseniz bu kavunlardan almayı unutmayın. Ayrıca şehirde Susurluk çayını ve birkaç mesire alanını gezebilirsiniz. 
Balıkesir Kavunu

Susurluk'tan yaklaşık 40 km sonra Balıkesir merkeze ulaşılır. Balıkesir şehir merkezinde, tarihi ve kültürel açıdan öne çıkan çok yer bulunmaktadır. Şehrin yeni yerleşim yerleri oldukça düzenli ve düzgünken eski yerleşim yerleri oldukça dar, ve düzensiz kalmıştır. Eski sokakları araç trafiği için çok dar ve engebelidir. Yaya trafiği, oldukça fazladır. Şehirde bulunduğum sürede gördüğüm kadarıyla araçlar birbirine karşı oldukça saygılı; korna sesi hiç yok denecek kadar azdır. Araç park alanı, ücretli parklar dışında şehir merkezinde oldukça zordur. Balıkesir merkezi gezmek için aracınızı bir yere park ettikten sonra şehri yaya olarak geziniz. Şehir merkezinde meydana yakın yerde Zağnos Paşa Cami yer alır.  Zağnos Paşa Cami, Osmanlı döneminden kalma tarihi ve oldukça güzel yapısıyla dikkat çeker. Cami, Fatih Sultan Mehmet'in vezirlerinden Zağnos Paşa tarafından yaptırılmıştır. Taşıt olmadan çevresindeki mekanlarda gezerek ortamın huzurunu alabilirsiniz. Avlusunda ağaçların altında oturma alanları mevcut. Caminin yaklaşık 800 m yakınında şehrin simgeleri arasında olan Balıkesir Saat Kulesi'ni görebilirsiniz. Balıkesir Saat Kulesi, ilk olarak 1829 yılında Osmanlı döneminde inşa edilmiş daha sonra deprem nedeniyle zarar gördükten sonra 1901 yılında yeniden yapılmıştır. Kesme taştan yapılan kule, dikdörtgen gövdesi ve sade Osmanlı mimarisiyle dikkat çeker. Zağnos Paşa Camisine yaklaşık 600 m mesafede Yıldırım Cami (Eski Cami) bulunur. Yıldırım Camii, Balıkesir’in en eski Osmanlı eserlerinden biri olup 1388 yılında Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırılmıştır. Cami; medrese ve imaret bölümleriyle birlikte bir külliye olarak inşa edilmiş, sade iç yapısıyla dikkat çeker. Zağnos Paşa Camii’ne yaklaşık 300 metre uzaklıkta Kuva-yi Milliye Müzesi bulunur. Müze, 1840 yılında konak olarak inşa edilen bina, Cumhuriyetin ilk yıllarında önemli toplantılara ev sahipliği yapmış ve daha sonra müzeye dönüştürülmüştür. Müzede; Cumhuriyetin ilk yıllarına ait çeşitli belgeler, fotoğraflar, kişisel eşyalar ile Balıkesir’in tarihine ait arkeolojik ve etnografik eserler sergilenmektedir.
Balıkesir Zağnos Paşa Cami

Balıkesir şehir merkezi gezisinden sonra yaklaşık 90 km uzaklıktaki Akhisar'a ulaşırsınız. Akhisar, günümüzde Manisa iline bağlı, tarihi ve tarımsal özellikleriyle öne çıkan önemli bir ilçedir. İlçe merkezinin yeni yerleşimi oldukça düzenli, yolları geniştir. Eski yerleşim yerleri ise daha dar, araç trafiği için uygun olmayacak kadar sıkışıktır. Şehir yaz aylarında oldukça sıcak olduğundan beton yığını bir görüntüye sahip olmuştur. Şehir merkezinde Thyateira Antik Kenti'ni görebilirsiniz., Thyateira Antik Kenti, Lidya'nın ve Roma döneminin önemli ticaret merkezlerinden biri olarak gelişmiş, ayrıca Hristiyanlık tarihinde Vahiy Kitabı'nda anılan Yedi Kilise'den birine ev sahipliği yapmasıyla uluslararası ölçekte tanınmıştır. Ören alanında sütunlu cadde, bazilika kalıntıları, mimari bloklar ve çeşitli Roma ile Bizans dönemine ait yıkıntı yapı izleri görülebilir.
Akhisar Gölet Park Alanı

Akhisar merkezde 14. yüzyıla tarihlenen Akhisar Ulu Cami, şehrin en eski ve dikkat çeken eserlerinden biridir. Cami; dar bir sokakta yer alır. Caminin bulunduğu alanın daha önce kilise olduğu tahmin edilmekte ve fetihle birlikte yeniden imar edilerek camiye çevrildiği rivayet edilmektedir. Ulu Caminin hemen yakınında Köfünlü Cami ve Aynalı Cami bulunur. Az bir mesafede de tarihi camilerden Şehirüstü Cami, Akçalı Cami ve İnce Minare Cami Osmanlı dönemine ait mimari özellikleriyle öne çıkar. Bu camilerin çoğu Ulu Camii çevresinde yer almakta olup birbirlerine yakın konumları sayesinde kısa bir yürüyüş rotasıyla ziyaret edilebilir. Akhisar şehir dışına doğru Akhisar Gölet Alanı yer alır. Akhisar Gölet Alanı, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için yürüyüş yolları, yeşil alanlar, dinlenme noktaları ve kamp piknik alanları sunar. Yapay göl manzarasıyla sakin bir ortam sağlayan bölgede piknik masaları, çam ağaçları, düğün ve organizasyon salonu ve kamp park alanı dikkat çeker. Yol üstü bir dinlenme mekanı olarak gölet alanı gezilebilir. 
Akhisar Gölet Park Alanı
 
Balıkesir-Manisa arasındaki bu güzergâhını kullanacak olanlar kısa mesafeli bu gezi rotasını değerlendirebilirler. Yol boyunca hem dinlenme hem de bölgenin doğal ve tarihi değerlerini tanıma fırsatı bulunabilir. Balıkesir’de höşmerim tatlısı, Susurluk’ta meşhur Susurluk ayranı ve Susurluk tostu; Akhisar’da zeytin ve zeytinyağı, Akhisar köftesi tercih edilebilir. Yol üstünde  Kırkağaç sarı kavunu ve Susurluk yerel beyaz kavunu gibi yöresel lezzetleri de deneyebilirsiniz. 


Bu güzergahı pek beğendiğim söylenemez. Sırf gezmek için böyle bir rota tercih etmenin bir manası yok. Manyas Kuş Tabiat parkı dışında diğer yerler, doğallıktan uzaklaşarak modern çağa kurban edilmiş gibi geldi bana. Güzergâhtaki gezi mekanları, tarihi birkaç yer dışında benzer nitelikte şehirler olarak nitelenebilir. Modern dokuyla birlikte artık şehirlerin zaman geçtikçe bir ruhunun kalmadığını görüyorum. Çağımızdaki şehirler, beton yığınları olarak nedense  hep birbirine benziyor. Tarih ve dinlenme alanları dahi gösterişli sunumlar, yapaylık ve kapitalist anlayışlarla bezenmiş oluyor. Zannedersem her şey sanal mecralardaki şatafatlı reklamlara ve para hırsıyla kaplanmış yapaylığa kurban gidiyor. Doğal olanların elimizden kaybolmaması, kısa hayatımızın kıymetinin bilinmesi temennisiyle. Sağlık ve afiyetle dolu bir ömür Allah'tan niyaz ediyorum. Kazasız belasız hayırlı yolculuklarımız olsun.
30/07/2026
Kadir PANCAR 
0 yorum

YKS 2026 Matematik Netleri Sayısal Bilgileri

ÖSYM tarafından uygulanan YKS (Yükseköğretim Kurumları Sınavı) 2026 yılına ait bazı istatistik verileri, aşağıda tablo ve grafikler halinde sunulmuştur. Aşağıdaki grafiklerde, sınava giren tüm adayların TYT Matematik ve AYT matematik net ortalamalarında yıllara göre değişimler söz konusudur.

 

2026-Temel Matematik testi

Ortaöğretim kurumlarının son sınıfında okuyan öğrencilerin TYT Matematik Net ortalaması: 6,8 nettir. Bu ortalamaya liseden mezun olmuş olan adaylar da dahil edildiğinde, tüm adayların TYT Matematik Net ortalaması: 6,4  net olmuştur. TYT-2026 net ortalaması, geçen seneye göre biraz yükselmiştir.

2026-AYT Matematik testi

Ortaöğretim kurumlarının son sınıfında okuyan öğrencilerin AYT Matematik Net ortalaması:  7 nettir. Bu ortalamaya liseden mezun olmuş adaylar da dahil edildiğinde tüm adayların AYT Matematik Net ortalaması 7,1 net olmuştur. AYT-2026 net ortalaması geçen seneye göre yükselmiştir.
1 yorum

2026 TYT Matematik testi çözümleri (PDF)

20  Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2025-YKS 1. Oturum Temel Yeterlilik Testi (TYT), 21 Haziran 2026 tarihinde uygulanan 2025-YKS 2. Oturum Alan Yeterlilik Testleri (AYT) sınavlarının ardından ÖSYM tarafından soru kitapçıkları erişime açılmıştır. Soruların çözümlerine aşağıdaki bağlantıdan PDF olarak ulaşabilirsiniz.
 
Sınav Sorularına ÖSYM sitesinden ilgili yılı seçerek ulaşabilirsiniz.


0 yorum

2026 TYT-AYT Matematik Soru Dağılımı

2026  TYT sınavı; 20 Haziran 2026 Cumartesi günü ve 2025 AYT sınavı; 21 Haziran 2026 Pazar günü gerçekleştirildi. TYT sınavı, önceki yıllarda olduğu gibi süre yetiştirme derdi olan bir sınavdı. Sınava giren öğrencilerin çoğunluğu, TYT süresini yetiştirmekte maalesef zorlandı. Özellikle matematikte problem tabanlı soru alt yapısı, adayların soruları anlayıp hızlı bir şekilde çözmelerini zorlaştırdı. Türkçe ve sözel bölümde soruların uzunluğu ve anlaşılma güçlüğü sebebiyle sınav için verilen süreyi iyi kullanamama problemlerine sebep oldu. Doğal olarak bu durum, adayların sayısal bölüm için kalan sürelerini de ciddi şekilde azalttı. 
Sorular incelendiğinde, TYT sorularında zor sayılacak sorular olduğu gibi çok kolay sorular da vardı. Önceki yıllara göre TYT zorluk seviyesi daha kolay denilebilir. Geometri soruları da önceki yıllara göre daha az zorlayıcı olmuş.  Matematik soruları, problem tabanlı bir yapıya dönüştürülerek hız ve anlamaya dayalı bir aday eleme işlemi amaçlanmış. Süreyi yetiştirebilen adaylar için TYT sınavı güzel bir sınav olmuştur. AYT soruları, bu sene daha anlaşılır ve çözümü daha klasik sorulardan oluşmuş. AYT sınav süresinin, konu ve kavramları iyi bilen öğrenciler için yeterli olacağını söyleyebilirim. Karmaşık, anlaşılmaz soru tarzı, önceki yıllara nazaran yok gibiydi. 
AYT Sınavında tartışmalı soruların olması, bana sınavın bu sene daha özensiz hazırlandığını düşündürdü. Ya da bazı sorular, sınavdan önce hazırlık aşamasında basına açıklandığı gibi yapay zekaya teslim edilerek hazırlanmış olabilir. Orasını bilemem. Belki de YKS üzerinde böyle tartışmalarla bir şüphe oluşturarak, önümüzdeki yıllarda sınavın değiştirilmesi gerektiğini konuşuyor olacağız. Bu tartışmalı mevzular, bir zemin yoklaması olabilir.
Ülkemizin gençlerinin üzerindeki yük, bu sınavlarla her geçen yıl daha fazla artıyor. Yayınevleri, Eğitim Koçları, Youtube ders fenomenleri gibi eğitim dışı pek çok öğenin şaklabanlıkları neticesinde, sınavda sorulan soruların zorluk seviyeleri her geçen yıl artmaya/farklılaşmaya başladı. Öğrenciler bir at yarışındaymış gibi hazırlandıkları sınavlarda, farklı sınav içerikleriyle karşılaşmaya devam ediyorlar. 
Düşünelim bir kere... Bir türev sorusu (ayt-matematik-23.soru) hazırlanıyor, sınavdan sonra günlerce sosyal medya ortamında, matematik öğretmenleri ve youtube fenomen kitleleri tarafından ÖSYM cevabı tartışılıyor. Üniversite düzeyi açıklamalarla sorunun doğruluğu, yanlışlığı ve çözümü araştırılıyor; sorunun iptal edilmesi gerektiği veya cevabının değiştirilmesi gerektiği gibi söylemler günlerce polemik haline getiriliyor.  En iyisi benim havasında açıklamalarla öğrencilerin stresi biraz daha arttırılıyor. Her kafadan bir sesle, öğrencilerin gelecekleri adına yorumlar yapılıyor. Binlerce hayalle sınava giren Anadolu"nun temiz yürekli çocukları, sınavın psikolojik atmosferinde para kazanma hırsıyla dolu etkileşim peşinde koşan kitleler sayesinde heder ediliyor. Yayınevleri, eğitim koçları, fenomen yayıncılar eşliğinde gençlerle oyuncak gibi oynanıyor. Yazık! Gerçekten yazık! Avrupa’nın yetersiz genç nüfusla imtihan olduğu bu dünyada, muazzam genç kitlemizi, böyle şeylerle kolayca harcıyoruz. 
Bir sınav hazırlanıp, o sınavla adil bir yarışta üniversite kazanmak için aday seçimi yapılacak, olay sadece bu. Ama bu kadar basit bir olayda bile çarkların adilane bir şekilde dönmesi, farklı çevreler eşliğinde engelleniyor. Ortaöğretim başarı puanı ile şişirilen özel okul diploma puanlarıyla, sınavda yeterince başarı gösteremeyenler; paraları ile satın aldıkları puanlarla adil olduğu söylenen sınav yarışında binlerce adayın önüne geçiyorlar. Bunları herkesin bildiği halde çözüm mekanizmalarında sorunlar her geçen gün derinleşiyor. Bir soru bile ne kadar kıymetliyken milyonların girdiği sınavda, şişirilmiş diploma puanları, sınav netlerinin aksine belirleyici olabiliyor. O kadar gencin hayatına yön verecek bir sınavda, tek bir soru ile binlerce kişinin sırası değişebiliyor. 
Hal böyleyken böyle bir ortamda, nasıl yanlış soru yazılabiliyor veya cevabı hatalı çözüm nasıl yapılabiliyor anlamış değilim. Akıl işi değil bu. Günlerce izole mekanlarda soru hazırladığı söylenen soru komisyonun hatası, kolay kabul edilebilir bir mesele değildir. Şaibeli her iş, sınav adaletine ve geçerliliğine gölge düşürür. Bana göre tartışmaya konu olan bu matematik sorusu, cevap filan değiştirilmeden kesinlikle iptal edilmeli, bütün öğrenciler geri kalan sorular üzerinden adil bir şekilde değerlendirilmelidir. Kitlelerin söylemleriyle veya bilirkişi değerlendirmeleriyle cevap değişikliğine filan gidilmemelidir. Aksi halde adayların akıllarında en küçük bir şüphe kalması, sınav geçerliliği açısından sakıncalara sebep olur. 
Bir sınav böyle olmamalıydı maalesef. Değişen teknoloji ve şartlar, herkesin kişiliğini ve kimliğini bozdu. Çağ öyle bir çağ ki kurumlar ve kişiler, sosyal medya ve yapay zeka karşısında aciz bırakılıp yıpranıyor veya bilerek yıpratılarak değersizleştiriliyor. Bu olay; bize bu işlerin böyle gitmeyeceğini, acil önlemler alınması gerektiğini gösteriyor. Teknoloji köleliğine giden yolda kendi kişiliğimizi ve toplum ahlakını korumanın yollarını bulmak zorundayız. Problemler büyüyor ama farkında değiliz. Çılgınca hüküm süren medya araçları ve yapay zeka; insanların ve kurumların hür iradelerini hızla ele geçiriyor ve bizler bu durumun ağırlığı altında yavaş yavaş ezilmeye başladık bile. 
Benlik dünyasında alınan kararlarla yürünen bu yollarda, daha çok tartışmalarımız olacaktır. Bunun sadece bir sıralama sınavı olduğunu, bir aşağılama sınavı olmadığını anlayacak beyinlere ihtiyaç var. Bir gençlik kolay yetişmiyor, basit işlerle kolay harcanmamalıdır. Allah'ın rızasını kazanmaya hizmet edecek bir  gayede, nesillerin ihyası için yeni fikirler üretmek gerek. Geçici dünya hayatında oyalanmaya devam edelim, oyun sahnesi nasıl olsa bizim... Herkes, yaptığı ve yapma imkanı varken yapmadığı bütün fiillerinin karşılığını elbette Allah'ın huzurunda görecektir. (KP)
 
ÖSYM sınav sorularına ve güncel bilgilere ulaşmak için ÖSYM resmi sitesini kullanınız.
Sınav Sorularına ÖSYM sitesinden ulaşabilirsiniz.


3 yorum

Pratik takvim günü hesaplama

Haftanın herhangi bir gününü Gregoryen Takvim içinde yalnızca birkaç basit işlemle hesaplamak mümkündür. Bu yöntemin temel mantığı, tarihin farklı bileşenlerini ayrı ayrı değerlendirip bunların haftalık döngü üzerindeki etkisini toplamaktır. Çünkü haftanın günleri yedi günde bir tekrar eder. (mod 7) Bu nedenle hesaplamalarda önemli olan toplam gün sayısı değil, bu toplamın 7'ye bölümünden kalan değerdir. Elde edilen kalan sayı, önceden belirlenmiş gün eşleştirmesine göre haftanın hangi gününe ulaşıldığını gösterir.

Hesaplama yapılırken önce tarihin gün değeri alınır. Ardından ilgili ay için önceden belirlenmiş ay kodu eklenir. Sonra yüzyıl kodu eklenir. Daha sonra artık yıl ve yılın son iki hanesi eklenir. Elde edilen toplam 7 ile bölünerek kalan bulunur. Kalan değeri başlangıç günü Pazar (0) kabul edilerek ilerleterek istenen gün bulunur. 

Burada önce kavramları açıklamaya çalışalım ve ardından gün bulma örneği verelim.
Ay kodları rastgele seçilmiş sayılar değildir; her ay başlamadan önce yıl içinde geçmiş olan günlerin 7'ye göre kalanını temsil eder. Ay kodları takvimin referans noktasına göre (başlangıç gününe göre) ne kadar ileride olduğunu gösteren kod değerleri olup sihirli sayılar değildir; takvimin yapısından türetilmiş sayılardır. Mantığı şöyledir: Bir yılın başını (örneğin 1 Ocak'ı) referans alırsak, herhangi bir tarihe ulaşmak için geçen gün sayısını hesaplayabiliriz. Haftanın günü yalnızca 7'ye göre kalan ile ilgilidir. Bu yüzden ay kodları, her ayın başına kadar geçen günlerin 7'ye göre kalanıdır.

Örneğin artık yıl olmayan bir yılda ay kodları aşağıdaki gibi bulunur. Eğer yıl artık yıl ise yalnızca Ocak ve Şubat aylarının kodları değişir: Ocak: Şubat: Diğer ayların kodları aynı kalır.

Ay Öncesindeki toplam gün 7'ye bölümünden kalan Ay kodu
Ocak 0 gün geçti 7 ile bölümünden kalan 0 bu nedenle kod 0
Şubat 31 gün geçti 7 ile bölümünden Kalan 3 bu nedenle kod 3
Mart 59 gün geçti 7 ile bölümünden Kalan 3 bu nedenle kod 3
Nisan 90 gün geçti 7 ile bölümünden Kalan 6 bu nedenle kod 6
Mayıs 120 gün geçti 7 ile bölümünden Kalan 1 bu nedenle kod 1
Haziran 151 gün geçti 7 ile bölümünden  Kalan 4 bu nedenle kod 4
Temmuz 181 gün geçti 7 ile bölümünden Kalan 6 bu nedenle kod 6
Ağustos 212 gün geçti 7 ile bölümünden Kalan 2 bu nedenle kod 2
Eylül 243 gün geçti 7 ile bölümünden Kalan 5 bu nedenle kod 5
Ekim 273 gün geçti 7 ile bölümünden Kalan 0 bu nedenle kod 0
Kasım 304 gün geçti 7 ile bölümünden Kalan 3 bu nedenle kod 3
Aralık 334 gün geçti 7 ile bölümünden Kalan 5 bu nedenle kod 5

Buna göre kısaca artık yıl olmayan bir yılda ay kodları şöyle olur:
Ocak → 0
Şubat → 3
Mart → 3
Nisan → 6
Mayıs → 1
Haziran  4
Temmuz → 6
Ağustos → 2
Eylül → 5
Ekim → 0
Kasım → 3
Aralık → 5

Mesela Temmuz ayı için: Ocaktan Haziran sonuna kadar geçen gün sayısı: 31 + 28 + 31 + 30 + 31 + 30 = 181 gün geçti. Bu sayının 7 ile bölümünden (181'i 7'ye bölersen 181 = 7 × 25 + 6) kalan 6 olur. Bu yüzden Temmuzun kodu 6 olur. Yani ay kodu, o ay başlamadan önce geçen gün sayısının 7'ye göre kalanıdır.

Eğer takvim başlangıcı 1 Ocak yerine farklı bir başlangıç günü (farklı bir referans noktası), alınırsa, buradaki ay kodları tamamen değişir. Örneğin artık yıl olmayan bir yılda 1 Mart'ı referans alıp ay kodunu 0 kabul edelim. Her ayın kodu, 1 Mart'tan o ayın 1'ine kadar geçen gün sayısının 7'ye bölümünden kalana göre bulunur. Hesaplama şöyle olur. 1 Mart = 0, Nisan = 31 gün sonra  3, Mayıs = 61 gün sonra → 5, Haziran = 92 gün sonra → Temmuz = 122 gün sonra → 3 koduna sahip olur. Dolayısıyla 1 Mart'ın yıl başı olarak kabul edildiği bu referans sisteminde Temmuz ayının kodu 3 olurdu. 

Netice olarak Ay kodları evrensel değildir; buradaki kodlar Ocak ayından başlayıp Aralık ayına kadar devam eden standart takvim aylarının algoritmasına göre üretilmiştir, farklı algoritmalarda bu kodlar değişebilir.

Ay kodu bulunduktan sonra yılın son iki rakamı eklenir ve bu iki basamaklı sayı 4'e bölünerek tam kısmı da ayrıca toplama katılır. Bu işlem, artık yılların takvime eklediği günün etkisini hesaba katar. Son olarak içinde bulunulan yüzyıla ait yüzyıl kodu eklenir. Yüzyıl kodları da Gregoryen takviminin 400 yıllık döngüsünden türetilmiştir ve her yüzyılda oluşan gün kaymasını dengelemek için kullanılır.

Yüzyıl kodları da ay kodları gibi 7'ye göre kalan hesabından elde edilir. Bunlar ezberlenmiş rastgele sayılar değildir. Mantık şu şekildedir: Bir yüzyıldan sonraki yüzyıla geçerken 100 yıl geçmiş olur. Normal bir yıl haftanın gününü 1 gün ileri taşır. Artık yıl ise 2 gün ileri taşır. Normal yıl (365 gün): 1 gün (365 ≡ 1 mod 7) Artık yıl (366 gün): 2 gün (366 ≡ 2 mod 7)

Geçen her 100 yılda (Gregoryen takviminde, 400'ün katı olmayan yüzyıllarda) 24 artık yıl vardır. (24*4+4=100) Her geçen 400 yılda ise bir artık yıl daha oluşur. Dolayısıyla 100 yılda toplam gün kayması: 76 normal yıl × 1 = 76 gün ; 24 artık yıl × 2 = 48 gün; Toplam = 124 gün olur. 

Haftada 7 gün olduğundan: 124 sayısının 7 ile bölümünden kalan 5 olur. 124 mod 7 = 5 Yani her yeni yüzyıla geçtiğinde haftanın günü +5 gün ileri (veya mod 7 için eşdeğer olarak -2 gün geri) kayar. Bu yüzden yüzyıl kodları 2'şer azalarak (mod 7) ilerler. Yani her 400'ün katı olmayan yüzyılda başlangıç hafta günü 5 gün ileri kayar. (veya eşdeğer olarak 2 gün geri gelir.)

Örneğin:
1600 → 1700: +5
1700 → 1800: +5
1800 → 1900: +5
1900 → 2000: +6 burada ise durum farklıdır; Çünkü 2000 yılı 400'ün katı olduğu için artık yıldır ve bu 100 yıllık blokta 25 artık yıl bulunur. 400'ün katı olan yüzyılda ise: 75 normal yıl ve 25 artık yıl bulunur.  Burada Toplam kayma: 75 × 1 + 25 × 2 = 75 + 50 = 125 gün olur. 125 sayısının 7 ile bölümünden kalan da 6 olur.  125 ≡ 6 (mod 7) Böylece dört yüzyıllık döngüde kaymalar: +5, +5, +5, +6 = 21 ≡ 0 (mod 7) şeklinde olur. Bu nedenle Gregoryen takvimi 400 yılda bir aynı hafta düzenine geri döner.

Örneğin yaygın kullanılan yüzyıl kodları:
::::::
Gregoryen takvimi 1582'den sonra kullanılmaya başlanmıştır. Örneğin 1500 yılı Gregoryen takviminde fiilen kullanılmamıştır. Bu nedenle 1500 = 0 gibi bir kod, tarihsel kullanım için değil, Gregoryen kurallarını geriye doğru uyguladığımız matematiksel hesaplamalarda anlamlıdır. Pratikte kullanılan yüzyıl kodları genellikle 1600, 1700, 1800, 1900, 2000, … için verilir. Bu nedenle Gregoryen takviminde yüzyıl kodları şöyle olur:
...........
1500 0

1600 6
1700 4
1800 2
1900 0

2000 6
2100 4
2200 2
2300 0

400 yılda ise durum yeniden başa döner:

400 yılda 97 artık yıl vardır. Toplam gün = 400
400*365+97=146097 gün
146097 mod 7 = 0

Bu nedenle Gregoryen takvim 400 yılda bir aynı hafta düzenini (6 4 2 0 ) tekrar eder. Yüzyıl kodlarının her dört yüzyılda bir aynı döngüye girmesinin nedeni budur. Böylece yüzyıllar için yüzyıl kodları da elde edilmiş olur.

Yukarıdaki açıklamalardan çıkarılan sonuca göre kısacası, hem ay kodları hem de yüzyıl kodları, takvimde biriken günlerin 7'ye göre kalanından türetilmiş pratik kısaltmalardır.

Normal bir yıl 365 gün sürer. 365 sayısı, 7'ye bölündüğünde 1 kalanını verir. Bu yüzden her normal yıl, aynı tarihin haftanın gününü 1 gün ileri taşır.  Fakat yaklaşık her 4 yılda bir bir artık yıl vardır ve o yıl 366 gün sürer. 366 sayısı ise 7'ye bölündüğünde 2 kalanını verir. Yani artık yıllar normal yıllara göre haftanın gününü 1 gün daha fazla ileri taşır. Bu nedenle tarihteki yıl hanesi artık yılları bulmak için 4 ile bölünür.

Ay kodları, yüzyıl kodları, artık yıl kalanı gibi bütün bu değerler toplandıktan sonra sonuç 7'ye bölünür ve kalan bulunur. Çünkü haftanın günleri yedi günde bir tekrar ettiği için yalnızca bu kalan önemlidir. Kalanın hangi güne karşılık geldiği başlangıç günü için kullanılan tabloya göre belirlenir. Burada miladi takvim kullanıldığı için döngü Pazar (0) gününden başlar. Bu işlemler sonucunda uzun takvim hesapları yapmadan, yalnızca birkaç toplama ve bölme işlemiyle herhangi bir tarihin haftanın hangi gününe denk geldiği bulunabilir. Bu yöntem özellikle zihinden hesap yapmayı kolaylaştıran pratik ve sistematik bir tekniktir.

Örnek olarak 10 Ekim 1783 tarihi ele alalım.
Ekim ayının kodu 0, yılın son iki rakamı 83, bu 83 sayısının 4'e bölümünün tam kısmı 20 ve 1700'lü yılların yüzyıl kodu 4'tür. Hesaplama: [Gün + ay kodu + yıl son iki hane + artık yıl+yüzyıl kod] toplamı 7 ile bölünüp kalanı alınır. Kalan Pazar 0 kabul edilerek ileri doğru sayılır. 

10 + 0 (ay kodu) + 83 + 20 + 4 (yüzyıl kodu) = 117. 

117'nin 7'ye bölümünden kalan 5'tir ve bu sonuç Pazar 0,  Pazartesi 1,  Salı 2,  Çarşamba 3, Perşembe 4,  Cuma 5,  Cumartesi 6 olduğundan 5 sayısından dolayı tarihin Cuma gününe denk geldiğini gösterir. 

Başka bir örnek olarak 23 Mayıs 2037 tarihi alalım:

Mayıs ayının kodu 1, yılın son iki rakamı 37, 37'nin 4'e bölümünün tam kısmı 9 ve 2000'li yılların yüzyıl kodu 6'dır. 

Hesaplama: 23 + 1 + 37 + 9 + 6 = 76. 76'nın 7'ye bölümünden kalan 6'dır ve bu sonuç tarihin Cumartesi gününe denk geldiğini gösterir.

Başka bir örnek daha alalım. 12 Nisan 1458 tarihi Gregoryen takviminden önceki bir tarihtir. Daha öncesinde Jülyen takvim kullanılmıştır. 

Jülyen takvimi, her yıl 365 gün olan ve her dördüncü yılda ek bir artık gün içeren bir güneş takvimidir . Jülyen takvimi, Doğu Ortodoks Kilisesi'nin bazı kısımlarında ve Oryantal Ortodoksluğun bazı kısımlarında ve ayrıca Berberi takviminde hala dini bir takvim olarak kullanılmaktadır . Hızlı bir hesaplama için, 1901 ile 2099 yılları arasında çok daha yaygın olan Gregoryen tarihi, Jülyen tarihine 13 gün eklenerek elde edilir. 1582'de Papa XIII. Gregory'nin revize edilmiş bir takvim ilan etmesine kadar, 1600 yıldan fazla bir süre boyunca Roma İmparatorluğu'nda ve daha sonra Batı dünyasının çoğunda baskın takvim olarak Jülyen takvimi kullanılmıştır.

Tarih 12 Nisan 1458
Gün: 12
Nisan kodu: 6
Yılın son iki hanesi: 58
58 ÷ 4 = 14
1400 yüzyıl kodu: 2
Toplam: 12 + 6 + 58 + 14 + 2 = 92
92 ÷ 7 → kalan 1 olur. Bu da Pazartesi gününü verir.

Örneklerde kullanılan ay ve yüzyıl kodları Gregoryen takviminde yaygın kullanılan kodlara göre hesaplanmıştır ve verilen iki tarihin gerçek hafta günleriyle uyumludur.

Piyasa Bilgileri

$ USD ..
€ EUR ..
£ GBP ..
🏆 ONS ..
💰 GRAM ..
Piyasa verileri; Frankfurter ve Binance API sistemleri üzerinden çekilmektedir. Döviz kurları referans niteliğinde olup gecikmeli olabilir. Altın fiyatları, ons bazlı dijital varlık üzerinden hesaplanmaktadır. Veriler bilgilendirme amaçlıdır, hatalı olabilir ve kesinlikle yatırım tavsiyesi içermez.

İslam Kütüphanesi

Matematik Seçme Konuları

Aşağıdaki Yazılar İlginizi Çekebilir!!!

    Yükleniyor...
    YZ PROBLEM ÇÖZÜMÜ
    Yükleniyor...
    Çözüm:
    Yapay zeka modeli hata yapabilir. Soru ve cevabı kontrol ediniz.