Net Fikir » Haziran 2020 Arşivi
İmam-ı Azam Ebu Hanife
İmam-ı Azam Ebû Hanîfe, 80 (699) yılında Kûfe’de doğmuştur. Nesebi Nu‘mân b. Sâbit'tir. Ebû Hanîfe, varlıklı bir ticaret ailesinde yetişmiş ve gençlik yıllarında kumaş ticareti yapmıştır. Küçük yaşta Kur’an’ı ezberlediği ve kıraat ilmini Âsım b. Behdele’den öğrendiği rivayet edilir. Kûfe ve Basra gibi dönemin önemli ilim merkezlerinde büyüyen Ebû Hanîfe, çevresindeki alimlerin ilgisi sayesinde ilme yönelmiş ve farklı alanlarda eğitim almıştır. İlk olarak akaid ve kelâm ilmiyle ilgilenmiş, bu alanda çeşitli tartışmalara katılmıştır. Fıkıh ilmine yönelmesinin sebepleri arasında, özellikle Hammâd b. Ebû Süleyman’dan öğrenim görmesi şekillendirilmiş olabilir.
Ebû Hanîfe’nin asıl hocası Hammâd b. Ebû Süleyman’dır. 102 (720) yılından itibaren on sekiz yıl boyunca Hammâd’ın ders halkasına katılmış, hocasının vefatından sonra da onun yerine ders vermeye başlamıştır. Derslerine Irak’ın dört bir yanından çok sayıda talebe katılmış ve yetiştirdiği öğrencilerden Ebû Yusuf (158), Muhammed b. Hasan es-Şeybânî (189) Dâvûd (165), Esed b.
Amr (190), Hasan b. Ziyâd (204), Kasım b. Maan (175), Ali b. Mushir
(168), Hibban b. Ali (171 gibi en az kırk talebesinin ictihad edecek seviyeye ulaşmıştır. İmam Ebu Yusuf ve İmam Muhammed Hanefi mezhebinde görüşleri daha fazla kabul görmüş ve "İmameyn" olarak isimlendirilmiştir.
Ebu Hanife'nin ilmi, sahâbe ve tâbiîn zinciri üzerinden ilerlemiş; Hz. Ömer, Hz. Ali, Abdullah b. Mes‘ûd ve Abdullah b. Abbas gibi sahâbîlerin görüşlerine dayalı olarak fıkhî yorumlarını geliştirmiştir. Seyahatleri sırasında Mekke, Medine ve Basra’daki önde gelen alimlerle de görüşmeler yapmıştır. Ebû Hanîfe’nin tâbiînden sayılması tartışmalıdır; bazı rivayetlerde on beş sahâbîyle görüştüğü öne sürülür, ancak bu görüşler tarihsel olarak tartışmalıdır. Genel olarak İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin "tebeu’t-tâbiînin" büyüklerinden biri olduğu kabul edilir.
Hayatı Emevîler ve Abbâsîler dönemini kapsar. Emevîlerin Ehl-i beyt’e karşı tutumunu eleştirmiş, Zeyd b. Ali’nin ayaklanmalarını hem manevi hem maddî destekle savunmuştur. Bu tavrı nedeniyle bazı dönemlerde hapse atılmış ve işkence görmüştür. Abbâsîler’in iktidara gelmesiyle Kûfe’ye dönmüş ve derslerini sürdürmüştür. Ebû Hanîfe, hem ilmi hem ahlâkî açıdan vakur, mütevazi ve saygın bir şahsiyet olarak tanınmış; ders halkası ve yetiştirdiği öğrenciler sayesinde İslam fıkhının gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur.
Ebû Hanîfe, Abbâsîler döneminde başlangıçta ölçülü bir tutum sergilemiş, ancak Abdullah b. Hasan b. Hasan’ın oğulları Muhammed en-Nefsüzzekiyye ve İbrâhim’in ayaklanmaları ile babalarının hapiste ölmesi sonrası Abbâsî hilâfetine karşı tavrını açıkça göstermiştir. Bu süreçte isyan edenlere destek olmuş ve Mansûr’un kumandanlarını onlarla savaşmamaya ikna etmeye çalışmıştır. Halife Mansûr, Ebû Hanîfe’nin bağlılığını sınamak için ona Bağdat kadılığını teklif etse de, sağlam rivayetlere göre o bu görevi kabul etmemiş, bu nedenle hapse atılmış ve işkenceye uğramıştır. Ebû Hanîfe, 150/767 yılında Bağdat’ta vefat etmiş ve vasiyeti üzerine Hayzürân Kabristanı’na defnedilmiştir; daha sonra türbe ve medrese yaptırılmıştır.
Aşağıdaki Yazılar İlginizi Çekebilir!!!
Matematik Konularından Seçmeler
matematik
(302)
geometri
(139)
ÖSYM Sınavları
(67)
trigonometri
(57)
üçgen
(49)
çember
(36)
gerçek hayatta matematik
(32)
sayılar
(32)
fonksiyon
(30)
türev
(26)
alan formülleri
(25)
integral
(24)
analitik geometri
(23)
dörtgenler
(19)
denklem
(18)
limit
(18)
katı cisimler
(12)
istatistik
(11)
koordinat sistemi
(11)
asal sayılar
(7)
fraktal geometri
(7)
materyal geliştirme
(7)
elips
(3)
tümevarım
(3)
binom açılımı
(2)
hiperbol
(2)


