Net Fikir » Şubat 2026 Arşivi
İmsak tartışmalarının matematiği
Ramazan ayı; sabrın, paylaşmanın ve maneviyatın en yoğun şekilde
hissedildiği mübarek bir zaman dilimidir. Bu ayda insan hem bedenini hem
de ruhunu terbiye eder; ibadetle, dua ve güzel niyetlerle kendini
yeniler. Oruç, insana irade gücü kazandırırken aynı zamanda zamanı daha
bilinçli kullanmayı öğretir. Bu nedenle Ramazan-ı Şerif bir yenilenme vakti olup, ömrün kalan günlerine enerji yüklü olarak başlamak için büyük bir fırsattır. Oruç, bu ayın en önemli hususiyetidir. "(O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa, onu oruçla geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Allah, size kolaylık diler, zorluk dilemez. Bu da sayıyı tamamlamanız ve hidayete ulaştırmasına karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir." (Bakara Suresi, 185) ayeti kerimesi ile Allah, orucu müslümanlara emretmiştir. Orucun vakti ve mahiyeti de yine başka bir ayette "...Allah'ın sizin için takdir ettiğini dileyin. Tan yerinde, beyaz iplik siyah iplikten sizce ayırdedilinceye kadar, yiyin için, sonra orucu geceye kadar tamamlayın..." (Bakara Suresi, 187) şeklinde aktarılmıştır. Buradaki ayeti celilede müthiş bir teşbihle, "beyaz iplik-siyah iplik" biçiminde gece ile gündüz arasında vakit tayini yapılır. Bu ayetin nüzulundan sonra sahabelerden Adiy b. Hâtim'in (r.a) şöyle dediği rivayet edilir. “Bir siyah diğeri beyaz iki tane ip alıp, bunları yastığımın altına
koydum. Sahurda bunlara bakıyor, birbirinden ayırdedilecek kadar tan
yeri ağarınca yemeği içmeyi bırakıyordum. Sabah olunca, Resulullah
(s.a.v)'a gidip yaptığım şeyi ona anlattım." Rasulullah
(s.a.v) de şöyle buyurdu: "Senin yastığın ne kadar da büyükmüş! Ayette kastedilen,
gündüzün beyazlığı ve gecenin siyahlığıdır. Bunları bir yastığın altına
nasıl sığdırırsın'!" (Buhârî, Savm, 16) buyurmuştur. Bu hadis-i şerifte Rasulullah
(s.a.v) bir yanlış anlamayı düzeltmiş ve oruç için vaktin nasıl olacağını yani imsak zamanını tayin etmiştir. Oruca başlama vakti olan imsak, aynı zamanda sabah namazının kılınma
vaktinin de başlangıcını teşkil edeceğinden bu vaktin belirlenmesi, oldukça mühim bir meseledir. Doğal olarak böyle önemli bir vakit, müslümanlar arasında ihtilaflara neden olmuş ve bu vesileyle üzerinde çeşitli ilmi çalışmalar yapılmıştır. Vakit hassasiyeti sebebiyle müslüman ilim adamları matematik ve astronomide ciddi ilerlemeler katetmişlerdir.
Konuyu matematiksel hesaplamalar ve örneklerle günümüz uygulamaları eşliğinde biraz izah etmeye çalışalım.


