http://www.gefad.gazi.edu.tr/window/dosyapdf/2004/2/2004-2-217-320-16-cemsettindursun-yckseldede.pdf adresinden ulaşılabilir.
Net Fikir » matematik öğretmeni
Matematik Başarısını Etkileyen Faktörler
Matematik öğretiminde yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini içeren çok güzel bir makaleyi sizinle paylaşmak isitiyorum. Makale Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisinden alıntılanmıştır.
"Matematik, insanlar tarafından iyi bir yaşamın ve iyi bir kariyerin kapı açıcısı olarak görülmektedir (Stafslien, 2001). Aynı zamanda matematik, yaşamın ve dünyanın anlaşılması ve bunlar hakkında fikirler üretilebilmesi için yardımcı bir eleman olarak da görülmektedir (Ernest, 1991). Bu nedenle, günümüzde eğitimle ilgili yapılan reform çalışmalarının en önemli amacı, öğrencilerin matematiği anlayarak öğrenmelerine yardımcı olabilecek bir sistemin oluşturulmasını sağlamaktır (Smith, 2000; Franke ve Kazemi, 2001). Ancak, matematik bu kadar önemli bir işleve sahip olmasına rağmen öğrencilerin çoğu tarafından sevilmemekte, sıkıcı ve soyut bir ders olarak görülmektedir (Aksu, 1985). Hatta, matematik öğrencilerin çoğu için bir bulmaca işlemi olarak algılanmaktadır (Gray ve Tall, 1992). Öğrencilerin çoğunun, matematiğe karşı bu şekilde olumsuz gözle bakmalarını etkileyen bir çok faktör olabilir. Örneğin; matematiğin, düşüncenin direkt olarak kendisini değil, düşünceyi dile getiren özel simge ve sembolleri temsil etmesi (Yıldırım, 1996) ve dolayısıyla soyut bir dil kullanması, ailenin eğitim düzeyi, öğrencilerin cinsiyeti ve matematiksel zekâsı bu faktörlerden bir kaçı olabilir. Matematiğin öğretim şekli de, bu kategoriye dahil edilmesi gereken önemli bir faktördür. Çünkü, bir kişinin matematiğe bakışı, o kişinin matematiği nasıl öğrendiği ile ilgilidir (Hare, 1999). (...)
Matematik öğretmenleri öğrencilerin matematik başarısı üzerindeki en belirleyici faktör olarak, öğrencilerin dersi iyi dinlemelerini görmektedirler. Daha sonra ise sırasıyla, öğretmenin yeterliliği, anne-babanın eğitim düzeyi, derslerde kullanılan öğretim yöntem ve teknikleri vs. faktörler öğrencilerin matematik başarısında etkin rol oynamaktadır. Cinsiyet faktörü ise öğrencilerin matematik başarısında en az etkisi olan faktör olarak görülmektedir.(...)Öğrencilerin matematik başarısı üzerinde anne-babanın eğitim düzeyinin, matematik öğretmenlerinin %71’i tarafından çok etkili, %29’u tarafından ise etkili bir faktör olarak düşünüldüğü görülmektedir. Bu veriler, öğretmenlerin öğrencilerin matematik başarısında anne-babanın eğitim düzeyini çok belirleyici bir unsur olarak gördüklerini göstermektedir.(...)Öğrenciler ailelerinin kendilerinden matematik dersinde başarılı olmalarını beklemekte ve öğrenciler de bu beklentinin bilincindedirler (%95,9). Ailelerin, çocuklarının matematikte başarılı olmalarına yönelik beklentilerinin gerçekleşebilme oranı ise eğitim düzeylerinin yüksekliği ile daha fazla artmaktadır. Çünkü, anne-babanın eğitim düzeyi çocuklarının derslerdeki başarısının/başarısızlığının işaretçisi konumundadır (Hortaçsu, 1994; Hall ve diğer, 1999). Özellikle de, annenin eğitim düzeyinin yüksekliği bu beklentinin gerçekleşmesinde daha etkin rol oynamaktadır. Çünkü, çocuğun yetişmesinde ve akademik başarısında annenin eğitim düzeyi, babanın eğitim düzeyine göre daha belirleyici bir rol üstlenmektedir. Eğitim düzeyi yüksek olan bir anne, çocuğuna derslerinde hem öğretmenlik hem de rehberlik yapabilmektedir (Hortaçsu, 1995).(...)
Matematik öğretmenlerine göre, öğrencilerin matematik başarısı üzerinde öğretmen yeterlilikleri, %86 oranında çok etkili, %14 oranında etkilidir. Öğretmen yeterliliği olarak, bir matematik öğretmeninin konu alan bilgisi, pedagojik bilgisi ve genel kültür bilgisi kastedilmektedir. Buna göre, matematik öğretmenleri öğrencilerin matematik başarısı üzerinde öğretmen yeterliliklerinin çok etkili olduğu konusunda görüş birliği içerisindedirler (%100). Günümüzde, her alanda ve özellikle eğitim alanında yaşanmakta olan hızlı gelişmeler de öğretmenlerin kendilerini çağın şartlarına göre yenilemelerini zorunlu kılmaktadır.(...)
Sonuç olarak; Matematik, öğrencilerin büyük bir çoğunluğu için zor bir ders olarak görülmektedir. Bu durumda, öğrencilerin matematikten uzaklaşmasına ve korkmasına neden olmaktadır. Matematiğin öğrencilerin çoğunluğu tarafından korkulan bir ders olarak görülmesinin altında sadece bir faktörün etkin olduğunu söylemek zordur. Çünkü, öğrencilerin matematik başarısını etkileyen bir çok faktör vardır. Burada önemli olan, bu faktörlerin belirlenmesi ve öğrenciler lehine işlevsel hâle getirebilmesidir. Özellikle de matematik öğretmenlerinin, bu faktörlerin neler olduğu ve öğrencilerin matematik başarısındaki önemi hakkında bilgi sahibi olmaları çok önemli hatta zarurîdir. Öğretmenler, ancak bu şekilde öğrencilerinin matematik başarılarını ve düzeylerini daha sağlıklı bir şekilde değerlendirebilir ve onlara matematiksel kavramların öğretiminde daha iyi rehberlik edebilirler."
Şemsettin DURSUN -Yüksel DEDE
Cumhuriyet Üni Eğitim Fak İlköğretim Bölümü
Bu makale GÜ, Gazi Eğitim Fakültesi Dergisi, Cilt 24, Sayı2 (2004) 217-230 yayınlanmış olup bazı bölümleri kısaltılarak konu özeti geçilerek burada alıntılanmıştır. Tam metnine ilgili derginin belirtilen sayısından edinilebileceği gibi online olarak
http://www.gefad.gazi.edu.tr/window/dosyapdf/2004/2/2004-2-217-320-16-cemsettindursun-yckseldede.pdf adresinden ulaşılabilir.
http://www.gefad.gazi.edu.tr/window/dosyapdf/2004/2/2004-2-217-320-16-cemsettindursun-yckseldede.pdf adresinden ulaşılabilir.
Elhamdülillah, Açılır Bahtımız
Elhamdülillah, bugün o kadar mutluyum ki
anlatamam. Yeni bir yıla girmek üzere olduğumuz şu günlerde, beni son derece
mutlu eden bir olayı, sizinle paylaşmak istiyorum. Üç yıl önce, alnımın teriyle zor
şartlarda bitirmiş olduğum öğretmenlik diplomasının karşılığını nihayet bugün
aldım. Aralık başlarında müracaat edip merakla beklediğimiz öğretmenlik atamaları sonucunda, bugün memleketim olan
Konya’nın Ahırlı ilçesine ilk tercihten atandım. Bu sonuç, beni o kadar sevindirdi ki anlatamam. Atanmak, dünyalık küçük bir olay olsa da uzun zamandır bekleyiş ve zorlu süreçlerin ardından gelmesi sebebiyle beni çok mutlu etti. Daha önce de çok
başarılarım olmuştu. Fen liseleri imtihanları, Üniversite sınavları, Akademik
Lisans sınavları…vs Hepsinden de ayrı ayrı başarılar yaşamıştım. Onlarla da çok
mutlu olmuştum fakat bugün içimdeki mutluluk bunlardan çok farklı. Kalbim, öncekilerden
daha mutlu ve daha huzurlu. Elhamdülillah, Elhamdülillah…
Yıllarca okuduğum çileli
ve zor günlerin ardından, vatanıma milletime ve canımdan çok sevdiğim öğrencilerime,
öğrendiklerimi öğretmek için bugün bana devletimiz tarafından bir imkân ve bir
şans verildi. Duygularımı ifade etmeden önce, Allah, bu mutluluğu bekleyen herkese
nasip etsin diyorum.
Bu senenin ilk günleri
ile birlikte hayatımda çok güzel olaylar olmaya başlamıştı. Senenin başından
itibaren dershanede o kadar yorucu bir program eşliğinde, öğretmenlik görevimi
sürdürmekte iken, bir yandan da staj ve adaylık işlemlerinin kaldırılmasını
sağladım. Askerlik nedeniyle dondurmuş olduğum, ilahiyat fakültesi sınavlarına
en güzel şekilde hazırlanarak, hiçbirisinden kalmadan, Anadolu Üniversitesi İlahiyat
Fakültesinden “Onur Öğrencisi” olarak mezun oldum. Gündüzleri dershanede
çalıştığım için vakit darlığından dolayı, KPSS’ye sabah namazından daha önce kalkarak,
dershaneye gidene kadar, sabahları her gün düzenli çalışmıştım. Bizim bölüm için çok da iyi bir puan olmasa da 87,308/100,00 sonucu; benim açımdan mart ayından sonra başlayan
çalışma temposu için kabul edilebilir bir neticeydi. Artık
Allah’tan bu sene için tek bir beklentim kalmıştı, bu yılın “öğretmenlik ataması
ile taçlanması”. Bu durum da sanki olacak gibiydi. İçimde bir his vardı ama tam
olarak emin olamıyordum.
Puanımın biraz yüksek
olmasından dolayı dershanedeki görevimden sözleşmem bittikten sonra hemen istifa
ettim ve başka yeni bir kurumla da anlaşma yapmadım. Belki de puanıma güvenerek bir risk almıştım. Artık her şeyim hazırdı sadece
atamaların yapılması gerekiyordu. Önce Eylül ataması yapıldı. Her yıl açıklanan branş sıralamaları nedense bu yıl
açıklanmamıştı. Bu nedenle önümde kaç adayın bulunduğunu, şansımın ne kadar
olduğunu bilmeden atamalar için tercih yapmak zorundaydım. Kontenjan çok
değildi ama bir ümit işte. Bu hal içinde, umutlu-umutsuz
bir şekilde başvurdum. Sonuçlar açıklandı, maalesef olmamıştı. Yaklaşmıştım
ama olmamıştı, atamayı 0,3 puanla kaçırmıştım. (Toplam 121 kadrolu, 282
sözleşmeli; 87,647 de kalmıştı atama taban puanı) Artık geleneksel olarak
yapılan şubat atamasını bekleyecektim. Ama bir gariplik oldu. Aralık döneminde,
yeni bir atama daha oldu. Tekrar başvurdum. Bu sefer belki olabilir diyordum.
İçimde hala bir tedirginlik vardı. Kontenjanlar yine azdı. Şansımız yok
gibiydi. Ama “bir ihtimal olabilir”, “belki bu sefer bir yer gelebilir”
diyordum. Sonunda sonuçlar açıklandı, sanki nispet yaparcasına kıl payı
kalmıştım yine. Bu sefer, 0,1 puanlık bir fark vardı sadece. (Kadrolu 447
kişi; 87,427 de kalmıştı atama taban puanı) Çok sıkılmıştım bu durumdan.
Herkesin arayıp sormaları, akrabalarımın, arkadaşlarımın sözleri, içimi
bunaltıyordu ama kalbime; “var bunda da bir hayır” diyerek sabretmeyi tercih
ettim. “Bu sefer olmadı ama şubat atamasında olur” dedim. Beklemek, evde onca
bilgiyle boş boş oturmak, öğrencilere aktarmak varken dışarı bile çıkmadan
oturmak, canımı epey sıkmıştı. Ama sabrediyordum. Sonunda beklenen oldu. Ben
“yıl bitti” derken, hiç beklenmeyen bir zamanda yılın son günlerinde, normalde hiç
olmayan yeni bir sözleşmeli ataması için öğretmenlik atama başvuruları alındı.
Artık öyle bir hale gelmiştim ki, başvuru yaptığım MEB ilçe müdürlüğündeki
memurlar, başvuruyu onaylamaya gittiğimde, iyice tanışmış olacağız ki bana ismimi
söyleyerek, “artık bir daha gelme” diyorlardı. Ben de “inşallah” diyerek
başvurumu onaylattım ve sonunda 30 Aralık’ta atamaların sonuçları açıklandı.
Her defasında bilgisayarın tuşlarına korka korka basarken, artık bu sefer farklı
bir hisle bilgisayar başında, bakanlığın sitesinden sonuçları öğrendim. İlk
tercihim olan mecburi hizmet bölgesi, Konya'nın Ahırlı ilçesine atandım. İnsanın o anki durumunu, hiçbir şey ifade edemez. Bu
duyguyu yaşamak o kadar güzel ve aynı zamanda zor ki, şu an ne desem kelimeler
kifayetsiz kalır.
Allah, öğretmen
atamalarına her defasında bir ümitle başvurup da ataması olmayan öğretmen
arkadaşlarımıza da en kısa zamanda bu sevinci yaşatsın diyorum. Defalarca
okuduğum “Açılır Bahtımız” şiiriyle başlayan atama sürecimiz, nihayet sevinçle
neticelendi. Artık heyecan içinde, görevime başlayacağım günleri bekliyorum. Size
acizane tavsiyem; daima sabır ve sükûnet içerisinde bekleyerek, dileklerinizin
sizin için hayırlı olacağı zaman gelene kadar, Allah’a güvenmeye devam edin.
Allah, hakkınızda hayırlı olanı en güzel zamanda karşınıza çıkarsın…
Kadir PANCAR
30.12.2009
Açılır bahtımız bir gün, böyle battıkça batmaz ya
Sebepler halk eder Halik, Kerem bâbın kapatmaz ya
Benim Hakk’a münâcâtım değildir rızk için haşa
Hüdâ Rezzak-ı âlemdir, rızıksız kul yaratmaz ya
Erzurumlu ibrahim Hakkı
Minimum Puanlar ve Atama (2009)
https://www.memurlar.net/haber/156731/2009-5-donem-ogretmen-atama-sonucu-olusan-minumum-puanlar.html
https://www.memurlar.net/haber/155820/meb-2009-aralik-ilk-atama-sonucu-olusan-minumum-puanlar.html
https://www.memurlar.net/haber/149000/2009-2-ogretmen-atamalarinda-olusan-minimum-puanlar.html
https://www.memurlar.net/haber/155820/meb-2009-aralik-ilk-atama-sonucu-olusan-minumum-puanlar.html
https://www.memurlar.net/haber/149000/2009-2-ogretmen-atamalarinda-olusan-minimum-puanlar.html
https://personel.meb.gov.tr/kilavuz/Guncel_Aral%C4%B1k%202009%20%C3%96%C4%9Fretmenlik%20%C4%B0%C3%A7in%20Ba%C5%9Fvuru%20ve%20Atama%20K%C4%B1lavuzu%20_Aral%C4%B1k%202009_.pdf


.bmp)
