Elhamdülillah, bugün o kadar mutluyum ki
anlatamam. Yeni bir yıla girmek üzere olduğumuz şu günlerde, beni son derece
mutlu eden bir olayı, sizinle paylaşmak istiyorum. Üç yıl önce, alnımın teriyle zor
şartlarda bitirmiş olduğum öğretmenlik diplomasının karşılığını nihayet bugün
aldım. Aralık başlarında müracaat edip merakla beklediğimiz öğretmenlik atamaları sonucunda, bugün memleketim olan
Konya’nın Ahırlı ilçesine ilk tercihten atandım. Bu sonuç, beni o kadar sevindirdi ki anlatamam. Atanmak, dünyalık küçük bir olay olsa da uzun zamandır bekleyiş ve zorlu süreçlerin ardından gelmesi sebebiyle beni çok mutlu etti. Daha önce de çok
başarılarım olmuştu. Fen liseleri imtihanları, Üniversite sınavları, Akademik
Lisans sınavları…vs Hepsinden de ayrı ayrı başarılar yaşamıştım. Onlarla da çok
mutlu olmuştum fakat bugün içimdeki mutluluk bunlardan çok farklı. Kalbim, öncekilerden
daha mutlu ve daha huzurlu. Elhamdülillah, Elhamdülillah…
Yıllarca okuduğum çileli
ve zor günlerin ardından, vatanıma milletime ve canımdan çok sevdiğim öğrencilerime,
öğrendiklerimi öğretmek için bugün bana devletimiz tarafından bir imkân ve bir
şans verildi. Duygularımı ifade etmeden önce, Allah, bu mutluluğu bekleyen herkese
nasip etsin diyorum.
Bu senenin ilk günleri
ile birlikte hayatımda çok güzel olaylar olmaya başlamıştı. Senenin başından
itibaren dershanede o kadar yorucu bir program eşliğinde, öğretmenlik görevimi
sürdürmekte iken, bir yandan da staj ve adaylık işlemlerinin kaldırılmasını
sağladım. Askerlik nedeniyle dondurmuş olduğum, ilahiyat fakültesi sınavlarına
en güzel şekilde hazırlanarak, hiçbirisinden kalmadan, Anadolu Üniversitesi İlahiyat
Fakültesinden “Onur Öğrencisi” olarak mezun oldum. Gündüzleri dershanede
çalıştığım için vakit darlığından dolayı, KPSS’ye sabah namazından daha önce kalkarak,
dershaneye gidene kadar, sabahları her gün düzenli çalışmıştım. Bizim bölüm için çok da iyi bir puan olmasa da 87,308/100,00 sonucu; benim açımdan mart ayından sonra başlayan
çalışma temposu için kabul edilebilir bir neticeydi. Artık
Allah’tan bu sene için tek bir beklentim kalmıştı, bu yılın “öğretmenlik ataması
ile taçlanması”. Bu durum da sanki olacak gibiydi. İçimde bir his vardı ama tam
olarak emin olamıyordum.
.bmp)
Puanımın biraz yüksek
olmasından dolayı dershanedeki görevimden sözleşmem bittikten sonra hemen istifa
ettim ve başka yeni bir kurumla da anlaşma yapmadım. Belki de puanıma güvenerek bir risk almıştım. Artık her şeyim hazırdı sadece
atamaların yapılması gerekiyordu. Önce Eylül ataması yapıldı. Her yıl açıklanan branş sıralamaları nedense bu yıl
açıklanmamıştı. Bu nedenle önümde kaç adayın bulunduğunu, şansımın ne kadar
olduğunu bilmeden atamalar için tercih yapmak zorundaydım. Kontenjan çok
değildi ama bir ümit işte. Bu hal içinde, umutlu-umutsuz
bir şekilde başvurdum. Sonuçlar açıklandı, maalesef olmamıştı. Yaklaşmıştım
ama olmamıştı, atamayı 0,3 puanla kaçırmıştım. (Toplam 121 kadrolu, 282
sözleşmeli; 87,647 de kalmıştı atama taban puanı) Artık geleneksel olarak
yapılan şubat atamasını bekleyecektim. Ama bir gariplik oldu. Aralık döneminde,
yeni bir atama daha oldu. Tekrar başvurdum. Bu sefer belki olabilir diyordum.
İçimde hala bir tedirginlik vardı. Kontenjanlar yine azdı. Şansımız yok
gibiydi. Ama “bir ihtimal olabilir”, “belki bu sefer bir yer gelebilir”
diyordum. Sonunda sonuçlar açıklandı, sanki nispet yaparcasına kıl payı
kalmıştım yine. Bu sefer, 0,1 puanlık bir fark vardı sadece. (Kadrolu 447
kişi; 87,427 de kalmıştı atama taban puanı) Çok sıkılmıştım bu durumdan.
Herkesin arayıp sormaları, akrabalarımın, arkadaşlarımın sözleri, içimi
bunaltıyordu ama kalbime; “var bunda da bir hayır” diyerek sabretmeyi tercih
ettim. “Bu sefer olmadı ama şubat atamasında olur” dedim. Beklemek, evde onca
bilgiyle boş boş oturmak, öğrencilere aktarmak varken dışarı bile çıkmadan
oturmak, canımı epey sıkmıştı. Ama sabrediyordum. Sonunda beklenen oldu. Ben
“yıl bitti” derken, hiç beklenmeyen bir zamanda yılın son günlerinde, normalde hiç
olmayan yeni bir sözleşmeli ataması için öğretmenlik atama başvuruları alındı.
Artık öyle bir hale gelmiştim ki, başvuru yaptığım MEB ilçe müdürlüğündeki
memurlar, başvuruyu onaylamaya gittiğimde, iyice tanışmış olacağız ki bana ismimi
söyleyerek, “artık bir daha gelme” diyorlardı. Ben de “inşallah” diyerek
başvurumu onaylattım ve sonunda 30 Aralık’ta atamaların sonuçları açıklandı.
Her defasında bilgisayarın tuşlarına korka korka basarken, artık bu sefer farklı
bir hisle bilgisayar başında, bakanlığın sitesinden sonuçları öğrendim. İlk
tercihim olan mecburi hizmet bölgesi, Konya'nın Ahırlı ilçesine atandım. İnsanın o anki durumunu, hiçbir şey ifade edemez. Bu
duyguyu yaşamak o kadar güzel ve aynı zamanda zor ki, şu an ne desem kelimeler
kifayetsiz kalır.
Allah, öğretmen
atamalarına her defasında bir ümitle başvurup da ataması olmayan öğretmen
arkadaşlarımıza da en kısa zamanda bu sevinci yaşatsın diyorum. Defalarca
okuduğum “Açılır Bahtımız” şiiriyle başlayan atama sürecimiz, nihayet sevinçle
neticelendi. Artık heyecan içinde, görevime başlayacağım günleri bekliyorum. Size
acizane tavsiyem; daima sabır ve sükûnet içerisinde bekleyerek, dileklerinizin
sizin için hayırlı olacağı zaman gelene kadar, Allah’a güvenmeye devam edin.
Allah, hakkınızda hayırlı olanı en güzel zamanda karşınıza çıkarsın…
Kadir PANCAR
30.12.2009
Açılır bahtımız bir gün, böyle battıkça batmaz ya
Sebepler halk eder Halik, Kerem bâbın kapatmaz ya
Benim Hakk’a münâcâtım değildir rızk için haşa
Hüdâ Rezzak-ı âlemdir, rızıksız kul yaratmaz ya
Erzurumlu ibrahim Hakkı
0 yorum:
Fayda vermeyen ilimden Allah'a sığınırım. İlim; amel etmek ve başkalarıyla paylaşmak içindir. Niyetimiz samimiyetle insanlara yararlı olmaktır, akıbetimiz bu vesileyle güzel olsun. Dua eder, dualarınızı beklerim...
"Allah'ım; bana fayda sağlayacak ilimleri öğret ve ilmimi ziyadeleştir."
“Allahım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana güvendim. Yüzümü, gönlümü sana çevirdim. İşlediğim tüm günahlarımı affeyle! Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dînin üzere sâbit kıl. Beni Müslüman olarak vefât ettir ve beni sâlihler arasına kat!”
“Rabbim! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme! Bize tarafından bir rahmet bağışla.Öne geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Muhakkak ki lütfu en bol olan Sen’sin. Senden başka ilâh yoktur."
Lâ ilâhe illallah Muhammedürrasulüllâh
KADİR PANCAR