Yok Gibi Yaşamak, Adil Erdem Bayazıt

Adil Erdem Bayazıt, 1939 yılında Kahramanmaraş’ta dünyaya gelmiştir. İlk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamlamıştır. 1953 yılında İstiklal Ortaokulu’ndan, 1959 yılında ise Kahramanmaraş Lisesi’nden mezun olmuştur. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydolmuş, ancak geçim sıkıntısı nedeniyle öğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde sürdürmüştür. 1963 yılında askere gitmiş, Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı Çuvallı Köyü’nde yedek subay öğretmen olarak görev yapmıştır. Askerlik dönüşü Hukuk Fakültesi’ni bırakarak Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne geçmiştir. 1971 yılında bu bölümden mezun olmuştur. Edebiyat öğretmeni olarak Kahramanmaraş Lisesi’nde görev yapmıştır. Daha sonra Kahramanmaraş İl Halk Kütüphanesi müdürlüğü görevini yürütmüştür. İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nın kuruluşunda genel sekreterlik yapmıştır. Millî Eğitim Bakanlığı Basın Bürosu’nda memurluk, Millî Kütüphane’de şube müdür yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Ardından Sanayi Bakanlığı’nda insan gücü eğitim daire başkan yardımcılığı görevini sürdürürken istifa etmiş, Akabe Yayınları’nı ve Mavera dergisini kurmuştur. 
Adil Erdem Bayazıt, henüz öğrencilik yıllarında şiir yazmaya başlamıştır. Edebiyat ve Mavera dergilerinin kurucuları arasında yer almıştır. İlk şiir kitabı "Sebeb Ey" 1972 yılında yayımlanmıştır. "Risaleler" adlı kitabı ise 1987’de çıkmıştır. 1981 yılında bir film ekibiyle Afganistan’a gitmiş, bu yolculuktaki izlenimlerini "İpek Yolundan Afganistan’a" adlı eserinde toplamıştır. Bu kitabıyla 1983 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Basın Ödülü’nü kazanmıştır. 1984 yılında yeniden devlet memurluğuna dönmüştür. Devlet Planlama Teşkilatı’nda sözleşmeli personel olarak görev yapmıştır. 1987 seçimlerinde Anavatan Partisi’nden Kahramanmaraş milletvekili adayı olmuş ve seçilmiştir. 18. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev almıştır. 1988 yılında "Risaleler" kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği Şiir Ödülü’nü kazanmıştır. 1991 seçimlerinde aday olmamış, İstanbul’a yerleşmiştir. 
Erdem Bayazıt, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Alaeddin Özdenören, Ali Kutlay ve Mehmet Akif İnan ile birlikte “Yedi Güzel Adam” olarak anılan edebî topluluk içinde yer almıştır. Adil Erdem Bayazıt'ın şiir ve yazıları Büyük Doğu, Edebiyat, Mavera, Yedi İklim ve Hece gibi dergilerde yayımlanmıştır. Bayazıt, akciğer kanseri nedeniyle 5 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir. Ölümünden sonra pek çok okul ve kültür merkezine adı verilmiştir. Başlıca eserleri arasında Sebeb Ey, Risaleler, Gelecek Zaman Risalesi, İpek Yolundan Afganistan’a, Vahyin Diriltici Soluğu ve Kelimenin Dirilişi yer almaktadır. Bayazıt, hem şiirlerinde hem düşünce dünyasında inanç, mücadele ve insanlık temalarını işlemiş; çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olmuştur.

Boğuk bir bakışın oluyor senin
Bir girdap derinliğinde kayboluyor gibiyim
Yok gibi yaşamak bu kalkıp kurtulmak gibi kalabalıktan
Durma bana türkü söyle Anadolu olsun
Susuz dudak gibi çatlak olsun
Karanfil gibi olsun kara çiçek gibi solgun yüzün
Durmadan akıyor kalbim ayaklarına bana karanlık bakma
Ağlıyorum bir karanlık karayel saçlarına
Çekme ülkemden nar yangını gözlerini
Beni bu kentten kurtar beni yalnız ko git beni
Arıyorum arıyorum o ilk çağ ırmaklarında sedef ellerini

Susmam seni ürkütmesin içimde çağlar var bilmelisin
Katı bir yalnızlık bu bilmelisin
Kaçmam kendimi bulmam ben senden yoksunum iyi bilmelisin.

Şu yalnızlık çıkmazında önümde niye sen varsın
Niye herşey bir anda kayıyor sen kayıyorsun
Kalbim niçin bu kadar yabancı sen niye yoksun
Bir sam yüklü geceleri içimden atamıyorum
Niye bunları bir anda unutamıyorum

Hadi tut elimden gök gibi ölü kadar yalnızım.
Adil Erdem Bayazıt 
0 yorum

Birazdan Gün Doğacak, Adil Erdem Bayazıt

Adil Erdem Bayazıt, 1939 yılında Kahramanmaraş’ta dünyaya gelmiştir. İlk ve orta öğrenimini bu şehirde tamamlamıştır. 1953 yılında İstiklal Ortaokulu’ndan, 1959 yılında ise Kahramanmaraş Lisesi’nden mezun olmuştur. Aynı yıl İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kaydolmuş, ancak geçim sıkıntısı nedeniyle öğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde sürdürmüştür. 1963 yılında askere gitmiş, Burdur’un Yeşilova ilçesine bağlı Çuvallı Köyü’nde yedek subay öğretmen olarak görev yapmıştır. Askerlik dönüşü Hukuk Fakültesi’ni bırakarak Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne geçmiştir. 1971 yılında bu bölümden mezun olmuştur. Edebiyat öğretmeni olarak Kahramanmaraş Lisesi’nde görev yapmıştır. Daha sonra Kahramanmaraş İl Halk Kütüphanesi müdürlüğü görevini yürütmüştür. İstanbul Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı’nın kuruluşunda genel sekreterlik yapmıştır. Millî Eğitim Bakanlığı Basın Bürosu’nda memurluk, Millî Kütüphane’de şube müdür yardımcılığı görevlerinde bulunmuştur. Ardından Sanayi Bakanlığı’nda insan gücü eğitim daire başkan yardımcılığı görevini sürdürürken istifa etmiş, Akabe Yayınları’nı ve Mavera dergisini kurmuştur. 
Adil Erdem Bayazıt, henüz öğrencilik yıllarında şiir yazmaya başlamıştır. Edebiyat ve Mavera dergilerinin kurucuları arasında yer almıştır. İlk şiir kitabı "Sebeb Ey" 1972 yılında yayımlanmıştır. "Risaleler" adlı kitabı ise 1987’de çıkmıştır. 1981 yılında bir film ekibiyle Afganistan’a gitmiş, bu yolculuktaki izlenimlerini "İpek Yolundan Afganistan’a" adlı eserinde toplamıştır. Bu kitabıyla 1983 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Basın Ödülü’nü kazanmıştır. 1984 yılında yeniden devlet memurluğuna dönmüştür. Devlet Planlama Teşkilatı’nda sözleşmeli personel olarak görev yapmıştır. 1987 seçimlerinde Anavatan Partisi’nden Kahramanmaraş milletvekili adayı olmuş ve seçilmiştir. 18. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev almıştır. 1988 yılında "Risaleler" kitabıyla Türkiye Yazarlar Birliği Şiir Ödülü’nü kazanmıştır. 1991 seçimlerinde aday olmamış, İstanbul’a yerleşmiştir. Erdem Bayazıt, Cahit Zarifoğlu, Rasim Özdenören, Nuri Pakdil, Alaeddin Özdenören, Ali Kutlay ve Mehmet Akif İnan ile birlikte “Yedi Güzel Adam” olarak anılan edebî topluluk içinde yer almıştır. 
Adil Erdem Bayazıt'ın şiir ve yazıları Büyük Doğu, Edebiyat, Mavera, Yedi İklim ve Hece gibi dergilerde yayımlanmıştır. Bayazıt, akciğer kanseri nedeniyle 5 Temmuz 2008 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir. Ölümünden sonra pek çok okul ve kültür merkezine adı verilmiştir. 
Başlıca eserleri arasında Sebeb Ey, Risaleler, Gelecek Zaman Risalesi, İpek Yolundan Afganistan’a, Vahyin Diriltici Soluğu ve Kelimenin Dirilişi yer almaktadır. Bayazıt, hem şiirlerinde hem düşünce dünyasında inanç, mücadele ve insanlık temalarını işlemiş; çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden biri olmuştur.

 

(Nuri Pakdil'e)

Beton duvarlar arasında bir çiçek açtı
Siz kahramanısınız çelik dişliler arasında direnen insanlığın
Saçlarınız ızdırap denizinde bir tutam başak
Elleriniz kök salmış ağacıdır zamana
O inanmışlar çağının.

Zaman akar yer direnir gökyüzü kanat gerer
Siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde
Karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz
Soluğunuz umutsuz ceylanların gözyaşına sünger.

Gün doğar rüzgar eser bulut dolanır
Rahmet şarkısı söyler yağmurlar
Alnınız en soylu isyandır demir külçelere
Gürültü susar ses donar sevgi tohumu patlar
Sessiz bir bombadır konuşur derinlerde.
Ey bizim sabır yüklü toprağımızın kutsal ağacı
Sen bize hayatsın umutsun mezarlar kadar derin
Bizi tutan bir şey varsa dirilten o sensin
Üzerinde uyuduğumuz yavru kuşların tüy renkli sıcaklığı.
Ey damarlarımızda donan buz yüzlü heykeller beldesinden
Yıkıntılar sonrası sığındığım şefkat anası
Ey dağları yerinden oynatan ses ey mermeri toz eden rüzgar
Ey alemi donatan ışık toprağa can veren el.

Gün olur toprak uyanır uyanır böcekler
Sarı bozkır titrer çıplak dağlar yeşerir gök yıkanır kirli
dumanlardan
Su coşar deniz kabarır canlanır ölü şehirler
Yemyeşil bir rüzgar eser yıldızlar arasından.

Şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü
Çatlayacak yalanın çelik kabuğu
Sizin bahçenizde büyüyecek imanın güneş yüzlü çocuğu. 

Adil Erdem Bayazıt-1966

0 yorum

Yedi Güzel Adam, Cahit Zarifoğlu

Cahit Zarifoğlu, 1 Temmuz 1940’ta Ankara’da dünyaya gelmiş ve Türk edebiyatında hem şiir hem de düzyazı alanında kendine has bir yer edinmiştir. Çocukluk ve gençlik dönemini Kahramanmaraş’ta geçiren Cahit Zarifoğlu, lise eğitimini tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde yükseköğrenim görmüştür. Cahit Zarifoğlu'nun şiir yolculuğu 1960’lı yıllarda Diriliş, Edebiyat ve Mavera gibi dergiler etrafında şekillenmiştir. 1976’da dostlarıyla birlikte kurduğu Mavera dergisiyle 1980 kuşağı edebiyatına yön vermiş, pek çok genç şaire de edebî bir zemin sunmuştur. Hayatı boyunca öğretmenlik, çevirmenlik ve çocuk kitapları yazarlığı gibi farklı alanlarda üretim yapmıştır. İnanç, mücadele, aşk, doğa, metafizik derinlik, çocukluk ve bireysel arayış temaları şiirlerinde sıklıkla karşımıza çıkar. Zarifoğlu, hem İslami geleneğin hem de modern Batı edebiyatının izlerini aynı potada eriten ender yazarlardan biridir. 7 Haziran 1987’de, 46 yaşındayken İstanbul’da vefat etmiştir.
Şairin en önemli eserlerinden biri olan “Yedi Güzel Adam” şiiri, onun düşünsel derinliğini ve estetik duyarlılığını en açık biçimde yansıtır. İlk kez 1973 yılında aynı adlı kitapta yayımlanan bu şiir, Zarifoğlu’nun şiir dünyasının merkezinde yer alır. Şiirdeki “yedi adam” imgesi, hem bireysel karakterleri hem de ortak bir idealin sembolü olan toplumsal bir kimliği temsil eder. Bu figürlerin, Rasim Özdenören, Alaeddin Özdenören, Erdem Beyazıt, Akif İnan, Mehmet Akif Aydoğan, Sezai Karakoç ve Cahit Zarifoğlu’nun kendisini içeren bir dost çevresini simgelediği düşünülmektedir.

0 yorum

Bekleyen-Beklenen Şiiri

BEKLEYEN

Sen, kaçan ürkek ceylânsın dağda,

Ben, peşine düşmüş bir canavarım!

İstersen dünyayı çağır imdada;

Sen varsın dünyada, bir de ben varım!

 

Seni korkutacak geçtiğin yollar,

Arkandan gelecek hep ayak sesim.

Sarıp vücudunu belirsiz kollar,

Enseni yakacak ateş nefesim.

 

Kimsesiz odanda kış geceleri,

İçin ürperdiği demler beni an!

De ki: Odur sarsan pencereleri,

De ki: Rüzgâr değil, odur haykıran!

 

Göğsümden havaya kattığım zehir,

Solduracak bir gül gibi ömrünü,

Kaçıp dolaşsan da sen, şehir şehir,

Bana kalacaksın yine son günü.

 

Ölürsün... Kapanır yollar geriye;

Ben mezarla sırdaş olur, beklerim.

Varılmaz hayale işaret diye,

Toprağında bir taş olur, beklerim...

NECİP FAZIL KISAKÜREK-1930


*****


BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahı,

Ne taze ölüyü mezar.

Ne de şeytan, bir günahı,

Seni beklediğim kadar.

 

Geçti istemem gelmeni,

Yokluğunda buldum seni;

Bırak vehmimde gölgeni,

Gelme, artık neye yarar?

NECİP FAZIL KISAKÜREK-1937


0 yorum

Kaldırımlar, Necip Fazıl Kısakürek

Necip Fazıl Kısakürek, Maarif Vekâleti tarafından yapılan sınav sonucunda, Paris'te Sorbonne Üniversitesi'ne eğitime gönderilir. Paris'te Sorbonne Üniversitesi'nde bir süre eğitim alan Necip Fazıl Fransız yazar ve şair Charles Baudelaire’den etkilenir. Ahmet Haşim, Yahya Kemal, Attila İlhan, Necip Fazıl gibi ne kadar Fransa’da/Paris’te eğitim almış, şairimiz varsa Charles Baudelaire’den etkilenmişlerdir. Charles Baudelaire, çağında yer alan egemen düşünceye karşı isyanı ile bilinen ve zaman zaman yazıları yasaklanan bir şairdir. Necip Fazıl, Paris'te kendisini sonradan kendisinin de hiç hazetmediği bir bohem hayat tarzına kaptırır ve burada tüm parasını kumarda harcar. Necip Fazıl, gecenin geç saatlerinde parasız pulsuz Paris'in sokaklarında kaldığı böyle bir günde, (Kaldırımlar) şiirini yazar. 

''Kaldırımlar'' şiiri ile Necip Fazıl "Şairlerin Sultanı" unvanını almıştır. Kaldırımlar şiirinin basılı ilk hali, Hayat Dergisi'nin 19 Nisan 1928 tarihli sayısında (Hayat Degisi, Sayı; 73, sayfa; 3) yer alır.  Necip Fazıl yazdığı Kaldırımlar şiirinde, Edebiyat çevreleri tarafından yanlış anlaşıldığını düşünmektedir. O; yirminci yüzyılın ruhunu, amacını yitirmiş, toplumda bunalım yaşayanların şiirini yazmıştır. Ancak şiiri okuyanlar, kaldırımlarda geceleyen, evsiz barksız serseri birisinin ruh halinin ustalıkla anlatıldığını düşünmüşlerdir. Kaldırımlar şiiri üç bölümdür. En popüler olanı, herkes tarafından bilineni, 1. Bölümdür.

"Kaldırımlar"’ şiiri, Necip Fazıl Kısakürek’in Abdülhakîm Arvâsî ile tanışmadan önceki zamanlarında, 22 yaşlarında iken yazdığı bir şiirdir. Necip Fazıl, 1934 yılına kadar bohem bir hayat sürerken,  Abdülhakîm Arvâsî ile  tanışınca İslam tasavvufuna yönelir ve bir anlamda hayatında büyük bir değişim gerçekleştirir. Necip Fazıl, İslam tasavvufu döneminden önce yazdığı bazı şiirlerini yeni düşünce dünyasına göre düzenler, bazılarını ise yok sayar. 
Necip Fazıl, hayatının bilinçsiz geçen ilk dönemlerini, aşağıdaki  dizelerle şiirinde şöyle ifade eder:
Tam otuz yıl saatim işlemiş ben durmuşum, 
Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum
Necip Fazıl, hayatındaki yaşadığı değişimi, mürşidi Abdülhakîm Arvâsî ile karşılaşmalarını ve tasavvufa yönelik hatıralarını, "O ve Ben"’(Büyük Doğu Yayınları, 2013) isimli kitabında anlatmıştır. Abdülhakim Arvasi ile tanışmasından sonra, Necip Fazıl Kısakürek artık başka bir insan olmaya karar vermiş ve geçmişine tevbe ederek kendisine temiz bir sayfa açmıştır. Yaşadığı dönemde, eski yaşamını yüzüne vuran kişilere: "Geçmişimi kurcalayanlara! Ben geçmişimi buruşturup çöpe attım, çöpü karıştıranlar ise kedi ve köpeklerdir." nükteli bir şekilde cevap vermiştir.
Necip Fazıl, edebi eserlerinde yazdıklarının yanına, Abdülhakim Arvasi'den öğrendiği tasavvuf yolculuğunu da gençlere aktararak onlara yol gösterir. Necip Fazıl, hayatındaki bu değişimden sonra eserlerinde Batı hayranlığının olumsuzluklarını dile getirip; Doğu kültürünün inceliklerini, İslam tasavvufunun güzelliklerini ve Allah sevgisini özellikle şiirlerinde sıklıkla işleyerek edebiyat dünyasında farklı bir bakış açısı kazandırmıştır.
 
0 yorum

Piyasa Bilgileri

🇺🇸 USD ..
🇪🇺 EUR ..
🇬🇧 GBP ..
🏆 ONS ..
🪙 GRAM ..
Piyasa verileri; Frankfurter ve Binance API sistemleri üzerinden çekilmektedir. Döviz kurları referans niteliğinde olup gecikmeli olabilir. Altın fiyatları, ons bazlı dijital varlık üzerinden hesaplanmaktadır. Veriler bilgilendirme amaçlıdır, hatalı olabilir ve kesinlikle yatırım tavsiyesi içermez.

İslam Kütüphanesi Seçmeler

Matematik Seçme Konuları

Aşağıdaki Yazılar İlginizi Çekebilir!!!

    Yükleniyor...