
Hicret; Tevhid inancının kalplerde yerleşmesinin, gerektiğinde maldan ve candan fedakârlık etmenin sembolüdür. Hicret; Ensar ve Muhacirin sergilediği dostluk ve kardeşliğin, birlik ve beraberliğin en güzel örneğidir. Hicret; ilk Müslümanların inançları uğruna gösterdikleri fedakârlığın en üst noktasıdır. Hicret; insan onurunu zedeleyen her türlü süfli duygu ve emelleri bir kenara atıp, gönlümüzü ulvi duygulara açmaktır. Hicret; gönüller tabibi olan Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) ifadesiyle, haram ve günahları terk ederek iyiliklere yönelmek, hakka teslim olmaktır.
Peygamber Efendimiz'i karşılamaya gelmiş Medine Halkı O Sevgili Rasül'e (s.a.v) nasıl da güzel seslenmişlerdi.
Ay doğdu üzerimize
Veda tepesinden
Şükür gerekti bizlere
Allah'a davetinden
Sen güneşsin sen aysın
Sen nur üstüne nursun
Sen süreyya ışığısın
Ey sevgili Ey Rasul
Ey bizden seçilen elçi
Yüce bir davetle geldin
Sen bu şehre şeref verdin
Ey sevgili hoş geldin
Ey Rasul sana söz verdik
Doğruluktan ayrılmayız
Sen ey esenlik yıldızı
Senin sevginle doluyuz
Şu sözlerdeki ahenk ve güzellik Medine Hakının nasıl da özlem ile Rasülüllah (s.a.v) beklediğinin büyük bir emaresidir. Öyle ki bu hicret kutlu bir sevdanın başlangıcı ve büyük islam uhuvvetinin de bir başlangıcı olmasına vesile olmuştur. Bu hicret ile birbirini tanımayan gönüller İslam kardeşliğinde birleşmişler Muhacir ve Ensar dostluğu başlamış ve bu dostluk sayesinde İslam'ın sedası daha gür bir şekilde çıkmaya başlamış ve Medine İslam devletinden Mekke'nin fethine doğru giden o kutlu süreç başlamıştır. Allah öyle büyük bir lütuf vermiş ki, öncesinde hiçbir şeyi kalmayan o muhacirler, daha sonraki senelerde kovuldukları, hor görüldükleri Mekke'ye büyük bir şan ve şerefle girmişlerdir.
Hicret iki ayrı gönülün birliğe doğrulmasının işaretidir. Hicret gönüllerin mahzunluktan kurtularak sevince gark olmasının günüdür. Hicret ev sahipliği yapabilecek olmanın neşesidir. Hicret bir manadır ve bu mana ancak islam ile kemale ermiştir. Hicret hüzünlü gönüllerin geride bıraktıklarına ağlamasından ziyade elde ettikleri servetin habercisidir. Hicret kıyamete kadar örnek gösterilecek olaylar zincirinin en tepe halkasıdır. Kutlu bir kavram olan hicret ancak sevgi ve muhabbetle anlaşılabilir. İşte o büyük hadise bizlere bir emare gibi, takvimlerde "yeni yılın habercisi" olarak her an hatırda tutulmasını icab etmiştir. Her yeni yıl bize bir hicreti hatırlatmalı ve gönüllerimizi Hicretin coşkusu ile sevindirmeli ve o güzide anları tekrar tekrar hatırlayarak bir nebze olsun kalbimizde manen yaşayabilmenin hazzını hayatımızda hissetmeliyiz.
Hz. Ömer (r.a) devrinde sahabenin, kameri takvimin başlangıcını hicret olarak belirlemeleri ona verilen değeri ve anlamı en iyi şekilde ifade eder. Bundan dolayıdır ki, Muharrem ayı İslam tarihinde müstesna bir yere sahiptir. Muharrem ayının onuncu gününe ise “aşure günü” denilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v), Muharrem ayına çok değer vermiş ve “Ramazan orucundan sonra en fazîletli oruç, Allah’ın değer verdiği ay olan muharrem ayında tutulan âşûrâ orucudur."(3-Müslim, Sıyam, 38) buyurmuş, bizatihi kendisi de bu ayda oruç tutmuştur. Bir Ayet mealinde "İman edip de Allah yolunda hicret ve cihat edenler; Muhacirleri barındırıp yardım edenler var ya, işte gerçek Mü'minler onlardır, onlar için mağfiret ve bol rızık vardır." (4-Enfal, 8/74.) buyrularak hicretin ne derece önemli bir kavram olduğu ifade edilmiştir.
"1 Muharrem ve Yeni Hicri Yılımızın" Tüm İslam aleminde hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Mevla'dan niyaz ederim.



0 yorum:
Fayda vermeyen ilimden Allah'a sığınırım. İlim; amel etmek ve başkalarıyla paylaşmak içindir. Niyetimiz samimiyetle insanlara yararlı olmaktır, akıbetimiz bu vesileyle güzel olsun. Dua eder, dualarınızı beklerim...
"Allah'ım; bana fayda sağlayacak ilimleri öğret ve ilmimi ziyadeleştir."
“Allahım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana güvendim. Yüzümü, gönlümü sana çevirdim. İşlediğim tüm günahlarımı affeyle! Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dînin üzere sâbit kıl. Beni Müslüman olarak vefât ettir ve beni sâlihler arasına kat!”
“Rabbim! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme! Bize tarafından bir rahmet bağışla.Öne geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Muhakkak ki lütfu en bol olan Sen’sin. Senden başka ilâh yoktur."
Lâ ilâhe illallah Muhammedürrasulüllâh
KADİR PANCAR