| Vatan Gazatesi 25/09/2015 |
Net Fikir » makalem » Mina'da Şeytan Taşlama
Mina'da Şeytan Taşlama
Etiketler :
gündem
Hac
ibadet
islam
makalem
Mina'da meydana gelen izdihamda resmi rakamlara göre 753(?) kişinin öldüğü ve binlerce kişinin yaralandığı izdiham, son yılların en büyük facialarındandır. Allah ölenlere rahmetiyle muamele edip cennetine koysun. Bu acı haber vesilesiyle Mina'da şeytan taşlamanın hükmünü, taşlamayı gereksiz ve anlamsız gören din sapıklarına karşı dilimiz döndüğünce izah etmeye çalışalım.
Mina'da şeytan taşlama (remyü'l-cimâr), hac ibadetinin vaciplerinden biridir. Bu ibadet, Hz. İbrahim'in (a.s) Allah'ın emrine uyarak oğlu Hz. İsmail'i (a s) kurban etmeye giderken şeytanın vesvesesine karşı koymasını hatırlatır. Rivayete göre şeytan, bu hadisede Hz. İbrahim'e (a.s) engel olmaya çalışmış, o da her defasında ona küçük taşlar atmıştır. Hacılar da bu hatırayı yaşatmak ve Allah'a bağlılıklarını ifade etmek için Mina'daki üç cemreye taş atarlar.
Şeytan taşlama, Kurban Bayramı'nın birinci günü yalnızca Büyük Cemre (Cemretü'l-Akabe)'ye yedi taş atılmasıyla başlar. Bayramın ikinci ve üçüncü günlerinde ise sırasıyla Küçük Cemre, Orta Cemre ve Büyük Cemre'ye yedişer taş atılır. Böylece her gün toplam yirmi bir taş atılmış olur. Taşlar klasik tabirle nohut büyüklüğünde olmalı ve taş atılırken her taş için "Bismillâhi, Allahu ekber" denilmelidir. Bu ibadetin amacı; şeytanın kendisini taşlamak değil, müminin Allah'a kulluğunu, nefsine ve şeytanın telkinlerine karşı duruşunu fiilen göstermesidir. Dolayısıyla şeytan taşlama, hacının hayatı boyunca günahlardan uzak durma, kötü alışkanlıkları terk etme ve Allah'ın emirlerine bağlı kalma kararlılığını simgeleyen önemli bir ibadettir.
el-Muhtasar (el-Kudûrî)'de Mina'da şeytan taşlamanın hükmü; Hanefî mezhebine göre vacip olarak belirtilir. El-Kudûrî, haccın menâsikini anlatırken taşlamanın zamanını ve şeklini şu şekilde özetler: "Kurban Bayramı'nın birinci günü yalnız Akabe Cemresi taşlanır ve ona yedi taş atılır. Sonraki iki günde ise üç cemrenin her birine yedişer taş atılır. Her taş atılırken tekbir getirilir." El-Muhtasar Kudûrî'ye göre şeytan taşlama vakitleri içinde yapılmalıdır. Birinci gün sadece Cemretü'l-Akabe taşlanır. İkinci ve üçüncü günlerde ise önce Küçük Cemre, sonra Orta Cemre, en son Akabe Cemresi taşlanır. Her cemreye yedi taş atılır ve taşlar ayrı ayrı atılır.
Hanefî mezhebinde şeytan taşlamayı mazeretsiz terk eden kimse hacdan çıkmaz; ancak vacibi terk ettiği için dem (kurban cezası) gerekir. Eğer taşlamanın bir kısmı eksik bırakılırsa, eksikliğin miktarına göre ceza hükümleri uygulanır. Hanefî mezhebinde, el-Muhtasar (el-Kudûrî) ve onu açıklayan klasik Hanefî fıkıh eserlerine göre şeytan taşlamayı terk etmenin ceza hükümleri şöyledir: Üç cemrenin tamamını veya bir günün taşlamasını tamamen terk ederse, dem gerekir. Dem, Harem bölgesinde kesilen bir koyun veya keçidir ve eti fakirlere dağıtılır. Bir cemrenin yedi taşını tamamen terk ederse, yine dem gerekir. Bir cemreden taşların çoğunu (dört veya daha fazlasını) terk ederse, Hanefî fakihlerinin çoğuna göre yine dem gerekir. Bir cemreden üç veya daha az taşı terk ederse, her bir eksik taş için sadaka vermesi gerekir. Bu sadaka, fıtır sadakasına denk bir miktardır. Taşlamayı vaktinde yapamayan kimse, bayram günleri içinde telafi edebilirse telafi eder. Bayram günleri geçtikten sonra taşlama artık kaza edilmez; terk edilen vacip sebebiyle gerekiyorsa dem gerekir. Bu hükümler, Kudûrî'nin kısa metninde özet olarak yer alırken, el-Hidâye, Bedâʾiʿu's-Sanâʾiʿ ve Reddü'l-Muhtâr gibi Hanefî kaynaklarında ayrıntılı şekilde açıklanmıştır.
Şeytan taşlama hakkında bir hadis-i şerifte şöyle aktarılır:
"Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Akabe (taşlaması) sabahı, bineğinin üzerindeyken: "Bana (Ravi: ibn Abbas) taş toplayıver!" dedi. Ben de (şehadet ve başparmaklarla atılabilecek büyüklükte) ufak taşlardan onun için topladım. Avucuna koyduğum sırada: "İşte bunlar gibi. Dinde aşırılıktan sakının. Sizden öncekileri dinde aşırılıkları helak etmiştir." [Sünen-i Nesai, Hacc, 217; Ravi: ibn Abbas]
عَنْ ابْنِ عَبَّاسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ﷺ غَدَاةَ الْعَقَبَةِ وَهُوَ عَلَى رَاحِلَتِهِ: «هَاتِ الْقُطْ لِي». فَلَقَطْتُ لَهُ حَصَيَاتٍ مِنْ حَصَى الْخَذْفِ، فَلَمَّا وَضَعْتُهُنَّ فِي يَدِهِ قَالَ: «بِأَمْثَالِ هَؤُلَاءِ، وَإِيَّاكُمْ وَالْغُلُوَّ فِي الدِّينِ، فَإِنَّمَا هَلَكَ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ بِالْغُلُوِّ فِي الدِّينِ».[أخرجهما النسائى]
Kütübü Sitte'de yer alan bu Hadis-i Şerif şöyle açıklanır: "Hadis-i Şerifte öncelikle atılacak taşların büyüklüğüne işaret ettirilmek istenmiştir. حَصَى الْخَذْفِ "Parmakla veya sapanla atma taşı" anlamındaki küçük çakıl taşı demektir. Şehâdet parmağımıza koyup başparmağımızla fırlatmaya elverişli büyüklükte taştır. Umumiyetle nohut büyüklüğünde diye târif edilir. Resûlullah'ın ﷺ "İşte bunlar gibi!" demesi, kendisi için İbnu Abbâs'ın toplamış olduğu belirtilen büyüklükteki taşları normal bulduğunu belirtmek içindir. "Dinde aşırılıktan kaçın..." nasihatı umumî mânada anlaşılabileceği gibi, taşlama ile ilgili daha hususî mânada da anlaşılabilir. Taşlama ile ilgili olan mânası şudur: "Burada daha büyük taş atmaya, taştan başka birşey atmaya kalkmayın, belirtilen sayıdan fazla da atmayın..." Hacc yapanlar, Resûlullah'ın ﷺ bu tavsiyesine rağmen, taşlama sırasında Müslümanların ne denli cahilliklerine rastlamaz ki! İri taş atanlar, şemsiye, sopa, ayakkabı atanlar, taşlama mahalline fırlayıp ayaklarıyla ezmeye çalışanlar vs. Halbuki bütün menâsik, kulun imtihanına yönelik bir kısım sembollerden ibarettir. Onun sırrı, mânası, değeri, o menâsiki dinin koyduğu çerçeve içerisinde "Allah'ın rızasını tahsil" niyetiyle yapmakdır. Bir kısım aklî izahlar getirmek, icra edilen fiillerden müşahhas, maddî neticeler beklemek hacc farizasının mânasını anlamamak olur. İşte bu menâsikin, aklî îzahı olmayan safhası, şeytan taşlama safhasıdır. Attığımız cisimlerin "emri yerine getirerek Allah'ın rızasını kazanmak"tan başka hiçbir gayesi yoktur. Şeytan öncelikle herkesin kendi içindedir. Öyle ise mü'mine düşen, Resûlullah'ın ﷺ vaz'ettiği edeb çerçevesinde bu menâsikin yerine getirilmesidir." ¹
Tüm bu ikaz ve hükümlere rağmen Mina'da özellikle şeytan taşlama (remyü'l-cimâr) sırasında geçmişte çok büyük izdihamlar yaşanmıştır. 1990 yılında Mina tünelinde meydana gelen izdihamda 1426 kişi, 1994 yılında Cemerat'ta 270 kişi, 1998 yılında 119 kişi, 2001 yılında 35 kişi, 2003 yılında 14 kişi, 2004 yılında 251 kişi, 2006 yılında 364 kişi ve 2015 yılında ise resmî rakamlara göre 753 kişi oluşan izdihamlarda vefat etmiştir. Bu olayların ardından Suudi Arabistan, Cemerat alanında çeşitli düzenlemeler yaparak önlemleri arttırmış bu sayede son yıllarda aynı ölçekte büyük izdihamlar yaşanmamıştır.²
İslam alimleri, “Dinde aşırılığa gitmeyin” anlamındaki uyarıları yalnızca dinî konularla sınırlı görmemiş, bunu hayatın genel dengesi açısından da değerlendirmişlerdir. İnsan, inançlarında ve davranışlarında ölçülü olmalı; sevgi ve nefrette dahi asla sınırı aşmamalıdır. Bir kişiyi veya bir düşünceyi gereğinden fazla yüceltmek ya da bir şeye karşı ölçüsüz bir düşmanlık beslemek, doğru değerlendirme yapmayı engelleyebilir. Aynı şekilde dinî meselelerin ayrıntılarına gereğinden fazla dalmak, her konunun gizli sebeplerini ve hikmetlerini zorlayarak araştırmak da insanı aşırılığa sürükleyebilir. Bu bakımdan ifrat ve tefrit; hem inanç alanında hem de uygulamalarda sıklıkla ortaya çıkabilir. Tarih boyunca bunun örnekleri görülmüş; bazı toplulukların sevgi ve bağlılıkta sınırı aşarak doğru inanç çizgisinden uzaklaşmışlardır. Nitekim Hıristiyanların. Îsâ’ya (a.s.) duyulan sevgilerinin ölçüsüz bir noktaya taşınması ve onun ilah olarak kabul edilmesi, bu tür aşırılığın sonuçlarına örnek olarak gösterilmiştir. İslam düşüncesinde ise dengeli olmak, hakikati korumanın ve doğru yolu takip etmenin temel şartlarından biri olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle her işimizde aşırılıklardan uzak durmak, ölçülü hareket etmek, gösterişten uzaklaşmak ve aklımızın sınırlarını zorlayan meselelerde haddi aşmadan susmak en doğru netice olacaktır. Mina'da attığımız küçük taşların nefis mücadelesinde içimizdeki büyük şeytana karşı birer hamle olması temennisiyle Allah hac ibadetlerini kabul etsin. Allah’ım, yaptığımız ibadetleri kabul et ve bizi yeni doğmuş gibi günahsız olarak affet. (amin)
Kadir PANCAR
28/09/2015
Kaynakça:
¹Kütüb-i Sitte Muhtasarı Tercüme ve Şerhi, İbrahim Canan, Akçağ Basım, 1998
²https://www.aa.com.tr/tr/dunya/hacda-son-40-yilin-aci-bilancosu/320602
Piyasa Bilgileri
$ USD .. ▲
€ EUR .. ▲
£ GBP .. ▲
🏆 ONS .. ▲
💰 GRAM .. ▲
Piyasa verileri; Frankfurter ve Binance API sistemleri üzerinden çekilmektedir. Döviz kurları referans niteliğinde olup gecikmeli olabilir. Altın fiyatları, ons bazlı dijital varlık üzerinden hesaplanmaktadır. Veriler bilgilendirme amaçlıdır, hatalı olabilir ve kesinlikle yatırım tavsiyesi içermez.
Matematik Seçme Konuları
Aşağıdaki Yazılar İlginizi Çekebilir!!!
Yükleniyor...
YZ PROBLEM ÇÖZÜMÜ
Yükleniyor...
Çözüm:
Yapay zeka modeli hata yapabilir. Soru ve cevabı kontrol ediniz.


0 yorum:
Fayda vermeyen ilimden Allah'a sığınırım. İlim; amel etmek ve başkalarıyla paylaşmak içindir. Niyetimiz samimiyetle insanlara yararlı olmaktır, akıbetimiz bu vesileyle güzel olsun. Dua eder, dualarınızı beklerim...
"Allah'ım; bana fayda sağlayacak ilimleri öğret ve ilmimi ziyadeleştir."
“Allahım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana güvendim. Yüzümü, gönlümü sana çevirdim. İşlediğim tüm günahlarımı affeyle! Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dînin üzere sâbit kıl. Beni Müslüman olarak vefât ettir ve beni sâlihler arasına kat!”
“Rabbim! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme! Bize tarafından bir rahmet bağışla.Öne geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Muhakkak ki lütfu en bol olan Sen’sin. Senden başka ilâh yoktur."
Lâ ilâhe illallah Muhammedürrasulüllâh
KADİR PANCAR