Rahmetli dedemizin şiddetli bir hastalık acısı çekerken yazdığı şiiri... Sene 1960'lar. Dedemiz bu şiiri hayatının zor bir döneminde, ağır bir hastalıkla mücadele ederken içinden geldiği gibi defter yaprağına karalamış. Bayram günleri normalde sevinç, mutluluk ve umut demekken, onun için bu bayram zamanı; hastalık, yorgunluk ve hüzünle geçmiş. Doktorların "fazla yaşamazsın" diye az bir ömür biçtiği dedemizin, bu şiirden elli sene sonra vefat etmesi de ayrı bir gariplik. Çocuklarının bayramı neşesiz geçirmesi onu derinden etkiliyor ve bu duygulu hal, şiirin mısralarına açıkça yansıyor. Hastalık hali, yalnızlık ve çaresizlik hissi, şiirin genel havasını oluşturuyor. Dedemizin sözlerindeki veda duygusu da şiirde hissedilir derecede kendini belli ediyor. Şiirde ayrıca komşularına ve geride bırakacağı küçük çocuklarına bayram serzenişinde bulunuyor.
Ölümün vaktinin sadece Allah'a ait olduğu, kimsenin ecel vaktini tayin etmeye gücünün yetmeyeceği, doktorların sözüne inat bu şiirden çok uzun yıllar sonra vefat eden dedemizin hayat hikayesinden açıkça görülüyor. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun...
Yatakta yatarım, yanılarım sızılarYanımda ağlaşıyor körpe kuzular
Gün görmedi benim gibi bazılar
Neşesiz bayramlar yaptık bu sene.
Ateşim yükseldi kırkbir buçuğa
Gözümü dikmişim yavru küçüğe
Yetim kalanların bilmem suçu ne?
Kederli bayramlar yaptık bu sene.
Başıma toplandı bütün komşular
"Halin nedir hoca" diye sordular
Elveda ediyorum dedim komşular
Kanlı bayramlar yaptık bu sene.
Selahattin BİLGİN-1960