Aşağıda verilen ünite/konu başlıkları (2016) müfredatları dikkate alınarak hazırlanmış içerikleridir. En güncel hali için ÖSYM'nin yaptığı açıklamaları dikkate alınız. 2017 yılında YGS'de değişen müfredata göre soruların sorulması beklendiğinden 9.ve 10.sınıf ortak konularından YGS yapılabileceği beklentisi ortaya çıkmıştır. Bu nedenle bütün derslerde 9. ve 10. sınıf konularının iyi bilinmesi sınava hazırlanma açısından gerekli olacaktır.
Net Fikir » Tüm Yazılar
YGS Ders Ünite-Konu Başlıkları
YGS'de çıkan sorular analiz edildiğinde aşağıdaki gibi ünite başlıklarından soruların çıktığı görülür. Bu konu başlıkları bir plan dahilinde düzenli olarak çalışılıp sürekli test çözümleri ile desteklendiğinde istenilen başarıya ulaşmak mümkün hale gelecektir.
Aşağıda verilen ünite/konu başlıkları (2016) müfredatları dikkate alınarak hazırlanmış içerikleridir. En güncel hali için ÖSYM'nin yaptığı açıklamaları dikkate alınız. 2017 yılında YGS'de değişen müfredata göre soruların sorulması beklendiğinden 9.ve 10.sınıf ortak konularından YGS yapılabileceği beklentisi ortaya çıkmıştır. Bu nedenle bütün derslerde 9. ve 10. sınıf konularının iyi bilinmesi sınava hazırlanma açısından gerekli olacaktır.
Aşağıda verilen ünite/konu başlıkları (2016) müfredatları dikkate alınarak hazırlanmış içerikleridir. En güncel hali için ÖSYM'nin yaptığı açıklamaları dikkate alınız. 2017 yılında YGS'de değişen müfredata göre soruların sorulması beklendiğinden 9.ve 10.sınıf ortak konularından YGS yapılabileceği beklentisi ortaya çıkmıştır. Bu nedenle bütün derslerde 9. ve 10. sınıf konularının iyi bilinmesi sınava hazırlanma açısından gerekli olacaktır.
2016 YGS 'e göre ortaya çıkan ünite konu başlıkları aşağıdaki gibidir. Burada yer alan konular genel anlamda temel konulardır. Lise müfredatında 9. ve 10. sınıf konularının en temel halidir.
1 Cümlede
Anlam
2 Paragraf
3 Sözcük
Türleri (İsim, Fiil, Zarf, Zamir, Edat, Bağlaç, Ünlem
4 Sözcüğün
Yapısı
5 Cümlenin
Öğeleri
6 Fiil
Çatısı
7 Cümle
Çeşitleri
8 Anlatım
Bozuklukları
9 Ses
Bilgisi
10 Yazım
Kuralları
11 Noktalama
İşaretleri
12 İletişim
13 Dil Kültür
14 Dillerin
Sınıflandırılması
15 Sözcükte
Anlam
MATEMATİK KONULARI
1 Sayılar
2 Basamak
Kavramı
3 Taban
Aritmetiği
4 Bölme-Bölünebilme
5 OBEB-OKEK
6 Rasyonel
Sayılar
7 Sıralama-Basit
Eşitsizlikler
8 Mutlak
Değer
9 Üslü
İfadeler
10 Köklü
İfadeler
11 Oran-Orantı
12 Denklem
Çözme
13 Problemler
14 Mantık
15 Kümeler
16 Bağıntı-Fonksiyon
17 İşlem-Modüler
Aritmetik
18 Permütasyon-Kombinasyon-Olasılık
GEOMETRİ KONULARI
1 Temel
Kavramlar-Doğruda Açı
2 Üçgende
Açı
3 Özel
Üçgenler(Dik Üçgen-Eşkenar Üçgen-İkizkenar Üçgen
4 Üçgende
Alan
5 Üçgende
Benzerlik
6 Açıortay-Kenarortay
7 Üçgende
Açı-Kenar Bağıntıları
8 Çokgenler
9 Çember-Daire
10 Katı
Cisimler
11 Doğrunun
Analiyiği
12 Noktanın
Analitiği
13 Simetri-Döndürme
TARİH KONULARI
1 Tarih
Bilimi ve Uygarlığın Doğuşu
2 İlk
Uygarlıklar
3 İlk Türk
Devletleri
4 İslam
Tarihi ve Uygarlığı
5 Türk
İslam Devletleri
6 Türkiye
(Anadolu) Tarihi
7 Beylikten
Devlete (1300 – 1453)
8 Dünya
Gücü: Osmanlı Devleti (1453 – 1600)
9 Arayış
Yılları (XVII. yüzyıl)
10 Diplomasi
ve Değişim (XVIII. yüzyıl)
11 En Uzun
Yüzyıl (1800 – 1922)
12 Mondros
Ateşkes Antlaşması ve Sonrasındaki Gelişmeler
13 Mustafa
Kemal’in Çalışmaları ve Amasya Genelgesi
14 Erzurum ve
Sivas Kongreleri
15 Amasya
Görüşmesi, Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nin Toplanması
16 Misak – ı
Milli ve İstanbul’un İşgali
17 I. Dönem
TBMM, TBMM’ye Karşı Ayaklanmalar, Sevr Antlaşması
18 Kurtuluş
Savaşı Muharebeleri
19 Lozan
Antlaşması
20 Cumhuriyetin
İlanı, Halifeliğin Kaldırılması
21 Çok
Partili Siyasal Sisteme Geçiş Denemeleri
22 Atatürk
Devrimleri
23 Atatürkçü
Düşünce Sistemi ve İlkeler
24 Atatürk
Dönemi Türk Dış Politikası
COĞRAFYA KONULARI
1 Dünyanın
Şekli ve Coğrafi Konum
2 Dünyanın
Hareketleri
3 Harita
Bilgisi
4 İklim
Bilgisi
5 İç ve Dış
Kuvvetler
6 Beşeri
Coğrafya
7 Ekonomik
Faaliyet Türleri
FELSEFE KONULARI
1 Felsefeye
Giriş
2 Bilgi
Felsefesi
3 Bilim
Felsefesi
4 Varlık
Felsefesi
5 Ahlak
Felsefesi
6 Siyaset
Felsefesi
7 Estetik
8 Din
Felsefesi
FİZİK KONULARI
1 Fiziğin Doğası
2 Vektör-Kuvvet-Denge
3 Basit
Makineler
4 Ağırlık
Merkezi
5 Doğrusal
Hareket
6 İş-enerji
7 Maddenin
Özellikleri(Kütle-Hacim-Özkütle)
8 Basınç
9 Sıvıların
Kaldırma Kuvveti
10 Katı ve
Sıvılarda Genleşme
11 Isı-Sıcaklık
12 Elektrostatik
13 Elektrik
Akımı
14 Manyetizma
15 Işık
Bilgisi
16 Mercekler-Aynalar
17 Ses-Uzay
KİMYA KONULARI
1 Kimyanın
Gelişimi
2 Bileşikler
3 Kimyasal
Değişimler
4 Karışımlar
5 Hayatımızdaki
Kimya
6 Madde ve
Özellikleri
7 Atomun
Yapısı
8 Periyodik
Cetvel
9 Kimyanın
Temel Kanunları
BİYOLOJİ KONULARI
1 Biyoloji
Bilimi-Bilimsel Çalışma
2 Canlıların
Ortak Özellikleri
3 Canlıların
Temel Bileşenleri
4 Hücrenin
Yapısı
5 Hücre
Zarında Madde Alışverişleri
6 Nükleik
Asitler
7 Protein
Sentezi
8 Enzimler
9 Canlıların
Sınıflandırılması
10 Ekoloji
11 Solunum-Fotosentez
12 Mitoz-Mayoz
Hücre Bölünmeleri
13 Kalıtım-Evrim
14 Bitkiler
15 Vücudumuzdaki
Sistemler
16 Duyu
OrganlarıAlfred Posamentier, Pi'nin Biyografisi
İnsanlık tarihi boyunca bütün düşünürleri etkileyen, bilim adamlarını büyüleyen bu gizemli akıl almaz Pi sayısı nedir? Gerçek değeri nasıl ifade ediliyor? Matematikçiler Pinin değerine nasıl karar veriyorlar? Piyi ne tür işlemlerde kullanıyoruz? Eski çağlarda Pinin değeri nasıl hesaplanıyordu, bugün nasıl hesaplanıyor?"pi" sayısı her öğrencinin yaşamının bir yerlerinde durur. Hem de
sırıtarak durur; çünkü çoğumuz bu sayı yüzünden yanlış sonuçlar çıkarıp
matematikten kaldık.Halen bu sayı hakkında her şeyi bildiğinizi
sanıyorsanız bu kararınızı gözden geçirmenizi öneririm. Hatta isterseniz
size bu kitabı okuyacak kadar zaman verebilirim. Bu sayı esrarengiz bir atmosfere sahip, bilinmezlerden gelmiş gibi. Bu sayının kutsal kitaplarla ilişkisi hakkında bir şeyler biliyor musunuz? Sanırım bu sorunun cevabı "Hayır." dır. Bu kitapta söz konusu ilişkiyi bulabilirsiniz." [ihtiyar balıkçı- 2005]
Alfred Posamentier, Pi'nin Biyografisi, Çevirmen Handan Eğlence, Baskı Yılı: 2005 Dili: Türkçe Yayınevi: Güncel Yayıncılık Sayfa 303
Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine
Bütün
sürgünlüklerim bir bakıma bu sürgünün bir süreği
Bütün
törenlerin şölenlerin ayinlerin dışında
Sana
geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af
dilemeye geldim affa layık olmasam da
Uzatma
dünya sürgünümü benim
Güneşi
bahardan koparıp
Aşkın
bu en onulmazından koparıp
Bir
tuz bulutu gibi
Savuran
yüreğime
Ah
uzatma dünya sürgünümü benim
Nice
yorulduğum ayakkabılarımdan değil
Ayaklarımdan
belli
Lambalar
eğri
Aynalar
akrep meleği
Zaman
çarpılmış atın son hayali
Ev
miras değil mirasın hayaleti
Ey
gönlümün doğurduğu
Büyüttüğü
emzirdiği
Kuş
tüyünden
Ve
kuş sütünden
Geceler
ve gündüzlerde
İnsanlığa
anıt gibi yükselttiği
Sevgili
En
sevgili
Ey
sevgili
Uzatma
dünya sürgünümü benim
Bütün
şiirlerde söylediğim sensin
Suna
dedimse sen Leyla dedimse sensin
Seni
saklamak için görüntülerinden faydalandım Salome'nin Belkis'in
Boşunaydı
saklamaya çalışmam öylesine aşikârsın sen bellisin.
Kuşlar
uçar senin gönlünü taklit için
Ellerinden
devşirir bahar çiçeklerini
Deniz
gözlerinden alır sonsuzluğun haberini
Ey
gönüllerin en yumuşağı en derini
Sevgili
En
sevgili
Ey
sevgili
Uzatma
dünya sürgünümü benim
Yıllar
geçti sapan ölümsüz iz bıraktı toprakta
Yıldızlara
uzanıp hep seni sordum gece yarılarında
Çatı
katlarında bodrum katlarında
Gölgelendi
gecemi aydınlatan eşsiz lamba
Hep
Kanlıca'da Emirgân'da
Kandilli'nin
kurşunî şafaklarında
Seninle
söyleşip durdum bir ömrün baharında yazında
Şimdi
onun birdenbire gelen sonbaharında
Sana
geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af
dilemeye geldim affa layık olmasam da
Ey
çağdaş Kudüs (Meryem)
Ey
sırrını gönlünde taşıyan Mısır (Züleyha)
Ey
ipeklere yumuşaklık bağışlayan merhametin kalbi
Sevgili
En
sevgili
Ey
sevgili
Uzatma
dünya sürgünümü benim
Dağların
yıkılışını gördüm bir Venüs bardağında
Köle
gibi satıldım pazarlar pazarında
Güneşin
sarardığını gördüm Konstantin duvarında
Senin
hayallerinle yandım düşlerin civarında
Gölgendi
yansıyıp duran bengisu pınarında
Ölüm
düşüncesinin beni sardığı şu anda
Verilmemiş
hesapların korkusuyla
Sana
geldim ayaklarına kapanmaya geldim
Af
dilemeye geldim affa layık olmasam da
Sevgili
En
sevgili
Ey
sevgili
Uzatma
dünya sürgünümü benim
Ülkendeki
kuşlardan ne haber vardır
Mezarlardan
bile yükselen bir bahar vardır
Aşk
celladından ne çıkar madem ki yâr vardır
Yoktan
da vardan da öte bir Var vardır
Hep
suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır
O
şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır
Sakın
kader deme kaderin üstünde bir kader vardır
Ne
yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır
Gün
batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır
Yanmışsam
külümden yapılan bir hisar vardır
Yenilgi
yenilgi büyüyen bir zafer vardır
Sırların
sırrına ermek için sende anahtar vardır
Göğsünde
sürgününü geri çağıran bir damar vardır
Senden
umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır
Sevgili
En
sevgili
Ey
sevgili
Sezai KARAKOÇ
Hafız Osman Vav'ı
Hafız Osman fırtınalı bir günde dolmuş kayıkla Beşiktaş'a geçecektir. Bir kayığa biner. Yol bitmek üzereyken kayıkçı ücretleri ister. Fakat Hafız Osman o gün aceleyle çıktığı için yanına para almayı unutmuştur. Kayıkçıya; 'efendi, yanımda param yok, ben sana bir 'vav' yazayım, bunu sahaflara götür,karşılığını alırsın' der. Kayıkçı yüzünü ekşitip söylenerek yazıyı alır. Canı fena halde sıkılmıştır ama artık yapacak birşeyi olmadığından zoraki kabul eder bu durumu.
Bir zaman geçtikten sonra kayıkçının yolu sahaflara düşer. Bakar ki yazılar, levhalar iyi fiyatlarla alınıp satılıyor. Cebindeki yazıyı hatırlar ve götürür satıcıya. Satıcı yazıyı alır almaz 'Hafız Osman vav'ı' diyerek açık artırmayla iyi bir fiyata 'vav' satılır. Kayıkçı bu duruma çok sevinir çünkü bir haftalık kazancından daha fazlasını bu 'vav' ile kazanmıştır.
Bir zaman geçtikten sonra kayıkçının yolu sahaflara düşer. Bakar ki yazılar, levhalar iyi fiyatlarla alınıp satılıyor. Cebindeki yazıyı hatırlar ve götürür satıcıya. Satıcı yazıyı alır almaz 'Hafız Osman vav'ı' diyerek açık artırmayla iyi bir fiyata 'vav' satılır. Kayıkçı bu duruma çok sevinir çünkü bir haftalık kazancından daha fazlasını bu 'vav' ile kazanmıştır.
Bir gün Hafız Osman yine karşıya geçecektir ve yine aynı kayıkçıyla karşılaşmıştır. Yol bitmek üzereyken yine ücretler toplanır. Hafız Osman da yol ücretini uzatır kayıkçıya. Kayıkçı 'efendi para istemez, sen bir 'vav' yaz yeter' der. Hafız Osman gülümseyerek ; 'Efendi o 'vav' her zaman yazılmaz. Sen dua et para kesemi yine evde unutayım' der...
Bir Vav Hikayesi
"İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır. Rabbi, "vav" gibi mütevazı olsun ister kulları. Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır. İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.
Yunus, "vav" olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında. Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?
Mevlana Celaleddin Rumi
Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür. Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar. Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur. Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat. İyi bakıldığında, görmek için bakıldığında; Vav harfi, bazen bir insanın secdedeki hali, bazen bir ceninin anne karnındaki haline benzer. Vav Harfi, 'ın Vahid ismini ve birliğini simgeler. Ebced hesabında 6 rakamına denktir ki ; Bu yönüyle aynı zamanda imanın 6 şartını temsil ettiği söylenir. Vav, harfi med olduğu gibi, kasem harfidir. Aynı zamanda, iki cümleyi veya özneyi bağlayan bağlaçtır."
"Ey aşkın binbir başlı vav hali!
Ey sonsuz kavram!
Gaflet vaktinde Gel gönlümün üstüne
Usta bir hattatım ben
Aşkı çizerim mekânlara
Aşk sığmaz ki bu ummana
Vav olur gözlerimiz
Bürünürüz canlara
Bir seyyah gibi
Gelip göçen, göçüp giden
Bu mekândan mekân'a
Demem o ki
Tarifini yapamam ben imkâna
Bir hattatım
Zamana vav çizmekteyim
Hilalin dolunaya
Dolunayın hilale dönüştüğü zamana
Ve mahlukat
Nefes nefes aşk çekerken
Mevla'ya
Üstümde aşk kokusu var
Yaşadıkça beni yontar
Ve benzetir insana
Elimde vav
Gönlümde vav
Gözümde vav
Dem dem vav kesilirim
Beni insan yapana
Ey kalbimden geçeni bilen Allah'ım
'Kulum' de kâfi bana
İster nârına garket
İster nuruna"
Mehmet EKİCİ
Sonsuz Ardışık Sayılar Toplamı
Matematikte ilginç teoremler bulunduğu bazen iddia ediliyor ve bunlar bir şekilde ispatlanıyor. İşte bu duruma güzel bir örnek olarak sayılabilecek bir teoremi sizinle paylaşıyorum. 1+2+3+4+5........=-1/12 Bu teoremin neden böyle olduğu konusunda videoda bir açıklama yapılmış işin tuhaf tarafı pozitif olarak ilerleyen ardışık sayıların toplamının sonucu -1/12 gibi negatif bir sayıya eşit olacağı gösteriliyor. İşlemler dikkatlice incelendiğinde üç farklı değişken kullanılarak matematiksel olarak doğru işlemler yapılarak sonuca gidiliyor.
Öncül: S1=1-1+1-1+1-1+1-1+.........=1/2
S2=1-2+3-4+5-6+................=
S=1+2+3+4+5......................=?
Burada S2 öncülünün 2 katı alınırsa 2S2 alt alta yazılıp toplanırsa
2S2=1-1+1-1........=S1 olur ki bu da 1/2 toplamını verir.
S2=1/4 bulunur.
S-S2 ifadesi incelendiğinde alt alta yazılıp çıkarma işlemi yapılırsa 0+4+0+8+0+12+0+..........şeklinde bir toplam elde edilir. Burada 4+8+12+....... toplamı için 4 ortak parantezine alınırsa 4(1+2+3+.......) toplamı S'e eşit olacağından şöyle bir durum çıkar:
4S=S-S2 bulunur ki burada önceden bulduğumuz S2 yerine S2=1/4 yazılırsa
4S=S-1/4
3S=-1/4
S=-1/12
S=1+2+3+4+5......................= -1/12 bulunur.
George Lane, Akıl Oyunları
Matematik denilince sayılar gelir aklımıza, bir de hesaplamalar... Sayıların gizemli dünyasına bizi yönelten, dahası matematiksel hesaplamaların farklı yanlarını öğrenmemizi sağlayanın ne olduğunu hiç düşündünüz mü? Zihinsel hesap ustası olan George Lane, Akıl Oyunları kitabında matematiksel oyun tekniklerini göstererek o gizemli dünyaya kapı aralar.Lane, burada, sayıların dünyasında kalem oynatmadan yapacağınız keyifli hesaplamalara davet ediyor sizi.Bu kitapta gösterilen yöntemlerle; basit toplama işlemlerinden hesap makinesinin zorlandığı çarpmalara, kesirli işlemlerden asal çarpanlara ayırmaya dek, birçok hesaplamanın zihinden yapılabileceğini göreceksiniz. Bu alanda üç kez dünya şampiyonu olan George Lane, kitabında gösterdiği tekniklerle benzersiz zihin egzersizleri sunmanın yanı sıra, geliştirici ve zorlayıcı bir yarışmayla okurunu eğlendiriyor. Akıl Oyunları, sizi, içinizdeki dâhiyi keşfe çağırıyor.
George Lane, Akıl Oyunları, Baskı Yılı: 2009, Sayfa 232, Çevirmen Verda Alpan, Yayınevi: Doruk Yayınları






