Net Fikir » Tüm Yazılar
Kaside-i Bürde Arapça ve Türkçe anlamı
Kaside-i bürde’nin yazarı olan İmam-ı Busayri, Sofiyye-i Aliyyenin büyüklerindendir. İmâm-ı Busayrî, 1212 senesinde Mısır’daki Busayr şehrinde doğmuştur. İsmi, Muhammed bin Saîd bin Hammâd bin Abdullah es-Sanhâcî el-Busayrî el-Mısrî ve künyesi Ebû Abdullah olup, lâkabı Şerefüddîn'dir. İmâm-ı Busayrî, hadis ilminde, hattâtlıkta ve bilhassa şiirde çok ileri seviyelere ulaşmış olduğu bilinir.
İmâm-ı Busayrî’nin, Resulullah'a ﷺ olan sevgisini, aşkını anlatan kasîdeleri meşhurdur. "Murâdiyye" ve "Hemziyye" ismindeki kasîdeleri bunlardandır. "Kaside-i Bürde" isimli şiiri ise en bilinen ve şifa tekibleriyle meşhur olanıdır.
Rivayet odur ki: İmam Busayri, bir zaman felç olmuştu, bedeninin yarısı hareketsiz kalmıştı. Bu hal üzereyken İman Busayri, Resulullah’a ﷺ tevessül edip, insanların en üstününü öven meşhur kasidesini hazırlamıştır. Rüyada bu kasidesini Resulullah’a ﷺ okumuş. Rasulullah ﷺ kasideyi beğenip, arkasından mübarek hırkasını çıkarıp İmam’a giydirmiştir. Bedeninin felçli olan yerlerini mübarek eliyle meshetmiştir. İman Busayri, rüyasından uyanınca bedenin sağlam hale geldiğini görmüştür. Bu olaydan sonra bu hal halk arasında yayılmış ve meşhur hale gelmiştir. Bunun için, halk arasında bu kasideye "Kaside-i Bürde" denildi. "Bürde" kelimesi, "hırka" demektir. Kaside-i Bürde, hastalıklara karşı, iyileşmek ve şifa bulmak niyetiyle tarih boyunca okunmuştur. Şifa Allah’tandır. Kasidenin etkisinden faydalanmak için halis niyetle okumak gerekir.
Kaside-i bürde, aşağıya Arabi harflerle konulmuştur. Her satırı sonuna kadar okumalı, önce sağ sütun aşağı kadar okunup sonra sol sütuna geçilirse yanlış olur. Hepsini ok yönünde satır satır beyitler halinde okumalıdır.
Bir kimse Allah rızası için abdest alıp iki rek’at namaz kıldıktan sonra, Kıble’ye doğru oturup, 1001 kere Kaside-i Bürde'nin 36. beyiti olan "Hüve’l-habîbü’l-lezî türcâ şefâatühü / Li külli hevlin mine’l-ehvâli muktehami" beytini her 100’üncünün başında bir defa: “Mevlâya salli ve sellim dâimen ebedâ / Alâ Habîbbike hayri’l-halkı küllihimi” diyerek okuyarak, toplam adedi bu şekilde 1001'e tamamlarsa, Rasûlullah Efendimizi (s.a.v.) rüyasında göreceği umut edilir. Kasîde-i Bürde şerhlerinde ve havâssa dair eserlerde bu şekilde okunacağı nakledilmektedir.
Kaside-i Bürde Türkçesi
Kaside-i
bürde’nin yazarı olan İmam-ı Busayri, Sofiyye-i Aliyyenin
büyüklerindendir. İmâm-ı Busayrî, 1212 senesinde Mısır’daki Busayr
şehrinde doğmuştur. İsmi, Muhammed bin Saîd bin Hammâd bin Abdullah
es-Sanhâcî el-Busayrî el-Mısrî ve künyesi Ebû Abdullah olup, lâkabı
Şerefüddîn'dir. İmâm-ı Busayrî, hadis ilminde, hattâtlıkta ve bilhassa şiirde çok ileri seviyelere ulaşmış olduğu bilinir.
İmâm-ı Busayrî’nin, Resulullah'a ﷺ olan sevgisini, aşkını anlatan
kasîdeleri meşhurdur. "Murâdiyye" ve "Hemziyye" ismindeki kasîdeleri
bunlardandır. "Kaside-i Bürde" isimli şiiri ise en bilinen ve şifa
tekibleriyle meşhur olanıdır.
Rivayet
odur ki: İmam Busayri, bir zaman felç olmuştu, bedeninin yarısı
hareketsiz kalmıştı. Bu hal üzereyken İman Busayri, Resulullah’a ﷺ
tevessül edip, insanların en üstününü öven meşhur kasidesini
hazırlamıştır. Rüyada bu kasidesini Resulullah’a ﷺ okumuş. Rasulullah ﷺ
kasideyi beğenip, arkasından mübarek hırkasını çıkarıp İmam’a
giydirmiştir. Bedeninin felçli olan yerlerini mübarek eliyle
meshetmiştir. İman Busayri, rüyasından uyanınca bedenin sağlam hale
geldiğini görmüştür. Bu olaydan sonra bu hal halk arasında yayılmış ve
meşhur hale gelmiştir. Bunun için, halk arasında bu kasideye "Kaside-i
Bürde" denildi. "Bürde" kelimesi, "hırka" demektir.
Kaside-i
Bürde, hastalıklara karşı, iyileşmek ve şifa bulmak niyetiyle tarih
boyunca okunmuştur. Şifa Allah’tandır. Kasidenin etkisinden faydalanmak
için halis niyetle okumak gerekir.
Kaside-i bürde, aşağıya Arabi harflerle bağlantıda konulmuştur. Her satırı sonuna kadar okumalı, önce sağ sütun aşağı kadar okunup sonra sol sütuna geçilirse yanlış olur. Hepsini bir sütun kabul ederek usule göre okumalıdır.
Kaside-i Bürdenin Türkçe Okunuşu
Mevlâya salli ve sellim dâimen ebedâ
Alâ Habîbbike hayri’l-halqı küllihimi
E min tezekküri cirânin bi zî selemin,
Mezecte dem’an cerâ min mukletin bi demin.
Mezecte dem’an cerâ min mukletin bi demin.
Em hebbeti’r-rîhu min tilkâi kâzimetin
Ve evmeda’l-berku fi’z-zalmâi min idamin
Ve evmeda’l-berku fi’z-zalmâi min idamin
Femâ li ayneyke in kultekfüfâ hemetâ
Ve mâ likalbike in kulte estefik yehimi
Ve mâ likalbike in kulte estefik yehimi
E yahsebu’s-sabbu ennel-hubbe münketimun
Mâ beyne münsecimin minhü ve muztarimin
Mâ beyne münsecimin minhü ve muztarimin
Levlâ’l- hevâ lem turık dem’an alâ talelin
Ve lâ erikte zikri’l-bâni ve’l-alemi
Ve lâ erikte zikri’l-bâni ve’l-alemi
Fe keyfe tunkiru hubben bâ’de mâ şehidet
Bihî aleyke, udûli’d-dem’ı ve’s-sekami
Bihî aleyke, udûli’d-dem’ı ve’s-sekami
Ve esbete’l-vecdü hattay abretin ve danâ.
Misle’l-behârı alâ haddeyke ve’l-anemi.
Misle’l-behârı alâ haddeyke ve’l-anemi.
Neam serâ tayfü men ehvâ fe-errekani
ÜVe’l-hubbu ya’terizu’l-lezzâti bi’l-elemi
ÜVe’l-hubbu ya’terizu’l-lezzâti bi’l-elemi
Yâ lâimî fî’l-hevâ’l-uzriyyi mâ’zireten
Minnî ileyke ve lev ensafte lem telümi
Minnî ileyke ve lev ensafte lem telümi
Adetke hâliye lâ sırrî bi müstetirin.
Ani’l- vüşâti ve lâ dâî bi münhasimin.
Ani’l- vüşâti ve lâ dâî bi münhasimin.
Mehadteni’n – nusha lâkin lestü esmeuhû.
lnne’l-muhibbe ani’l uzzâli fî samemin.
lnne’l-muhibbe ani’l uzzâli fî samemin.
İnnî e tehemtü nâsîha’ş-şeybi fî azelî,
Ve’ş – şeybü eb’adü fî nushin ani’t – tûhemi.
Ve’ş – şeybü eb’adü fî nushin ani’t – tûhemi.
Fe inne emmâreti bi’s-sûi me’t-te’azet
Min cehlihâ bi nezîri’ş – şeybi ve’l- heremi.
Min cehlihâ bi nezîri’ş – şeybi ve’l- heremi.
Ve lâ eaddet mine’l – fî’li’l -cemili kırâ
Dayfin eleme bi re’sî gayre muhteşemi
Dayfin eleme bi re’sî gayre muhteşemi
Lev küntü a’lemü ennî mâ uvakkıruhû.
Ketemtü sırren bedâ lî minhü bi’l-ketemi
Ketemtü sırren bedâ lî minhü bi’l-ketemi
Men lî bi reddi cimâhin min gavayetihâ
Kemâ yüreddü cimühu’l-hayli bi’l-lücümi
Kemâ yüreddü cimühu’l-hayli bi’l-lücümi
Felâ terüm bi’l-meâsi kesre şehvetihâ
lnne’t-teâme yukavvî şehvete’n-nehimi
lnne’t-teâme yukavvî şehvete’n-nehimi
Ve’n-nefsü ke’t-tıflı in tühmilhü şebbe alâ
Hubbi’r-redâi ve in teftımhü yenfetimi
Hubbi’r-redâi ve in teftımhü yenfetimi
Fasrıf hevâhâ ve hâzir en tüvelliyehû
İnne’l-hevâ mâ tevellâ yusım ev yesımi
İnne’l-hevâ mâ tevellâ yusım ev yesımi
Ve râihâ vehye fî’l-a’mâli sâimetün
Ve in hiye’s-tahleti’l-mer’â felâ tesümi
Ve in hiye’s-tahleti’l-mer’â felâ tesümi
Kem hassenet lezzeten li’l-mer’i kâtileten
Min haysü lem yedri enne’s-semme fî’d-desemi
Min haysü lem yedri enne’s-semme fî’d-desemi
Vahşe’d-desâise min cûin ‘le min şebiin
Fe rubbe mahmasatin şerrun mine’t-tuhâmi
Fe rubbe mahmasatin şerrun mine’t-tuhâmi
Ve’stefrigi’d-dem’a min aynin kadi’mteleet
Mine’l-mehârimi ve’l-zem himyete’n-nedemi
Mine’l-mehârimi ve’l-zem himyete’n-nedemi
Ve hâlifî’n-nefse ve’ ş-şeytâne va’sıhimâ
Ve in hümâ mehadâke’n-nusha fet-tehimi
Ve in hümâ mehadâke’n-nusha fet-tehimi
Velâ tutı’ minhümâ hasmen velâ hakemen
Fe ente ta’rifü keyfe’l-hasmi ve’l-hakemi
Fe ente ta’rifü keyfe’l-hasmi ve’l-hakemi
Estagfîrullâhe min kavlîn bilâ amelin
Le kad nesebtü bihî neslen lizî ukumi
Le kad nesebtü bihî neslen lizî ukumi
Emertüke’l-hayre lâkin mâ’temertü bihî
Ve me’stekamtü femâkavlî leke’s-tekami
Ve me’stekamtü femâkavlî leke’s-tekami
Velâ tezevvedtü kable’l-mevti nâfîleten
Velem usalli sivâ farzın velem esumi
Velem usalli sivâ farzın velem esumi
Zalemtü sünnete men ahya’z-zalâme ilâ
Eni’şteket kademâhü’d-durre min veremi
Eni’şteket kademâhü’d-durre min veremi
Ve şedde min segabin ahşâehû ve tavâ
Tahte’l-hicâreti keşhan mütrefe’l-edemi
Tahte’l-hicâreti keşhan mütrefe’l-edemi
Ve râvedethü’l-cibâlü’ş-şümmü min zehebin
An nefsihi fe erâhâ eyyemâ şememi
An nefsihi fe erâhâ eyyemâ şememi
Ve ekkedet zühdehü fîhâ zarûretühû
İnne’z-zarûrete lâ ta’dû alâ’l-lsami
İnne’z-zarûrete lâ ta’dû alâ’l-lsami
ve keyfe ted’û ile’d-dünyâ zarûretü men
Levlâhü lem tahruci’d-dünyâ mine’l-ademi
Levlâhü lem tahruci’d-dünyâ mine’l-ademi
Muhammmedün seyyidü’l-kevneyni ve’s-sekaleyn
Ve’l-ferikayni min urubin ve min acemi
Ve’l-ferikayni min urubin ve min acemi
Nebiyyünâ’l-âmirü’n-nahi felâ ehadün
Eberre fî kavlî lâ minhü velâ neami
Eberre fî kavlî lâ minhü velâ neami
Hüve’l-habîbü’l-lezî türcâ şefâatühü
Li külli hevlin mine’l-ehvâli muktehami
Li külli hevlin mine’l-ehvâli muktehami
Deâ ilallühi fe’l-müstemsikûne bihî
Müstemsikûne bi hablin gayrı munfasımı
Müstemsikûne bi hablin gayrı munfasımı
Faka’n-nebiyyine fî hâlkın ve fî hulukın
Velem yüdanûhü fj ilmin ve lâ keremi
Velem yüdanûhü fj ilmin ve lâ keremi
Ve küllühüm min Resûlillahi mültemisün
Gürfen mine’l-bâhri ev reşfen mine’d-diyemi
Gürfen mine’l-bâhri ev reşfen mine’d-diyemi
Ve vâkıfûne ledeyhi inde haddihimi
Min nuktati’l-ilmi ev min şekleti’l-hikemi
Min nuktati’l-ilmi ev min şekleti’l-hikemi
Fehve’l-lezî teme mâ’nâhu ve sûretühü
Sümme’s-tafâhü hibîben bâriü’n-nesemi
Sümme’s-tafâhü hibîben bâriü’n-nesemi
Münezzehün an şerikin fî mehâsinihi
Fe cevheru’l-husni fîhi gayrı munkasımi
Fe cevheru’l-husni fîhi gayrı munkasımi
Da’me’d-deathü’n-nâsârâ fî nebiyyihimi
Vâ’hküm bimâ şı’te medhan fîhi va’htekimi
Vâ’hküm bimâ şı’te medhan fîhi va’htekimi
Fensüb ilâ zâtihî mâ şi’te min şerafîn
Vensüb ilâ kadrihî mâ şi’te min izâmi
Vensüb ilâ kadrihî mâ şi’te min izâmi
Fe inne fadle Resûlillâhi leyse lehû
Haddün fe yu’ribe anhü nâtıkun bi femi
Haddün fe yu’ribe anhü nâtıkun bi femi
Lev nâsebet kadrehû âyâtühû ızamen
Ahyâ’smühû hîne yüd’â dârıse’r-rimemi
Ahyâ’smühû hîne yüd’â dârıse’r-rimemi
Lem yemtehınna bimâ ta’ye’l-ukûlü bihî
Hırsan aleynâ felem nerteb velem nehimi
Hırsan aleynâ felem nerteb velem nehimi
A’ye’l-verâ fehmü mâ’nâhü fe leyse yürâ
Lil-kurbi ve’l-bu’di minhü gayru munfehımi
Lil-kurbi ve’l-bu’di minhü gayru munfehımi
Ke’ş-şemsi tezharu li’l-ayneyni min buudin
Sagîreten ve tükillû’t-tarfe min ememi
Sagîreten ve tükillû’t-tarfe min ememi
Ve keyfe yüdrikü fî’d-dünyâ hakîkatehû
Kavmün niyâmün tesellev anhü bi’l-hulumi
Kavmün niyâmün tesellev anhü bi’l-hulumi
Fe meblegu’l-ilmi fîhi ennehû beşerun
Ve ennehû hayru hâlkı’llâhi küllihimi
Ve ennehû hayru hâlkı’llâhi küllihimi
Ve küllü âyin ete’r-rüslü’l-kirâmü bihâ
Fe innemâ’t-tesalet min nûrihi bihimi
Fe innemâ’t-tesalet min nûrihi bihimi
Fe innehû şemsü fadlin hum kevâkibühâ
Yüzhirne envârehâ li’n-nâsi fî’z-zulemi
Yüzhirne envârehâ li’n-nâsi fî’z-zulemi
Ekrim bi hâlkı nebiyyin zânehû hulukun
Bi’l-husni müştemilin bi’l-bişri müttesimi
Bi’l-husni müştemilin bi’l-bişri müttesimi
Ke’z-zehri fî terefîn ve’l-bedri fî şerefîn
Ve’l-bâhri fî keremin ve’d-dehri ti himemin
Ve’l-bâhri fî keremin ve’d-dehri ti himemin
Keennehû vahve ferdün fî celâletihi
Fi askerin hîne telkahu ve fî haşemin
Fi askerin hîne telkahu ve fî haşemin
Keenneme’l-lü’lüü’l-meknûnü fî-sadefîn
Min mâ’diney mantıkın minhü ve mübtesemi
Min mâ’diney mantıkın minhü ve mübtesemi
Lâ tıybe ya’dilü türben zamme a’zumehû
Tûbâ lî munteşıkın minhü ve mültesimin
Tûbâ lî munteşıkın minhü ve mültesimin
Ebâne mevlidühü an tîbı unsurihi
Yâ tıybe mübtedein minhü ve muhtetemi
Yâ tıybe mübtedein minhü ve muhtetemi
Yevmün teferrese fîhi’l-fürsü ennehümü
Kad ünzirû bi hulûli’l-bü’si ve’n-nikamı
Kad ünzirû bi hulûli’l-bü’si ve’n-nikamı
Ve bâte eyvânü Kısrâ Vehve münsadi’un
Ka şemli ashabı Kisrâ gayre mülteimi
Ka şemli ashabı Kisrâ gayre mülteimi
Ve’n-nâru hâmidetü’l-enfâsi min esefin
Aleyhi ve’n-nehru sâhi’l-ayni min sedemi
Aleyhi ve’n-nehru sâhi’l-ayni min sedemi
Ve sâe sâvete en gâdat buhayretühâ
Ve rüdde vâridühâ bi’l-gayzl hîne zamî
Ve rüdde vâridühâ bi’l-gayzl hîne zamî
Keenne bi’n-nâri mâ bi’l-mâi min belelin
Huznen ve bi’l-mâ; mâ bi’n-nâri min daremin
Huznen ve bi’l-mâ; mâ bi’n-nâri min daremin
Ve’l-cinnü’ tehtifü ve’l-envâru sâtıatün
Ve’l-hakku yazharu min mâ’nen ve min kelimi
Ve’l-hakku yazharu min mâ’nen ve min kelimi
Amû ve sammû fe i’lânü’l-beşâiri lem
Tüsmâ’ve bârikatü’l-inzâri lem tüsemi
Tüsmâ’ve bârikatü’l-inzâri lem tüsemi
Min bâ’di mâ ahbâra’l-akvâme kâhinühüm
Bienne dînehamü’l-mu’vecce lem yekumi
Bienne dînehamü’l-mu’vecce lem yekumi
Ve bâ’de mâ âyenû fi’l-ufkı min şuhubin
Munkaddaten vefka mâ fî’l-arzl min sanemi
Munkaddaten vefka mâ fî’l-arzl min sanemi
Hattâ gadâ an tarikl’l-vahyi münhezimün
Mine’ş-şeyâtîni yakfû isre münhezimi
Mine’ş-şeyâtîni yakfû isre münhezimi
Keennehüm hereben abtâlü Ebrehetin
Ev askerun bi’l-hasâ mln râhateyhi ramî
Ev askerun bi’l-hasâ mln râhateyhi ramî
Nebzen bihî bâ’de tesbîhin bi bâtnihimâ
Nebze’l-müsebbihi min ahşâi mültakımı
Nebze’l-müsebbihi min ahşâi mültakımı
Câet li da’vetihil eşcâru sâcideten
Temşî ileyhi alâ sâkın bi lâ kademi
Temşî ileyhi alâ sâkın bi lâ kademi
Ke ennemâ setarat setran limâ ketebet
Fürûuhâ min bedîil hattı fil lekami
Fürûuhâ min bedîil hattı fil lekami
Mislül ğamâmeti ennâ sâra sâiraten
Tekıyhi harra vatıysin lil hecîri hamî
Tekıyhi harra vatıysin lil hecîri hamî
Aksemtü bil kameril münşakkı inne lehû
Min kalbihî nisbeten mebrûratel kasemi
Min kalbihî nisbeten mebrûratel kasemi
Ve mâ havel ğâru min hayrin ve min keramin
Ve küllü tarfin minel küffâri anhü amî
Ve küllü tarfin minel küffâri anhü amî
Fes sıdkı fil ğari ves sıddîku lem yerimâ
Ve hüm yekûlûne mâ bil ğâri min erimi
Ve hüm yekûlûne mâ bil ğâri min erimi
Zannül hamâme ve zannül ankebûte alâ
Hayril beriyyeti lem tensüc ve lem tehumi
Hayril beriyyeti lem tensüc ve lem tehumi
Vikâyetullâhi ağnet an müdâafetin
Mined dürûı ve an âlin minel ütumi
Mined dürûı ve an âlin minel ütumi
Mâ sâmaniyed dehru daymen vestecartü bihî
İllâ ve niltü civâran minhü lem yüdami
İllâ ve niltü civâran minhü lem yüdami
Ve leltemestü ğıned dârayni min yedihî
İllestelemtün nedâ min hayri müstelemi
İllestelemtün nedâ min hayri müstelemi
Lâ tünkirul vahye min rü’yahü inne
lehû kalben izâ nâmetil aynâni lem yenemi
lehû kalben izâ nâmetil aynâni lem yenemi
Fe zâke hıyne bülûğun min nübüvvetihî
Fe leyse yünkeru fîhi hâlü muhtelemi
Fe leyse yünkeru fîhi hâlü muhtelemi
Tebârekallâhü mâ vahyün bi müktesebin
Ve lâ nebiyyün alâ ğaybin bi müttehimi
Ve lâ nebiyyün alâ ğaybin bi müttehimi
Kem ebraet vasaben bil lemsi râhatühû
Ve atlakat eriben min ribkatil limemi
Ve atlakat eriben min ribkatil limemi
Ve Ahyetis seneteş şehbae da’vetühû
Hattâ haket ğurraten fil a’surid dühümi
Hattâ haket ğurraten fil a’surid dühümi
Bi ârıdın câde evhıltel bitâha bihâ
Seyben minel yemmi ev seylen minet arimi
Seyben minel yemmi ev seylen minet arimi
Da’nî ve vasfî âyâtin lehû zaherât
Zuhûra nâril gırâ leylen alâ alemi
Zuhûra nâril gırâ leylen alâ alemi
Feddürrü yezdâdü husnen ve hüve müntezamün
Ve leyse yenkusu kadran ğayra müntezami
Ve leyse yenkusu kadran ğayra müntezami
Fe mâ tetâvele âmâlül medîhi ilâ
Mâ fîhi min keramil ahlâkı veş şiyemi
Mâ fîhi min keramil ahlâkı veş şiyemi
Ayâtü hakkın miner Rahmâni muhdesetün
Kadîmetün sıfatül mavsûfi bil kıdemi
Kadîmetün sıfatül mavsûfi bil kıdemi
Lemm takterin bi zemânin ve hiye tuhbiruna
Anil meâdi ve an âdin ve an iremi
Anil meâdi ve an âdin ve an iremi
Dâmet ledeynâ fe fâkat külle mu’cizetin
Minen nebiyyîne iz câet ve lem tedümi
Minen nebiyyîne iz câet ve lem tedümi
Muhâkkemetün fe mâ yübkıyne min şühebin
Li zî şikâkın ve lâ yebğıyne min hâkemi
Li zî şikâkın ve lâ yebğıyne min hâkemi
Mâ hûribet katta illâ âde min harabin
A’del eâdî ileyhâ mülkıyes selemi
A’del eâdî ileyhâ mülkıyes selemi
Raddet belâğatühâ da’vâ muârıdıhâ
Raddel ğayûri yedel cânî anil hurami
Raddel ğayûri yedel cânî anil hurami
Le hâ meânin ke mevcil bahri fî mededin
Ve fevka cevherihî fil husni vel kıyemi
Ve fevka cevherihî fil husni vel kıyemi
Fe lâ tüaddü ve lâ tuhsâ acâibühâ
Ve lâ tüsâmü alel iksâri bis seemi
Ve lâ tüsâmü alel iksâri bis seemi
Karrat, bihâ, aynü, kârîhâ, fe, kultü, lehû
Le kad zaferte bi hablillâhi fa’tesımi
Le kad zaferte bi hablillâhi fa’tesımi
İn tetlühâ hıyfeten min harri nâri lezâ
Etfâ’te harrâ lezâ min virdiheş şiyemi
Etfâ’te harrâ lezâ min virdiheş şiyemi
Ke ennehel havzu tebyazzul vücûhü bihî
Minel usâtı ve kad câühû kel humemi
Minel usâtı ve kad câühû kel humemi
Ve kes sırâtı ve kel mîzâni ma’dileten
Fel kıstu min ğayrihâ Gin nâsilen yekumi
Fel kıstu min ğayrihâ Gin nâsilen yekumi
Lâ’ta’ceben li hasûdin râha yünkiruha
Tecâhülen ve hüve aynül hâzikıl fehimi
Tecâhülen ve hüve aynül hâzikıl fehimi
Kad tünkirul aynü dav’eş şemsinin ramedin
Ve yünkirul femü ta’mel mâi min sekami
Ve yünkirul femü ta’mel mâi min sekami
Yâ hayra men yemmemel,âfûne ,sahâtehû
Sa’yen ve fevka mütûnil eynükir rusümi
Sa’yen ve fevka mütûnil eynükir rusümi
Ve men hüvel âyetül kübrâli mu’tebirin
Ve men hüven nı’metül uzmâli muğtenimi
Ve men hüven nı’metül uzmâli muğtenimi
Serayte min Haramin leylen ilâ Harâmin
Kemâ seral bedrü fî dâcin minez zulemi
Kemâ seral bedrü fî dâcin minez zulemi
Ve bette terkâ ilâ en nilte menzileten
Min kâbe kavseyni lem tüdrek ve lem terumi
Min kâbe kavseyni lem tüdrek ve lem terumi
Ve kaddemetke cemîul enbiyâi bihâ
Ver rusülü takdîme mahdûmin alâ hademi
Ver rusülü takdîme mahdûmin alâ hademi
Ve ente tahterikus seb’at tıbâka bihim
Fî mevkibin künte fîhi sâhıbel alemi
Fî mevkibin künte fîhi sâhıbel alemi
Hattâ izâ lem teda’şe’ven li müstebikin
Mined dünüvvi velâ li müstenimi
Mined dünüvvi velâ li müstenimi
Hafadte külle makâmin bil izâfeti iz
Nûdite bir ref’i mislel müfredil alemi
Nûdite bir ref’i mislel müfredil alemi
Keymâ tefûzü bir vaslin eyyi müstetirin
Anil uyûni ve sirrin eyye müktetemi
Anil uyûni ve sirrin eyye müktetemi
Fehurte külle fihârin ğayra müşterakin
Ve cüzte külle mekâmin ğayra mzüdehami
Ve cüzte külle mekâmin ğayra mzüdehami
Ve celle mikdârumâ vullite min rutebin
Ve azze idrâkü mâûlite min niami
Ve azze idrâkü mâûlite min niami
Büşrâlenâ ma’şeral İslâmi inne lenâ
Minel ınâyeti ruknen ğayra münhedimi
Minel ınâyeti ruknen ğayra münhedimi
Lemmâ deallahü dâıynâ li tâatihi
Bi ekramir rusüli künnâ ekramel ümemi
Bi ekramir rusüli künnâ ekramel ümemi
Râat Kulûbel ıdâ enbâü bi’setihî
Ke neb’etin eclefet ğuflen minel ğanemi
Ke neb’etin eclefet ğuflen minel ğanemi
Mâ zâle yelkâhüm fî külli mu’terakin
Hattâ hakev bil kanâ lahmen alâ vedami
Hattâ hakev bil kanâ lahmen alâ vedami
Veddül firâra fe kâdû yağbitûıne bihî
Eşlâe şâlet meal ıkbâni ver ruhami
Eşlâe şâlet meal ıkbâni ver ruhami
Temdıl leyâlî ve lâ yedrûne ıddetehâ
Mâlem tekün min leyâlil eşhuril hurumi
Mâlem tekün min leyâlil eşhuril hurumi
Ke ennemed dînü dayfün halle sâhate hüm
Bi külli karmin ilâ rahmil îdâ karimi
Bi külli karmin ilâ rahmil îdâ karimi
Yecürru bahra hamîsin fevka sâhibatin
Termî bi mevcin minel ebtâli mültetımi
Termî bi mevcin minel ebtâli mültetımi
Min külli müntedi bin lillâhi muhtesibin
Yestû bi müste’silin lil küfri mustalimi
Yestû bi müste’silin lil küfri mustalimi
Hattâ ğadet milletül İslâmi ve hiye bihim
Min ba’di gurbetihâ mevsûleter rahimi
Min ba’di gurbetihâ mevsûleter rahimi
Mekfûleten ebeden minhüm bi hayri ebin
Ve ba’lin fe lem teytem ve lem teimi
Ve ba’lin fe lem teytem ve lem teimi
Hümül cibâlü fe sel anhüm müsâdimehüm
Mâzâ raev minhüm fî külli müstademi
Mâzâ raev minhüm fî külli müstademi
Ve sel Huneynen ve sel Bedran ve sel Uhuden
Fusûle hatfin lehüm edhâ minel vehami
Fusûle hatfin lehüm edhâ minel vehami
El musdıril biydı humran ba’de mâ veradet
Minel ıdâ külle müsveddin minel lememi
Minel ıdâ külle müsveddin minel lememi
Vel kâtibîne bi sümril hattı mâ terâket
Aklâmühüm harfe cismin ğayra mün’acimi
Aklâmühüm harfe cismin ğayra mün’acimi
Şâkis silâhı lehüm sîmâ tümeyyizühüm
Vel verdü yemtâzü bis sîmâ mines selemi
Vel verdü yemtâzü bis sîmâ mines selemi
Tühdî ileyke riyâhun nasri neşrahüm
Fe tahsebüz zehra , fil ekmâmi külle kemî
Fe tahsebüz zehra , fil ekmâmi külle kemî
Keennehüm fî zuhûril hayli nebtü ruben
Min şiddetil hazmi lâ min şiddetil huzumi
Min şiddetil hazmi lâ min şiddetil huzumi
Târet kulûbül ıda min be’sihim ferkan
Femâ teferrake beynel behmi vel bühümi
Femâ teferrake beynel behmi vel bühümi
Ve men tekün bi rasûlillâhi nûsratühû
İn telkahül üsdü fî âcâmihâ tecimi
İn telkahül üsdü fî âcâmihâ tecimi
Ve len terâ min veliyyin ğayra müntesırin
Bihî velâ min adüvvin ğayra münfesimin
Bihî velâ min adüvvin ğayra münfesimin
Ehalle ümmetehû fî hırzi milletini
Kellysi halle meal eşbâli fî ecemi
Kellysi halle meal eşbâli fî ecemi
Kem ceddelet kelimâtüllahi min cedelin
Fîhi ve kem hassamel burhânu min hasımi
Fîhi ve kem hassamel burhânu min hasımi
Kefâke bil ılmi fil ümmiyyi mu’cizeten
Fil câhiliyyeti vet te’dîbi fil yütümi
Fil câhiliyyeti vet te’dîbi fil yütümi
Hademtühû bi medîhin estekıylü bihî
Zünûbe umrin medâ fiş şı’ri vel hıdemi
Zünûbe umrin medâ fiş şı’ri vel hıdemi
İz kalledâniye mâ tuhşâ avâkıbühû
Ke ennenî bihimâ hedyün minen neami
Ke ennenî bihimâ hedyün minen neami
Ata’tü ğayyes sıbâ fil hâletyni ve mâ
Hassaltü illâ alel âsâmi ven nedemi
Hassaltü illâ alel âsâmi ven nedemi
Fe yâ hasârate nefsin fî ticaretihâ
Lem teşterid dîne bid dünyâ velem tesümi
Lem teşterid dîne bid dünyâ velem tesümi
Ve men yebı’âcilen minhü bi âcilihî
Yebin lehül gabnü fî bey’ın ve fî selemi
Yebin lehül gabnü fî bey’ın ve fî selemi
İn âti zenben fe mâ ahdî bi müntekazın
Minen nebiyyi ve lâ hablî bi mün sarimi
Minen nebiyyi ve lâ hablî bi mün sarimi
Fe inne lî zimmeten minhü bi tesmiyeti
Muhammeden ve hüve evfel halkı biz zimeni
Muhammeden ve hüve evfel halkı biz zimeni
İn lem yekün fî meâdi âhızen bi yedî
Fadlen ve illâ fe kul yâ zelletel kademi
Fadlen ve illâ fe kul yâ zelletel kademi
Hâşâhü en yuhrimer râcî me mekârimehû
Ev yercial câru minhü gayra muhterâmi
Ev yercial câru minhü gayra muhterâmi
Ve münzü el zemtü efkâri medâyıhahû
Vecedtühü lî halâsî hayra mültezimi
Vecedtühü lî halâsî hayra mültezimi
Ve len yefûtel gınâ minhü yeden teribet
İnnel hayâ yünbitül ezhâre fil ekemi
İnnel hayâ yünbitül ezhâre fil ekemi
Ve lem ürid zehrated dünyelletik telafet
Yedâ züheyrin bi mâ esnâ alâ herimi
Yedâ züheyrin bi mâ esnâ alâ herimi
Yâ ekramel halkı mâ li men elûzü bihî
Sıvâke ınde hulûlil hâdisil amemi
Sıvâke ınde hulûlil hâdisil amemi
Velen yedika Rasülellâhi cahüke bi
İzil Kerîmü tecellâ bismi müntekımi
İzil Kerîmü tecellâ bismi müntekımi
Fe in min cûdiked dünya ve Darratehâ
Ve min ulûmike ılmül levhı vel kalemi
Ve min ulûmike ılmül levhı vel kalemi
Yâ nefsü lâ teknati min zelletin azumet
İnnle kebâire fi ğufrani kel lememi
İnnle kebâire fi ğufrani kel lememi
Lealle rahmete Rabbi hıyne yaksimühâ
Te’ti alâ hasebil ısyâni fil kısemi
Te’ti alâ hasebil ısyâni fil kısemi
Yâ Rabbi vec’al recâi ğayra mün’akisin
Ledeyke vec’al hısâbî ğayra münhazimi
Ledeyke vec’al hısâbî ğayra münhazimi
Veltuf bi abdike fid dâreyni inne lehû
Sabran metâ ted’uhü ehvâlü yenhezimi
Sabran metâ ted’uhü ehvâlü yenhezimi
Ve’zenli subhi salâtin minke dâimetin
Alen Nebiyyi bi münhel in ve münsecimi
Alen Nebiyyi bi münhel in ve münsecimi
Vel âli sahbi sümmet tâbiîne lehüm
Ehlet tükâ ven nükâ vel hılmi vel kerami
Ehlet tükâ ven nükâ vel hılmi vel kerami
Mâ rannehat azâbâtil bâni rıyhu sabâ
Ve etrabel îse hâdil bin neğami
Ve etrabel îse hâdil bin neğami
Yâ Rabbi salli ve sellim dâimen Ebedâ
Alâ habîbike hayril halkı küllihimi
Alâ habîbike hayril halkı küllihimi
Cemaatler ve Namaz
Namaz; İslam dininin olmazsa olmaz şartlarından biridir. İslamın beş şartını sayarken Kelime-i şehadet ile iman ettikten sonra sayılan ikinci ve en temel şart namazdır. Namaz ibadeti; peygamber efendimizin (s.a.v) hadis-i şeriflerinde dinin direği, göz nuru, kalp aydınlığı, dünya ve ahiret güzelliği, bela ve musibetlere karşı bir korunma, kulun Rabbine en yakın olduğu an gibi ifadelerle tanımlanmıştır. Namaz; kulun miracıdır. Peygamber Efendimize (s.a.v) büyük bir mucize olarak sunulan miraç hadisesinde emredilen beş vakit namaz ile, aslında her kul kendi miracını gerçekleştirerek, Rabbine daha da yakın olmanın iç huzurunu yaşar. Namazda kul kendini yaratan Allah'a en yakın olduğu anın hazzını yaşar.
Ebu Kamil Şuca (H. 236-339)
Ebu Kamil Şuca Ünlü Müslüman cebir ve matematik alimidir. İsmi Şuca’ bin Eslem bin Muhammed Hasib el-Mısri olup, künyesi Ebu Kamil’dir. Matematikçiler arasında İbn-i Eslem el-Hasib (hesab, matematik bilgini) adıyla Ünlü oldu. Doğum ve vefat tarihleri belli değildir. Kaynaklarda 850-950 (H. 236-339) seneleri arasında yaşadığı ifade edilmektedir. Aslen Mısırlıdır.
Ebu Kamil Şuca’, matematik ve Özellikle cebir sahasındaki başarılarıyla dikkat çekti. Ünlü matematikçi Harezmi ile aynı devirde yaşadı. Harezmi’nin eserlerinden çok istifade etti. İkinci dereceden cebir denklemlerini, Harezmi’nin metodu ile çözüyordu. Bununla yetinmeyen Ebu Kamil, bu çözüm metodlarına bazı orijinal izahlar getirdi.
Lineer (birinci dereceden), kuadratik (ikinci dereceden) ve daha üst derecedeki denklemler, belirsiz denklemler ve tam sayı problemlerine ait çözüm yolları ortaya koydu. Cebir tarihinde ilk defa olarak ikinci derecenin üstünde denklemlerin çözümünü tam bir hassasiyetle gerçekleştirdi. Bu yüzden ona, Harezmi’den sonra ikinci cebir teorisyeni gözüyle bakılmaktadır. Cebirdeki bu otoritesini, İslamiyette fıkıh bilgisinin en mühim konularıdan birisi olan feraiz (miras taksimi) hesaplarının çözümünde kullandı.
Ebu Kamil Şuca’ın en Ünlü eseri Kitab-ül-Cebr vel-Mukabele adlı kitabıdır. Bu eserinde Harezmi’nin cebirini geliştirmek gayesini gütmüştür. Eserin önsözünde Harezmi’ye olan şükranlarını dile getirmiş, birinci bölümünde Harezmi’nin cebirini özetleyip ilavelerle açıklamıştır. Burada katsayıları irrasyonel (köklü) sayı olan karışık ikinci derecede denklemlerin çözümlerini göstermiştir. Böylece, Yunanlıların irrasyonel sayılarla ilgili yanlış bilgilerini çürütmüştür.
Eserin ikinci bölümünde, kendinden önce gelen Yunan ve İslam cebircilerinin çözmekte güçlük çektikleri hatta çözemedikleri geometrik problemlerin, kendi keşfi olan, cebirsel çözüm metoduyla kolaylıkla çözülebileceğini ortaya koymuştur. Bu bölümde çözdüğü problemler, bir daire içinde çizilmiş eşkenar beşgen, ongen ve onbeşgenin kenarının uzunluğunun nümerik olarak tayinini ihtiva etmektedir. Bu kenarları cebirsel denklemlerle hesaplayarak, cebirsel denklemleri öklit geometrisine uygulamıştır.
Eserin üçüncü bölümüne, ikinci dereceden belirsiz eşitlikler ve bu tür eşitlik sistemleriyle başlamaktadır. Kendisi bu eşitliklerin bazılarının yeni, bir kısmının daha önce incelenmiş olduğunu söylemektedir. Bu ikinci tip eşitlikler Ebu Kamil’in, Diophantos ve Aritmeticca’nın tesiri altında kalmadığını göstermektedir. Çokyüzlüler alanında da çeşitli çalışmalarda bulunmuştur. Yarıçapı r olan bir dâire içine çizilen düzgün on beş kenarlı çokgenin kenar uzunluğu hesabı ve merkez açının ölçüsünü cebirsel trigonometri ve denklemler yardımıyla göstermiştir.
Ebu Kamil, bu denklemlerden sonra, birinci dereceden denklem sistemlerini de ihtiva eden eğlendirici (dinlendirici) matematik problemleri üzerinde durmaktadır. Eserinin sonunda muayyen bir sayıdan başlayan sayıların karelerinin toplamını veren ifadeler üzerinde bilgi verilmektedir.
Ebû Kâmil, Harezmî’nin bir devamı ve geliştiricisi, Kerhî ve Ömer Hayyâm’ın öncüsü ve batıda Fibonacci’nin de üstadı olması hasebiyle, orta çağlarda cebir alanında yetişen bir dahîdir.
Ebû Kâmil, başarılarına ve orijinal metodlarına rağmen, maalesef islâm toplumunda ve ilim târihi içinde gereği gibi tedkîk edilip kıymeti anlaşılamayan âlimlerdendir. Modern araştırmalar, onun daha başka duyulmadık metodlarını ilerleyen yıllarda ortaya çıkaracaktır. Kendisini, El-Kerhi ve Ömer Hayyam takib ettiler. Batı aleminde ise Leonardo Fibonacci, Ebu Kamil’in metodunu benimsedi. Florian Cajori, matematik tarihi ile ilgili eserinde, miladi 13. yüzyılın ortalarında Ebu Kamil’in eserlerinin batı bilim dünyasında ve İslam aleminde matematik ilimleri dalında yegane başvuru kaynağı olarak kabul edildiğini ifade etmektedir. (Kaynak: Rehber Ansiklopedisi)
Ebu Kamil Şuca’nın yazdığı eserlerden bazıları şunlardır:
1) Kitabu Kemal-il-Cebri ve Temamihi ve-Ziyadetihi fi Usulihi: Bu eserinde Harezmi cebrini olgunlaştırdı ve yeni cebir metodları geliştirdi. Eserde, Ebu Berze’yi tenkid etti ve cebirdeki hatalarını ortaya koydu.
2) Kitab-ut Taraif-fi’l-Hisab: Bu eserde üç, dört ve beş bilinmeyenli denklemlerin çözüm metodları, örnekleriyle izah edilmektedir. Cebir problemlerinin çözümünde nesneler yerine harfler sembol olarak kullanılmaktadır. Eserin bir nüshası Hollanda’nın Leiden şehrindeki ünlü kütüphanede bulunmaktadır.
3) Kitab-üş-Şamil fil-Cebr vel Mukabele,
4) Kitab-ül-Vesaya bil Cüzuri,
5) Kitab-ul-Cem’ vet-Tefrik,
6) Kitab-ül-Hataeyn,
7) Kitab-ül-Kifaye,
8) Kitab-ül-Mesaha vel Hendese,
9) Kitabü’t-Tayr,
10) Kitabul-Miftah-il-Felah,
11) Risale fil-Muhammes vel-Mu’aşşar.
el-Battani ve Matematik Çalışmaları
Latincede
Albategnius,Albategni-Albatenius olarak ismi geçen ve tam adı "Ebu
Abdullah Muhammed bin Cabir bin Sinan er-Rekki es-Sabi el-Battani" (858, Harran
- 929) olan; El Battani; Harran'da doğmuştur. Önemli derecede
astronomi çalışmaları yapmıştır. Battani'nin astronomideki en çok bilinen
başarılarından biri Güneş Yılını 365 gün, 5 saat, 46 dakika ve 24 saniye olarak
günümüzden çok seneler öncesinde çok az bir farkla ölçmüş olmasıdır. Battani'nin Zij adı verilen çalışması Johannes
Kepler, Tycho Brahe gibi Avrupalı astronomlar üzerinde büyük bir etki oluşturmuştur.
Nicolaus Copernicus, Zij üç defa Latince'ye çevrilmesine rağmen, O'ndan
yaklaşık 700 yıl önce yaşamış Battani ne yazdıysa eserlerinde aynen
değiştirmeden tekrar etmiştir. Modern dünya, Battani'ye bilim dünyasına
katkılarından dolayı hürmetini, saygısını göstermiş ve Ebul Vefa örneğinde
olduğu gibi Ay'daki bir bölgeye Albategnius olarak ismini vermiştir. Battani,
Suriye'de Rakka ve vefat ettiği şehir olan Şam'da çalışmalar yapmıştır. Battani,
Batlamyus'un bazı yanlışlarını düzeltmiş ve yeni Güneş ve Ay tabloları
hazırlayarak Batlamyusun çalışmalarını derlemiştir. Uzun süre bilim dünyasında
otorite olarak kabul edilmiştir. Güneş'in enberi hareketlerini keşfetmiş, gök
kürenin bölümleri üzerine çalışmalar yapmış ve muhtemelen 5.yüzyılda yaşamış
olan Hint astronom Aryabhata'dan bağımsız olarak, sinüsün ve kısmi olarak da tanjantın
hesaplamadaki kullanımlarını açıklamış ve böylece modern trigonometrinin
temelini atmıştır. Battani bunlardan başka astronomide, ekinoksların devinme
hareketlerinin değerlerini ve ekliptik eğimi çok yakın bir oran bularak
hesaplamıştır. Battani, tablolarında devinim için tekdüze değerlendirmeler
kullanmıştır.
"Battânî, kendi
geliştirdiği güneş saati zâtü’l-halak duvara tespit edilmiş büyük kadran ve
daha sonraları triguetum (zâtü’ş-şubeteyn) adı verilecek âlet ile, Rakka’da,
bazı fezâ hâdiselerinin yanı sıra, Güneş ve Ay tutulmalarını rasat etmiş ve
elde ettiği bilgilerle Ay ve gezegen hareketleri hakkındaki bilgileri
düzeltmiş, yeni Ay’ın görülme şartlarını tayine yarayan bir usûl
geliştirmiştir. Yaptığı gözlemlerle tam 489 yıldızı sınıflamayı başarmıştır. Battânî,
Müslümanlar için büyük ehemmiyet arz eden kıble yönünün farklı coğrafyalarda hesaplanabilmesine
yönelik çalışmalar yapmıştır. Kıble doğrultusu belirlenecek yerin ve Mekke’nin
boylam ve enlemini tespit etmiş, bu ikisinin farkını alıp kıble doğrultusunu
bulmuştur. Hazırlanan cizlere, usturlablara ve rubu tahtalarına kıble
cetvellerini eklemiştir."
O'nun en önemli
çalışması olan bugünkü anlamıyla trigonometri cetvelleri olan Zij ya da ayarlı
astronomik tablolar, Plato Tibirnitus tarafından 1116 yılında De Motu Stellarum
olarak Latince'ye çevrilen 57 bölümden oluşan el-Zij es-Sabi adlı eseri Avrupa
astronomisinde büyük bir etki bırakmıştır. Zij,eski zamanlarda yapılan Hint
çalışmalarının özütü haline getirelerek anlaşılması güç kısımların yeniden
derlenip hazırlandığı bir eser olmakla birlikte önemli ölçüde Batlamyus teorisi üzerine bina edilerek tesis edilmiştir. Bu eserin bir yeni baskısı
1645 yılında Bologna'da ortaya çıkmıştır. Plato'nun orijinal el yazısıyla
yazdığı nüshası Vatikan'dadır. Battani tarafından yazılmış bir el yazma tezi
ise Escorial Library'de astronomik kronoloji bölümünde muhafaza edilmektedir. Battani,
gelişmiş ay ve güneş tabloları kullanarak yaptığı gözlemler boyunca, Güneş'in
dışmerkez kuvvetinin değiştiğini, modern astronomide Dünya'nın Güneş
etrafındaki bir eliptik yörünge üzerindeki hareketinin eşitliğini keşfetmiştir.
Kopernik, Kopernik Devrimi'ni başlatan De Revolitionibus Orbium Coelestium adlı
kitabında Battani'ye olan minnetini dile getirmiş ve birçok yerde O'ndan
alıntılar yapmıştır.
"Battânî bugünkü Halep’in 160 km
doğusunda Fırat nehri kıyısındaki Rakka şehrinde bir rasathane (gözlem evi)
yapmış; Güneş ve Ay’ın görünür çaplarında yıl boyunca meydana gelen
değişiklikleri ölçmede, önceki ilim adamlarının yaptığı çalışmalara katkılarda
bulunmuş; Güneş, Ay ve gezegenlerin hareketlerini, yörüngelerini daha doğru bir
şekilde belirlemeye çalışmıştır. Güneş’in Dünya’dan en uzak bulunduğu noktadaki
hareketini keşfetmiş, Dünya’nınkine göre Güneş’in yörünge eğimini ve Dünya’nın
dönüş eksenindeki değişme değerlerini bulmuştur. Kendisinden beş asır sonra
gelen Kopernik’in 23° 35ı olarak bulduğu Dünya’nın ekliptik eğimini o, 23°
olarak hesaplamış, bugün bilinen açı değerini yaklaşık yarım dakikalık bir
farkla bulmayı başarmıştır."
Battani, matematikte
trigonometride günümüzde kullanılan formüller üretmiştir. Trgionometride
tanjantın sinüs ve cosinüse bağlı olarak yazılabileceğini ilk bulan kişidir.
Tanjantın sinüs ve cosinüsün bölümü şeklinde olduğunu eserlerinde nakletmiştir.
Kosekant ve Secant fonksiyonun tanımını
ve formulünü hem sinüs-cosinüs hem de tanjanta bağlı olarak vermiştir. Ayrıca
sinx = a.cosx eşitliğini bularak trigonometrik denklemlerin çözümüne dair
çalışmlar yapmıştır. Battani, El-Mervezi'nin tanjant fikrini, tanjant ve
kotanjant hesaplamaları amacıyla denklemler geliştirmek için konu hakkındaki
matematiksel tablolarını derleyerek kullanmıştır. Bundan başka sekant ve
kosekantın fonksiyonalarını keşfetmiş ve O'nun gölgelerin tablosu olarak
adlandırdığı Zij eserinde yayınlamıştır. Kosekantlar hakkındaki ilk
matematiksel tabloyu,1'den 90'a kadar her bir dereceyi içerecek şekilde trigonometri
cetveli olarak hazırlamıştır. Bilim alanındaki bu çalışmaları nedeniyle Batılı
bilim adamları yıllarca ayı onun ismiyle anmıştır. Aydaki Albategnius
kraterinin adı O'nun adına ithafen verilmiştir. Star Trek: Voyager filminde
Excelsior-class starship USS Al-Batani [sic] NCC-42995 adlı uzay gemisi Kathryn
Janeway'in ilk uzay görevi olarak O'nun adıyla adlandırlmıştır. Orta Çağ batı
dünyasında eserleri Latince`ye çevrilen ilk Müslüman bilim adamı oldu.
Matematik
alanında Yunan kirişi yerine sinüsleri kullanan ilk ilim adamıdır.
İlk defa
kotanjant kavramını geliştirmiş ve dereceli bir tablo oluşturmuştur.
Ay’ın boylamda
ortalama hareketini tespit etmiştir
Güneş ve Ay’ın
görünür çaplarını ölçmüştür.
Güneş’te bir
yıl, Ay’da ise bir ay zarfında gözlenen değişiklikleri hesaplamıştır.
Ay’ın tutulma
derecesinin hesabı için çok sağlam bir metot geliştirmiştir.
Küre
trigonometrisinin ba–zı problemlerini ortografik projeksiyon yardımıyla
incelemiştir.
Dik üçgenleri
inceleyerek geometrideki temel kavramlardan sinüs, kosinüs, tanjant, kotanjant,
sekant ve kosekantın tariflerini yapan ve bunları gerçek mânâda ilk defa
kullanan kişidir.
Gerçek
astronomik cetveli (zic, yıllık) hazırlayan ilk ilim adamıdır.
Sıfırdan 90
dereceye kadar açıların trigonometrik değerlerini hesaplamıştır.
Cebir çözüm
metotlarını trigonometrik denklemlere uygulamıştır.
Yukarıda bahsi
geçen bütün matematik ve trigonometri teknikleri Batı Avrupa’da 15. yüzyıldan
17. yüzyıla kadar Kopernik, Kepler, Tycho Brahe ve Galile gibi ilim adamları
tarafından da kullanılmıştır.
Eserleri
1) Kitabe’l-Zic:
((zic,
yıllık) Bir astronomi cetvelleri
kitabı olan bu eser 57 bahisten müteşekkildir. Battânî bunu yazma sebebini,
diğer ziclerde gördüğü yanlışlık ve farklılıklardan yola çıkarak gök
cisimlerinin hareketleri konusundaki teorileri iyileştirme ve neticeleri yeni
gözlemlere dayanarak geliştirme olarak açıklar.)
2) Kitâb ü
Mârifeti’l-Metâlii’l-Bürûc fî mâ Beyne Erbaati’l-Felek: (Astronomiye dâir bu eserde, 12 burcun gök küresinin dörtte
birindeki doğuş noktalarından, Ay ve yıldızların doğuş yerlerinden ve Ay’ın
tutulmasından bahsedilir.)
3)
Risâletü’n fi Tahkik-i Akdari’l-İttisalat: (Yıdızların yan yana gelme ölçülerinin
araştırılmasıyla alâkalı olan bu eserde yıldızların ışıklarını göndermeleri,
enlemlerden ve küre trigonometrisinden faydalanılarak izâh edilmektedir.)
4)
Risâletü’n fi Ameliyyati’t-Tercimi’d-Dakika
5) Kitab u Ta’dili’l-Kevakib
6) İlmü’n-Nücûm
7) Kitabü’n fi İlmi’l-Felek
8) Kitabün an Daireti’l-Bürüc ve’l-Kubbeti’ş-
Şemsiyye
9) Muhtasarun Ii Kütübi Batlemyüsi’l-Felekiyye
10) Risâletü’n fi Mikdari’l
İttisalati’l-Felekiyye
Kaynakça:
Yeni Rehber Ansiklopedisi Battani
https://tr.wikipedia.org/wiki/Battani





