Her soru bir cevabı hak etmez

Mantık, düşüncenin kurallarını ortaya koyan; bir hükme varmak için geçerli sonuçları irdeleyen, o sonuca götüren akıl yürütmenin geçerli olup olmadığını denetleyen bir ölçüdür. Mantık, yalnızca verilen seçenekler arasında doğruyu görme faaliyeti değil, aynı zamanda sorunun kendisini de sorgulama cesaretidir. Biçimsel olarak kendisine cevap üretilebilen her soru, anlamlı ya da meşru değildir; kimi sorular yanlış önermeler, hatalı kategoriler veya hakikatte karşılığı olmayan kabuller üzerine kurulduğu için, onlara verilen en tutarlı cevaplar bile gerçekte büyük hata olur. İslam düşüncesinde soru sormak, hakikate yönelmediği ve insanı Allah’a yaklaştırmadığı sürece değer taşımaz; aksine, temelsiz ve yersiz sorular zihni meşgul ederek ilahi hikmeti perdeler. Bu nedenle, hem aklî hem de dinî bakımdan en isabetli tutum, her soruya cevap aramak değil, bazı soruların baştan geçersiz olduğunu fark edebilmektir. Muhakemenin bu yönünü dolaylı biçimde gösteren hikayelerden biri olan "baca hikayesi, internet ortamında sıklıkla karşımıza çıkar. Günümüzde sosyal medya ortamlarında, Albert Einstein’a atfedilerek yayılan bu hikaye, esasında tarihsel ve metinsel açıdan ona ait değildir. Kökeni itibarıyla Yahudi kaynaklarında bu hikayenin geçtiği söylense de orası da ayrı bir muammadır. Belki de popüler kültür etkisiyle bu tür hikayeler, çeşitli dini kaynaklarda yer alan öğretilerden yararlanılarak sonradan uydurulmuştur. Yahudi literatüründe bu tür anlatılar, tarihsel bir olayı aktarmaktan ziyade, yanlış varsayımlar üzerine kurulu akıl yürütmeleri açığa çıkarmayı amaçlayan (darb-ı meseller gibi) düşünce ve özdeyşler (İbranice: mashal) olarak değerlendirilir. Genellikle bu çarpıtma ve tahrif işini, özellikle Yahudiler ustalıkla yaparlar. Neyse biz konumuzu daha fazla dağıtmadan, yazılı ve görsel medya ortamlarında karşılaştığımız şu meşhur hikaye bağlamında izah edelim.
| | | | | 0 yorum

İslam Hilali (Cami alemleri ve Baal Boynuzu)

İslam sanatının önemli bir parçası olan cami mimarisi ve işçiliği; özellikle tezhib, hat, kubbe, minare şerefeleri ve alemleri ile kendini belli eder. Klasik cami mimarisi içinde dıştan dikkat çeken en önemli yapı; kubbe ve minaredir. Kubbelerin ve mineralerin üzerine bir işaret olarak "alem" adı verilen bakır ve kurşundan yapılma işlemeler konulur. Kubbe yapısı, diğer inanışlara ait yapılarda da sıklıkla göze çarpar. Bu nedenle özellikle Osmanlı devleti ile birlikte kubbe ve minare üzerine alem konulması yaygın hale gelmiştir. Cami alemi, üzerinde bulunduğu yapının bir İslam mabedi olduğuna bu vesile ile işaret eder. İslam dini, geleneksel manada simgesel biçimiyle hilal ile gösterilmiştir. Birçok müslüman devlet, ülke bayraklarında hilal sembolünü kullanmıştır. 
| | | 1 yorum

Emali Beyitleri ve Akaid

Ehl-i Sünnet itikâdını, nazım (şiir) olarak anlatan ünlü ve önemli eserlerden biri;  kuşkusuz Emâlî kasidesidir. "Bed'ül Emali" kasidesini,  Sirâceddin Ali bin Osman el-Ûşî (ö.1180) hazretleri kaleme almıştır. Tam künyesi; "Ebû Muhammed (Ebü’l-Hasen) Sirâcüddîn Alî b. Osmân b. Muhammed b. Süleymân et-Teymî eş-Şehîdî el-Fergānî el-Ûşî olup, günümüzde Kırgızistan sınırlarındaki, "Oş" şehrinde doğmuştur.  Osman el- Uşi, bir müddet Fergana şehrinin kadılık görevini de yapmıştır.
"Bed-ül Emali" kasidesi, altmış yedi beyitten meydana gelmiştir. Emâlî, lûgatte “imla’” kelimesinin cem’îsi (çoğulu) dir ve yazmak mânâsınadır. "Kitaba bakmaksızın kalpten-gönülden yazmak" anlamına gelmektedir. Müellif merhum, (bazı yerlerde beyitlerine nisbeten, Nazım Hazretleri olarak geçer) Tevhid’le alakalı bu eserini, hicri altıncı asrın sonlarına doğru yazmıştır. Emali beyitlerinde, çeşitli itikadi konular bulunmaktadır. Emali beyitleri, mezhepler arasında vuku bulan ihtilaflara, Ehli Sünnet mezhebinin cevabı niteliğindedir. Ehli Sünnet mezhebinin inanç esaslarını bir arada toplayan bu manzumenin esası, Kelime-i Şehadetin özlü manasında toplanmıştır. Okuyucularımız, daha az detaylı iman esasları için, İmam Gazali'nin İhya' eserinde tasnif ettiği biçimde, "Kelime Şehadetin anlamı" yazısına müracaat edilebilir. (Bkz. Kelime Şehadetin Anlamı)

Kaside içinde; ilahiyat konuları, Allah'ın sıfatları ve fiileri, Allah'ın görülmesi meselesi, Kuran-ı Kerim, ahiret hayatı, peygamberlik (nübüvvet) konuları, Melekler, Mirac Hadisesi, Mucize, Keramet bahsi, Hilafet, İman ve küfür meseleleri, Tekvin sıfatı, Rızık meselesi, Deccal ve Nüzulü İsa (a.s), Büyük günah meselesi, İman-amel ilişkisi, Cennet, Cehennem, Mizan, Sırat, Şefaat ve Ecel konuları beyitler halinde ele alınmıştır.

Bed'ül Emali'de; imana-îtikâda dair meseleler; Ehl-i Sünnet mezhebine göre, beyitler halinde sıralanıp, okuyucuyu yormayacak şekilde inci gibi dizilmiştir. Bu kasidenin çeşitli dillerde şerhleri vardır. Aliyyü’l-Kaarî’nin "Şerhu’l-Emâli" ve Muhammed b. Süleyman el-Halebî er-Rihavî'nin "Nuhbetü'l-Leâlî Şerh Bed’u’l-Emâlî" isimli şerhleri,  Arapça olanlar arasında en meşhurlardandır. 
| | | | | | | | 2 yorum

İslam Kütüphanesi Seçmeler

Matematik Seçme Konuları

Aşağıdaki Yazılar İlginizi Çekebilir!!!