YGS Üniteleri Ders Çalışma Planı

Öğrenciler herkese uyacak bir hazır ders çalışma planı beklememelidir. Buradaki planlar örnek ders çalışma programı ve şablonlarıdır. Bu örnek ders planlarından hareketle  Sizden beklenen kendinize uygun bir ders çalışma programı hazırlamanız ve bu programa tam olarak uymanızdır.
 
Haftalık olarak: (2016) YGS Konularına göre hazırlanmış Örnek Ders çalışma planı indir
Sınavlara sayılı günler kala zamanınızı daha verimli kullanmanız artık şarttır. Geriye kalan zamanınızı daha verimli ve düzenli çalışmanızı sağlayabilmeniz için bir ders programı hazırlamanız ve kendiniz tarafından hazırlanmış bu ders programına harfiyen uymanız elzemdir. Düzenli ve planlı bir çalışma sistemini oluştururken dikkat edilecek bir takım meseleler vardır. Bunları sorular halinde sıralayıp iyi cevaplar verebilirsek ilk adımı atmış olacağız.
Günlük Olarak: Günlük saatlere göre hazırlanmış örnek Ders Çalışma Planı indir
  • Sabah kaçta kalkıyorsun? 
  • Okula saat kaçta gidiyorsun? 
  • Okuldan kaçta eve geliyorsunuz. 
  • Evde ne zaman yemek yiyorsun? 
  • Ders çalışmak için ne kadar zamanın kalıyor? 
Bu sorulara net bir şekilde cevap verdiğinizde ders çalışma aşamasının en önemli kısmı olan planlamaya da bir adım atmış olacaksınız. Bu soruları daha da geniş yelpazede düşünürseniz daha ayrıntılı plan hazırlamanız daha kolay hale gelecektir.

Günde kaç saatini yolda geçiriyorsun? 
Günde kaç saat televizyon seyrediyorsun?
Hayatında sıkı programlama yapabiliyor musun?
Sosyal hayatın kendi planlarınla mı işliyor? 
Boş zaman olarak değerlendirdiğin bir zamanın var mı? 
Hafta sonu ne yapıyorsun?
Arkadaşlarınla ne kadar vakit geçiriyorsun?
Ailenle baş başa sohbet edebiliyor musun?

Evet bütün bu ve buna benzer sorulara cevap verdikten sonra aldığımız notlara göre örnek bir çalışma planı hazırlamaya başlayabilirsiniz. Unutmayın önemli olan plan hazırlamak değil olan plana harfiyen uyabilmektir.
Daha ayrıntılı plan hazırlama ve örnek şablonlarımız için şu adresi okuyabilirsiniz.
http://muallims.blogspot.com.tr/2009/06/basarl-olmak-icin-ornek-ders-calsma.html 
0 yorum

Fütüvvet ve Ahilik

Osmanlı Devletinin ticari ve ekonomik anlamda İslami kurallar ışığında gelişmesini sağlayan  en önemli teşkilatın ismi Ahilik'tir. Ahilik teşkilatı Fütüvvet teşkilatının Anadolu yansımasıdır.Ahilik teşkilatı, bugünkü anlamda esnaf birliği gibi bir görev yapmanın yanında; milli ve ahlaki bir şuur oluşturma/yaşatma ve toplumun islami vasıflarını koruyup muhafaza etme gibi önemli bir vazifeye de haiz idi.
  • Sözlükte ‘genç, yiğit, cömert‘ anlamına gelen, Arapça fetâ kelimesinden türeyen ve başlangıçta tasavvufi bir mahiyet taşımayan fütüvvet, 13. yüzyıldan itibaren içtimaî, iktisadî ve siyasî bir yapılanmaya dönüşmüştür. 18/Kehf, 13. ayeti ile 21/Enbiyâ, 60. ayetinde geçen fetâ kelimesi, mutasavvıflar tarafından fütüvvetin esası kabul edilmiştir.
  • Kavram olarak ise fütüvvet, “Genellikle başkasını kendine tercih etmek, engin bir mürüvvete sahip olmak.” demektir. Sözlük anlamıyla birlikte fütüvvet kavramı, tasavvuf çevrelerinde, diğerkâmlık, cömertlik ve şefkati de içine alan bir terim olmuştur. Bu özellikleri taşıyanlara ise ‘fetâ (yiğit, cesur, cömert)’ denir.
  • Fütüvvet kavramı, Kur’an’daki ‘îsâr‘ kavramı (59/Haşr-9) ile irtibatlı ve yakın anlamlıdır. Îsâr, “Ele geçen bir şeyi tercihen başkalarının istifadesine sunmak, ele geçmeyen bir şey için de şükretmek” demektir. Kısaca kişinin kardeşini kendi nefsine tercih etmesidir. Dolayısıyla fütüvvet ahlakı, îsârı esas alır. Nitekim Arapçadaki fetâ, Farsçadaki civânmerdve Türkçedeki delikanlıkelimesinde de ‘feragat’ anlamı vardır ki kendi ihtiyacından önce, kardeşinin ihtiyacının giderilmesini istemek fütüvvet icabıdır.


| | | 0 yorum

İlitam 2.sınıf 2.Yarıyıl Final Soruları 2014

ANKARA ÜNİVERSİTESİ (YARIYILLIK)  İLAHİYAT LİSANS TAMAMLAMA UZAKTAN EĞİTİM  PROGRAMI 2013-2014 EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI BAHAR YARIYILI

FİNAL SINAVI  SORULARI    31.05.2014-01.06.2014 soruları  İndirmek için tıklayınız... (RAR Dosyası)
| 0 yorum

Deli(!)'nin Namazı

Halk arasında deli olarak bilinen, meczup diye tanınan biri bir gün camiye girer. Belli ki niyeti namaz kılmaktır. Fakat oturmaz; meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer. Bir oraya, bir buraya gider; her köşeye dikkatle bakar ve hızla çıkıp gider. Az sonra sırtına bağlanmış odunlarla tekrar camiye gelir. Namaza durmak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar. Ancak sırtındaki odunlarla namazı güç bela tamamlar. Eğilip kalktıkça yere düşen odunlar, çıkan sesler derken cemaat haliyle rahatsız olur. Nihayet namaz biter. Cemaatten her kafadan bir ses yükselir; söylenmeler, homurdanmalar başlar. Sesler imama kadar ulaşır. İmam, aynı mahalleden olduğu bu garibin hâlini az çok bildiğinden, şefkatle yaklaşır ve der ki:
— Böyle namaz mı olur? Sırtında odunlarla ne yaptın sen? Hem kendini hem çevreni rahatsız ettin. Bir daha namaza yüksüz gel, olur mu?
Meczup, bunu duyunca mahzun ama manalı bir bakışla sorar:
— Âdetiniz böyle değil mi?
— Ne âdeti? diye sorar hoca.
Cemaat merak ve şaşkınlıkla olayı izlemektedir. Meczup bu kez şöyle der:
— Hocam, namaz kılmak için camiye girdim. Kendime uygun bir yer ararken baktım ki herkesin sırtında bir şeyler var. Zannettim ki âdet böyledir. Ben de odunları yüklenip geldim. Neden kızıyorsun? Kızacaksan herkese kız, yalnız bana değil!
Hoca şaşırır:
— Benim sırtımda da mı var? der.
— Evet, der meczup. Hepinizin sırtı yüklü!
Cemaatten bazıları “Deli işte!” der gibi bıyık altından gülmeye başlar. Bunun üzerine meczup öne atılır, saf bir çocuk heyecanıyla tek tek cemaati işaret eder:
— Bak bunun sırtında mavi gözlü bir çocuk var… Bunun sırtında kocaman bir elma ağacı… Bununki kırık bir kapı… Bunun sırtında bir tencere yemek… Şunun sırtında kızarmış tavuk… Bununki yeşil gözlü esmer bir kadın… Bunun sırtında da yaşlı annesi var!
Sonra iki elini yanlarına salar, başını sallar ve umutsuzca tekrarlar:
— Boş yok… Boş yok hiç!
Bu sözler üzerine cemaat dehşet içinde birbirinin yüzüne bakar. Çünkü söylenenlerin hepsi doğrudur. Kimi namazda doğacak çocuğunu düşünmektedir, kimi bahçesindeki meyve ağaçlarını… Biri onaracağı kapıyı, diğeri lokantasında pişireceği yemeği… Kimi açtır, aklında yiyeceği tavuk vardır; birinin sırtında sevdiği kadın, diğerinin sırtında bakıma muhtaç annesi…
Bu kez hoca endişeyle sorar:
— Peki söyle bakalım, benim sırtımda ne vardı?
Meczup cevap verir:
— Zaten en çok sana şaştım hoca! Sırtında kocaman bir inek vardı!
Meğer hocanın ineği hastaymış; namazda “öldü mü, ölecek mi?” diye onu düşünürmüş. "Bildirince bildiren, yüreği olan görüyor elbet..." 
 "Harâbât ehlini hor görme sakın, Defineye mâlik viraneler var." 
 
Hakkı gel sırrını eyleme zahir,
Olmak ister isen bu yolda mahir,
Harabat ehlini hor görme şakir,
Defineye malik viraneler var.
Erzurumlu İbrahim Hakkı
| | 0 yorum

Yavuz Sultan Selim ve Bir Matris Örneği Şiiri

Yavuz Sultan Selim adıyla bilinen I. Selim‎; (10 Ekim 1470 – 21Eylül 1520), Dokuzuncu Osmanlı padişahı ve 88. İslam halifesidir. Aynı zamanda ilk Türk İslam halifesi ve Hâdim'ul-Harameyn'uş-Şerifeyn (Mekke ve Medine'nin Hizmetkârı) unvanına sahip olmuş bir padişahtır. Babası II. Bayezid, annesi Gül-Bahar Hatun, eşi Ayşe Hafsa Sultan'dır. Tahtı devraldığında 2.375.000 km2 olan Osmanlı topraklarını sekiz yıl gibi kısa bir sürede 2,5 kat büyütmüş ve ölümünde devlet-i aliyye'nin topraklarının 1.702.000 km2'si Avrupa'da, 1.905.000 km2'si Asya'da, 2.905.000 km2'si Afrika'da olmak üzere toplam 6.557.000 km2'ye çıkarmıştır. 
Padişahlığı döneminde Anadolu'da birlik sağlanmış; halifelik Mısır Memlükleri'ne bağlı Abbasilerden Osmanlı Hanedanına geçmiştir. Ayrıca devrin en önemli iki ticaret yolu olan İpek ve Baharat Yolu'nu ele geçiren Osmanlı Devleti, bu sayede doğu ticaret yollarını tamamen kontrolü altına almıştır. Böyle büyük başarılara imza atmış bir padişah olmakla birlikte ilim ve fende de kendini kanıtlayan Yavuz Sultan Selim şiir'e nasıl vakıf olduğunu güzel bir misalle bizlere göstermiştir. Matematik'te bir konu olan matrislerde transpoze kavramına örnek olabilecek şekilde anlamlı bir şiir yazabilmeyi başarmış bu büyük padişahın şiirini istifadenize sunmadan önce biraz matematiksel açıklama yapmayı uygun buluyorum.
| | | | 1 yorum

Toplam ve Fark Formülleri Geometrik İspatları

"Bu geometrik ispat biçimi, Leonard M. Smiley, Alaska Üniversitesi tarafından kosinüs ve sinüs için trigonometrik toplama ve çıkarma formülleri delillerini göstermek için ortaya konmuştur. Toplam ve fark formüllerinin geometrik ispat biçimleri Matematik Dergisi'nin Aralık,1999 sayısında yer almıştır.

Burada yer alan ispat ve deliller sadece "dar" açılar için geçerlidir, ama tamamen sentetik ve minimal diyagram kullanan Öklid geometrisinde yaygın olarak kullanılır. Buradaki deliller kartezyen koordinatları kullanarak standart analitik ispat için ortak olmayacak şekilde genel bir ispat biçimi sunmaya tamamlayıcı niteliktedir." orjinal metin:(http://math.uaa.alaska.edu/~smiley/trigproofs.html)

Aşağıda toplam ve fark formüllerinin geometrik olarak nasıl ispatlanabileceğini gösteren şekiller çizilmiştir. Açıklamalara göre bu toplam ve fark formülleri verilen dar açılar için geçerli olarak geometrik ispatları yapılmış olur.
 
Şekil 1: Bir dik üçgen çizilip buradaki açılar yerleştirildiğinde cos ve sin değerleri kenar uzunlukları olarak yazılırsa burada alfa açısının tanjant değerinden cos(a+b) değeri geometrik olarak gösterilmiş olur.
| | | | | 1 yorum

Matematikçiler Tarih Şeridi

Matematikçiler, felsefi düşünceyle beraber başta bilimsel araştırmalar olmak üzere; matematik, fizik, geometri, mühendislik, iktisat, finans, pazarlama, muhasebe, ticaret ve sigorta ile ilgili ekonomi alanlarında uzman olarak, okullarda ve üniversitelerde öğretmen ve akademisyen olarak, meteoroloji, istatistik, planlama, tasarım, lojistik ve görüntü işleme mesleklerinde ve özellikle bilişim teknolojisi gibi çok farklı alanlarda çalışan insanlardır. Matematikçilerin sayısal matematik, istatistik, matematiksel mantık, cebir, geometri, analiz, modeller kuramı, olasılık kuramı gibi ağırlıklı eğitim aldıkları özel ilgi alanları vardır. Bu sebeple akıl yürütmenin yoğun olarak kullanıldığı pek çok alanda, matematikçiler istihdam edilir. 
Geçmişten günümüze kadar matematikte emek sarfetmiş bilim insanlarından bazılarını bir tarih şeridi halinde görmek istersek, aşağıdaki gibi görsel bir pano düzenleyebiliriz. Bu tarih şeridine benzer bir çalışmayı, Matematik sınıflarımızda değerlendirerek öğrencilerimizde matematik bilinci oluşmasına yardımcı olabiliriz. 
(Tarih şeridinde kullanılan bazı fotoğraflar temsili resimler olup, gerçekliği konusunda şüphe barındırır. Özellikle günümüzden çok önce yaşamış matematikçilerin fotoğrafları, tamamen hayal ürünü olarak tasvir edildiğinden bu temsili resimleri ile bilinir hale gelmişlerdir.)






| | 5 yorum

İslam Kütüphanesi Seçmeler

Matematik Seçme Konuları

Aşağıdaki Yazılar İlginizi Çekebilir!!!