Etiketler :
makalem
matematik tarihi
matematikçiler
Matematikçiler, felsefi düşünceyle beraber başta bilimsel araştırmalar olmak üzere; matematik, fizik, geometri, mühendislik, iktisat, finans, pazarlama, muhasebe, ticaret ve sigorta ile ilgili ekonomi alanlarında uzman olarak, okullarda ve üniversitelerde öğretmen ve akademisyen olarak, meteoroloji, istatistik, planlama, tasarım, lojistik ve görüntü işleme mesleklerinde ve özellikle bilişim teknolojisi gibi çok farklı alanlarda çalışan insanlardır. Matematikçilerin sayısal matematik, istatistik, matematiksel mantık, cebir, geometri, analiz, modeller kuramı, olasılık kuramı gibi ağırlıklı eğitim aldıkları özel ilgi alanları vardır. Bu sebeple akıl yürütmenin yoğun olarak kullanıldığı pek çok alanda, matematikçiler istihdam edilir.
Geçmişten günümüze kadar matematikte emek sarfetmiş bilim insanlarından bazılarını bir tarih şeridi halinde görmek istersek, aşağıdaki gibi görsel bir pano düzenleyebiliriz. Bu tarih şeridine benzer bir çalışmayı, Matematik sınıflarımızda değerlendirerek öğrencilerimizde matematik bilinci oluşmasına yardımcı olabiliriz.
(Tarih şeridinde kullanılan bazı fotoğraflar temsili resimler olup, gerçekliği konusunda şüphe barındırır. Özellikle günümüzden çok önce yaşamış matematikçilerin fotoğrafları, tamamen hayal ürünü olarak tasvir edildiğinden bu temsili resimleri ile bilinir hale gelmişlerdir.)






İslam dünyasında özellikle astronomi ve trigonometri alanlarında geniş çalışmalar yapmış çok fazla matematikçi vardır. Bu matematikçilerin yaptığı çalışmaların Endülüs Emeviler üzerinden Avrupa kıtasına aktarılması sonucunda Avrupa’da matematik ilmi gelişmiştir.
El- Harezmi, Ömer Hayyam, Nasreddin Tusi, Sâbit b. Kurre, Cemşîd el-Kâşî, el-Bîrûnî, Rüstem el-Kûhî, İbn Sehl, İbnü’l-Heysem, Ebû Ca‘fer el-Hâzin, İbn Irâk, Ebü’l-Cûd, Ahmed eş-Şennî, Kemâleddin el-Fârisî, İbnü’l-Mâlik ed-Dımaşkī, Muhammed Bâkır el-Yezdî, Takıyyüddin er-Râsıd, İbnü’l-Havvâm, Hasen el-Kerecî, Hucendî, Ebû Kâmil eş-Şuca, İzzeddin ez-Zencânî, Ahmed b. Ömer el-Kerâbîsî, Ali b. Ahmed el-Antâkî, Kabîsî, Ebü’l-Vefâ el-Bûzcânî, İshak el-Kindî, Abdülkāhir el-Bağdâdî, Beni Musa, İbrâhim el-Halebî… gibi pek çok matematikçinin çalışmaları, bu ilmin Doğudan Batıya doğru akışını hızlandırmış ve matematikteki pek çok teoremin ortaya çıkışını da beraberinde getirmiştir. Sayılan bu isimlerin pek çoğunun matematik çalışmaları, çoğunlukla Avrupa kıtasının bir ürünüymüş gibi gösterilerek yok sayılmış ve farklı isimlerin başlığı altında günümüz bilim literatürüne girmiştir. İşte bu nedenle en azından isimlerinin unutulmaması için daha kapsamlı bir matematikçiler şeridi aşağıdaki şekilde de gösterilebilir. Matematikçilerin hayat hikayeleri ve matematik çalışmaları ile ilgili ayrıntılı bilgilere sitemizden ulaşabilirsiniz.
Burada yer alan çalışmamız bir emek ürünüdür. Lütfen kaynak yaparak alıntılama yapınız. İyi çalışmalar...(Kadir Pancar)






Yukarıda resmi verilen bazı matematikçilerin hayatı ve matematik çalışmalarına sitemiz üzerinden ulaşabilirsiniz. Burada dikkat edilecek bir nokta olarak, matematik çalışmaları tarih akışı içerisinde öncelikle eski Yunan/Hint/Çin medeniyetlerinde, daha sonra Türk-İslam Medeniyeti içerisinde, buradan da Batı medeniyetine doğru bir yayılım izlemektedir. Aşağıda yer alan Türk İslam matematikçilerinden bazılarını belki de ilk defa duyacak olmamız, aslında bizlerin kendi kültür varlığımızdan ne denli habersiz olduğumuzun da acı bir göstergesidir. Bugün kullandığımız pek çok matematiksel teorem ve çalışmaların pek çoğunun, daha önceleri Türk/İslam matematikçileri tarafından temelinin atıldığını bilmek, bizleri gururlandırmakla birlikte günümüze yakın dönemlerde matematik, astronomi ve genel anlamda bilim çalışmalarında daha çok batı kaynaklı çalışmaların yapılmış olması da bizleri hüzünlendirmektedir.
Aşağıda isimleri yer alan bilginlerin, matematik ve astronomi alanında öncü nitelikte çalışmalar yaptıkları bilinmektedir. Literatür çalışmalarının başlamadığı erken dönemlerde pek çok ilmi çalışma, İslam bilginleri tarafından araştırılmış ve bu alanlarda ciddi birikimlerle yazdıkları eserler yardımıyla günümüze intikal ettirilmiştir. Bu eserlerde yer alan İslam alimlerinin çalışmaları, yoğun tercüme hareketleri ile Batı dillerine çevrilmiştir. Batılı ilim adamlarının çalışmalarından daha önce keşfedilen teorem ve kuramlar, maalesef günümüzde Batılı ilim adamlarının isimleri ile literatürde yer almaktadır. Burada mevcut coğrafyamızın zengin ilmi kaynaklarını göstermesi açısından bazı ilim adamlarının yüzyıllara göre kronolojik sıralaması verilmiştir. Bazı isimler hakkında detaylı bilgiler ayrıca verilmiştir. İsimlerin üzerine tıklayarak ilgili bağlantılardan daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz. Bazı isimler, daha çok matematik/astronomi alanında yaptığı çalışmalarla tanınırken; bazıları da felsefe, tıp, fizik, kimya..vs çalışmalarının yanında matematik uğraşları sebebiyle de burada zikredilmiştir. Daha önceki dönemlerde yaşayan Türk/İslam bilginlerinin yaşadığı zaman/yaşantı ve doğum/ölüm tarihleri, eldeki verilerin azlığı sebebiyle kısmi kabule dayalı olarak verildiği için bazıları tam olarak kesinlik arz etmemektedir. Hazırladığımız bu çalışma ile coğrafyamızın ilim zenginliğini yeni kuşaklara aktarabilmeyi, bilim adamlarının çalışmalarının tarihimize yansımasını görebilmeyi, günümüz dünyası ile eski dönem çalışmalarının bir nevi kıyasını yapabilmeyi ve ilmi alandaki ilerlemelere farklı bir bakış açısı getirebilmeyi amaçlıyoruz. (Kadir Pancar)
Türk/İslam Matematikçileri Kronolojik Yüzyıl Sıralaması
8.Yüzyıl
İbrahim el-Fezari (ö.777)
9.Yüzyıl
Muhammed el-Fezari (ö.806)
Yusuf el-Kuri
El Fadl ibn Naubaht (ö.818)
Abbas bin Said el Cevheri (ö.833)
Sehl bin Bişr (ö.844)
Ebu Said Gürgani (ö.845)
Sahl bin Bişr (845)
Ahmed en Nihavendi (ö.845)
El-Kindî (ö.873)
Habeş el-Hâsib (ö.874)
El-Mahani (ö.884)
Ebu Maşer (ö.886)
ibn Firnas (ö.888)
10.Yüzyıl
Ahmed bin Yusuf (ö.912)
Sinan ibn el-Feth
Neyrizi (ö.922)
Hacac bin Yusuf bin Matar (ö.933)
Ahmed bin Sehl el-Belhî (ö.934)
Sinan bin Sabit (ö.943)
İbrahim bin Sinan (ö.946)
Ebu Cafer el-Hazin (ö.971)
Abdurrahman es-Sufî (ö.986)
Nazif bin Yumn (ö.990)
11.Yüzyıl
İbn Sahl (ö.1000)
Hıdr El-Hucendi (ö.1000)
Hammad El-Cevheri (ö.1002)
el-Kabîsî (ö.1012)
Abdulcelil el-Siczî (ö.1020)
El-Kerecî (ö.1029)
Kuşyar bin Labban (ö.1029)
Hasen el-Kerecî (ö. 1029)
İbnü’s-Semh (ö.1035)
Ebu Nasr Mansur (ö.1036)
İbn-i Sina (ö.1037)
Muhammed Temîmî el-Bağdâdî (ö.1037)
Abdülkahir el-Bağdâdî (ö.1038)
Osmân ed-Dâni (ö.1053)
Ali bin Rıdvan (ö.1068)
Sâid el-Endelüsî (ö.1070)
İbn Haccâc el-İşbili (ö.1073)
İbn Mu'az el-Ceyyani (ö.1079)
12.Yüzyıl
Ahmed el-Nesevi (ö.1100)
İsfizârî (ö.1116)
İbn Bacce (ö.1138)
Cabir bin Eflah (ö.1150)
Sâbit el-Haraki (ö.1158)
El İdrisi (ö.1166)
Abdurrahmân Mansûr el-Hâzinî
İbn Yahya el-Mağribi (ö.1180)
ibn Rüşd (ö.1198)
El-Cezeri (ö.1206)
Şerafeddin el-Tusî (ö.1213)
Ahmed bin Alî el-Bûnî (ö.1225)
Ahmed İbn Münim (ö.1228)
Müeyyidüddin el-Urdî
Esireddin el-Ebherî (ö.1265)
ibn Adlan el Mavsili (ö.1268)
Abdülvahid b. el-Lübûdî (ö.1268)
Muhammed bin Abdirreşîd es-Secâvendî (ö.1274)
Hasan bin Ali el-Merrâküşî (ö.1281?)
Muhyiddin el-Mağribî (ö.1283)
Şehabeddin Karafi (ö.1285)
14.Yüzyıl
Şemseddin Semerkandi (ö.1310)
Kutbeddin Şirazî (ö.1311)
Kemâleddin el-Fârisî (ö.1319)
İbnü’l-Bennâ el-Merrâküşî (ö.1321)
Nizâmeddin Arec en-Nîsâbûri (ö.1329)
el-Durayhim (ö.1359)
Ahmed Eflaki (ö.1360)
İbn Şatir (ö.1375)
Şemseddin Halili (ö. 1397)
15.Yüzyıl
Nûreddin el-Cilâvî
İbnü Haim (ö.1412)
Alî el-Kalkaşendi (ö.1418)
Ebu İshak el-Kubunani (ö.1481)
Ebu el-Hasan Alî el-Kalesâdî (ö.1486)
16.Yüzyıl
İbn Mâcid Amr en-Necdî (ö.1501)
Sibtu’l Ahmed el-Mârdînî (ö.1501)
İbn Gazi el-Miknasi (ö.1513)
Mirim Çelebi (ö.1525)
Hüseyn el-Bircendî el-Hanefi (ö.1527)
Piri Reis (ö.1554)
Takiyüddin Marufi (ö.1585)
Mimar Sinan (ö.1588)
17.Yüzyıl
İbnül Kâdî el-Miknâsî ez-Zenâtî (ö.1616)
Muhammed Bâkır Yezdi (ö.1637?)
18.Yüzyıl
el-Hüseynî ed-Dımaşki (ö. 1708)
Feyzullah Sermed Şekerzâde (ö.1787)
19.Yüzyıl
Hoca İshak (ö.1834)
20.Yüzyıl
Mehmet Nadir (ö.1927)
Tevfik Okyay Kabakçıoğlu (ö.1971)
21.Yüzyıl
Nüzhet Gökdoğan (ö.2003)
Suzan Kahramaner (ö.2006)
Ali Nesin
Ali Sinan Sertöz
...
Geçmiş Yıllarda Matematik alanında TÜBİTAK Bilim Ödülü Alan Türk matematikçilerinin isimleri: 1974 Ord. Prof. Dr. Cahit ARF, Prof. Dr. Orhan İÇEN, 1976 Prof. Dr. Erdoğan ŞUHUBİ, 1979 Prof. Dr. Gündüz İKEDA, 1984 Prof. Dr. Hilmi DEMİRAY, 1986 Prof. Dr. Tosun TERZİOĞLU, 1992 Prof. Dr. Selman AKBULUT, 1993 Prof. Dr. Atilla AŞKAR, 1995 Prof. Dr. Ali ÜLGER, 2007 Prof. Dr. Ali MUSTAFAZADE, 2015 Prof. Dr. Marat AKHMET
Diğer Matematikçilerin Kronolojik Yüzyıl Sıralaması
Aşağıda yer alan bazı matematikçiler hakkında detaylı bilgiler ayrıca link olarak verilmiştir. (-isimlerinin yanında link mevcuttur-) İsim üzerine tıklayarak ilgili bağlantılara ulaşabilirsiniz. Bazı isimler, daha çok matematik/astronomi alanında yaptığı çalışmalarla tanınırken; bazıları da felsefe, tıp, fizik, kimya..vs çalışmaları ile birlikte matematik uğraşları sebebiyle burada zikredilmiştir. Daha önceki dönemlerde yaşayan çeşitli bilginlerinin yaşadığı zaman/yaşantı ve doğum/ölüm tarihleri, eldeki verilerin azlığı sebebiyle kısmi kabule dayalı olarak verildiği için bazıları tam olarak kesinlik arz etmemektedir. Kaynak çalışma ve araştırmalarda, matematikçilerin yaşadıkları dönemle ilgili bu husus mutlaka dikkate alınmalıdır.
Milattan Önce
Plimpton Babil Tableti (MÖ. 1800 ?)
Rhind Mısır Papirüsü (MÖ. 1600?)
Sokrates (ö. MÖ 399)
Knidoslu Eudoksos (MÖ.408-355)
Platon (M.Ö 424-348)
Aristoteles (M.Ö 384–322)
Cyreneli Eratosthenes (MÖ 276–194)
Nicaealı Hipparchus (MÖ 190-120)
Milattan Sonra
Zhang Heng (78-139)
Klaudyos Batlamyus (MS 100-170)
İskenderiyeli Diophantus (MS. 200-284)
İskenderiyeli Pappus (290-350)
Zu Chongzhi (429-500)
5. yüzyıl
İskenderiyeli Hypatia (ö.415)
Neapolisli Marinus (ö.440)
Proklos (ö.485)
6. yüzyıl
Ammonius Hermiae (ö.526)
Trallesli Anthemius (ö.534)
Aryabhata Devanagari (ö.550)
Trallesli Asclepius (ö.570)
7. yüzyıl
İskenderiyeli Stephanus (ö.640)
...
...
...
11. yüzyıl
II. Sylvester (ö.1003)
Şön Hüo (ö.1075)
Shen Gua Cunzhong Mengqi (ö.1095)
12. yüzyıl
Bhaskara (ö.1185)
13. yüzyıl
Roger Bacon (ö.1292)
14. yüzyıl
Nicole Oresme (ö.1382)
16. yüzyıl
Bartolomeo de Pacioli (ö.1517)
Leonardo da Vinci (ö.1519)
Nicolaus Copernicus (ö.1543)
Marino Ghetaldi (ö.1568)
Gerolamo Cardano (ö.1576)
Pedro Nunes (ö.1578)
17. yüzyıl
Tycho Brahe (ö.1601)
François Viète (ö.1603)
John Napier (ö.1617)
Johannes Kepler (ö.1630)
Galileo Galilei (ö.1642)
18. yüzyıl
Isaac Newton (ö.1727)
Brook Taylor (ö.1732)
Colin Maclaurin (ö.1746)
Gabriel Cramer (ö.1752)
Faustina Pignatelli Carafa (ö.1769)
Maria Gaetana Agnesi (1718–1799)
19. yüzyıl
Gregorio Fontana (ö.1803)
Jean-Baptiste Joseph Fourier (ö.1830)
Sophie Germain (ö.1831)
Adrien-Marie Legendre (ö.1833)
Bernhard Bolzano (ö.1848)
Caroline Herschel (ö.1848)
Ada Lovelace (ö.1852)
Nikolai Ivanovich Lobachevsky (ö.1856)
János Bolyai (ö.1860)
George Boole (ö.1864)
William Rowan Hamilton (ö.1865)
Hermann Grassmann (ö.1877)
Édouard Lucas (ö.1891)
Sofia Kovalevskaya (ö.1891)
Sophus Lie (1842–1899)
20. yüzyıl
Elwin Bruno Christoffel (ö.1900)
Rudolf Lipschitz (ö.1903)
Hermann Minkowski (ö.1909)
Florence Nightingale (ö.1910)
Henri Poincaré (ö.1912)
Srinivasa Aiyangar Ramanujan (ö.1920)
Hermann Schwarz (ö.1921)
Giuseppe Peano (ö.1932)
Emmy Amalie Noether (ö.1935)
Paul Erdős (ö.1936)
Henri Léon Lebesgue (ö.1941)
Kurt Hensel (ö.1941)
Godfrey Harold Hardy (ö.1947)
Alfred North Whitehead (ö.1947)
Ferdinand Zermelo (ö.1953)
Alan Turing (ö.1954)
Albert Einstein (ö.1955)
Émile Borel (ö.1956)
John von Neumann (ö.1957)
Luitzen Jan Brouwer (ö.1966)
Bertrand Russell (ö.1970)
Abraham Robinson (ö.1974)
Satyendra Nath Bose (ö.1974)
Kurt Gödel (ö.1978)
Dattathreya Ramachandra Kaprekar (ö.1986)
Andrey Kolmogorov (1903–1987)
Jean Dieudonné (ö.1992)
Ennio De Giorgi (ö.1996)
Joan Clarke (ö.1996)
André Weil (ö.1998)
21. yüzyıl
Claude Shannon(ö.2001)
René Thom(ö.2002)
Laurent Schwartz (ö.2002)
Paul Cohen (ö.2007)
John Backus (ö.2007)
Martin Gardner (ö.2010)
Kenneth Appel (ö.2013)
Alexander Grothendieck (ö.2014)
John Horton Conway (ö.2020)
Wolfgang Haken
Thomas Callister Hales
Andrew Wiles
Grigori Yakovleviç Perelman
Ingrid Daubechies
Antik çağdan modern döneme kadar matematik ve bilim tarihine bakıldığında, bilimsel üretimin belirli milletlere veya dinlere kalıcı biçimde ait olmadığı görülür. Bilimsel merkezler zaman içinde Antik Yunan’dan İskenderiye’ye, Hint ve Çin havzalarına; oradan İslam dünyasına ve daha sonra Avrupa’ya kaymıştır. Özellikle 8. ile 14. yüzyıllar arasında İslam medeniyeti matematik, astronomi, optik ve mühendislik alanlarında dünyanın en ileri bilim merkezi hâline gelmiştir. Bu dönemde El Harezmi, İbn Heysem, Ömer Hayyam ve El-Biruni gibi isimler yalnızca Antik Yunan bilgisini korumamış, aynı zamanda cebir, trigonometri, algoritma ve deneysel optik gibi alanlarda özgün katkılar üretmiştir. Bu yükselişte ortak bilim dili olarak Arapçanın kullanılması, çeviri faaliyetleri, ekonomik refah ve devlet desteği önemli rol oynamıştır.
İslam bilimindeki ilk büyük
yükseliş daha çok Abbasîler döneminde Bağdat merkezli Fars ve Horasan
kültür çevresinde gerçekleşmiştir. Daha sonraki yüzyıllarda ise
Selçuklu, Timurlu ve Osmanlı gibi Türk devletleri bilimsel geleneğin
yeni taşıyıcıları olarak bilimsel çalışmalar 17.yy sonlarına kadar devam
etmiştir. Türklerin bilim tarihindeki etkisi ise özellikle Selçuklu, Timurlu ve Osmanlı dönemlerinde daha belirgin hâle gelmiştir. Uluğ Bey, Ali Kuşçu, Takiyüddin ve Matrakçı Nasuh gibi isimler astronomi, matematik ve mühendislik alanlarında önemli çalışmalar yapmıştır. Semerkant Rasathanesi gibi kurumlar dönemin en ileri gözlem merkezleri arasında yer almış, Osmanlı’da ise matematik ve astronomi uzun süre medrese ve saray çevresinde gelişimini sürdürmüştür. Bu gelişimin Avrupa yansımaları, Latin kaynaklarında ciddi anlamda hissedilmiştir.
Matematiksel düşüncenin temeli olan “Algoritma”
kelimesi, El Harezmi’nin Latinceleştirilmiş adı olan “Algoritmi”den
türemiştir; aynı şekilde “algebra” kelimesi de onun Kitab el-Muhtasar fi Hisab el-Cebr ve’l-Mukabele
eserindeki “el-cebr” ifadesinden Avrupa dillerine geçmiştir. İbn Sina
Batı’da “Avicenna”, İbn Heysem “Alhazen”, El-Battani “Albategnius”,
El-Biruni “Alberuni”, Ebu Maşer “Albumasar”, El-Kindî ise “Alkindus”
adıyla tanınmıştır. Nasreddin Tusi Batı kaynaklarında “Nasireddin” veya “Tusius”, İbn Rüşd “Averroes”, İbn Bacce “Avempace”, İbn Zuhr “Avenzoar”, El-İdrisi “Edrisi”, El-Fergani “Alfraganus”, Sabit bin Kurra “Thebit”, Ebul Vefa el-Buzcani “Albuzali”, İbnü’n-Nefis “An-Nafis” ve Cabir bin Hayyan “Geber” adıyla bilinmiştir. Bu isimler, İslam dünyasındaki bilimsel birikimin Latince çeviriler aracılığıyla Avrupa’ya taşındığını ve Rönesans öncesi Avrupa düşüncesini doğrudan etkilediğini göstermektedir. Bu
Latinceleştirme süreci, İslam dünyasında üretilen
bilimsel eserlerin Orta Çağ Avrupa’sına aktarılmasında önemli rol
oynamış ve birçok Müslüman bilim insanının çalışmaları Avrupa
üniversitelerinde yüzyıllarca temel kaynak olarak okutulmuştur. İslam dünyasında ise 16. yüzyıldan sonra bilimsel üretimin hızı giderek azalmıştır. Bu gerilemede siyasî parçalanmalar, Moğol istilalarının ardından bilim merkezlerinin tam anlamıyla toparlanamaması, deniz ticaret yollarının Avrupa’nın kontrolüne geçmesi ve ekonomik gücün zayıflaması önemli rol oynamıştır. Bunun yanında rasathane ve bilim merkezleri gibi kurumsal yapıların eski etkinliğini kaybetmesi, matbaanın Avrupa’ya kıyasla daha geç yayılması ve medrese sisteminin zamanla daha muhafazakâr bir yapıya dönüşmesi de bilimsel gelişmenin yavaşlamasına neden olmuştur. Buna karşılık Avrupa’da üniversitelerin güçlenmesi, deneysel yöntemin yaygınlaşması ve bilimsel devrim süreci modern matematik ve fiziğin hızla gelişmesini sağlamıştır.
İstanbul’un Müslümanlar tarafından fethedilmesinden sonra Avrupa’da askerî, siyasî ve kültürel açıdan yaşanan sarsıntı, Batı dünyasında mevcut düzeni ve geri kalmışlığı sorgulayan yeni düşünce hareketlerinin güçlenmesine katkı sağlamıştır. Coğrafi keşifler, Rönesans ve Reform süreçleriyle birleşen bu dönüşüm sonucunda özellikle 16. yüzyıldan sonra bilimsel ağırlık merkezi giderek Avrupa’ya kaymıştır. Matbaanın yaygınlaşması, üniversitelerin güçlenmesi, deneysel yöntemin gelişmesi, kapitalizm düşüncesinin yayılması, ve bilimsel devrim süreci sayesinde Avrupa’da matematik, astronomi ve fizik alanlarında büyük ilerlemeler yaşanmış; böylece modern bilimin temelleri büyük ölçüde bu dönemde atılmıştır. Galileo Galilei, Johannes Kepler, Isaac Newton ve Leibniz gibi isimlerle modern matematik ve fizik yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Buna karşılık İslam dünyasında siyasi parçalanma, ekonomik gerileme ve bilim kurumlarının zayıflaması, yeni bilgi üretim hızını düşürmüştür.
Bilimsel liderlik tarih boyunca tek bir milletin ya da medeniyetin elinde kalmamış, sürekli olarak farklı merkezlere aktarılmıştır. Antik Yunan’da başlayan matematik ve felsefe geleneği zamanla İskenderiye’ye, ardından Bağdat’a, Semerkant’a ve Endülüs’e taşınmıştır. Daha sonraki yüzyıllarda bilimsel üretimin merkezi Floransa, Paris, Londra ve Berlin gibi Avrupa şehirlerine kaymış, modern dönemde ise büyük ölçüde ABD, Japonya ve Çin ön plana çıkmıştır. Bu durum, bilimsel gelişmenin belirli bir dine veya millete değil; ekonomik güç, eğitim kurumları, özgür düşünce ortamı ve kültürel etkileşim gibi şartlara bağlı olarak şekillendiğini göstermektedir.
Kadir PANCAR
21/05/2014
Bu çalışma gerçekten de güzel olmuş.inşallah daha kapsamlı bir çalışma yapılabilir.çok güzeldi. teşekkürler...
YanıtlaSilÇalışma için teşekkürler
YanıtlaSilhocam ellerinize sağlık, özellikle Türk islam matematikçilerinden bu kadar farklı isimleri duymak çok iyi oldu. teşekkürler
YanıtlaSilçok çok çok teşekkürler gelecekteki pi gününüz kutlu olsun
YanıtlaSilİslam bilginlerine çok geleceğe yön veren önemli insan
YanıtlaSil