Net Fikir » Tüm Yazılar
Platon Katı Cisimleri
Platon Cisimleri: Bütün kenarları eşit ve yüzeyleri düzgün çokgen olan katı cisimlere Düzgün Katı Cisim denir.Beş Katı cisim olarak bilinen bu geometrik cisimlere, Platonik Cisimler de denir.Şimdiye kadar bilinen düzgün katılar 5 tanedir. Bunlar: düzgün dörtyüzlü, altı yüzlü(küp), sekiz yüzlü, onikiyüzlü ve yirmiyüzlü. Platon'un söylediği başka bir düzgün katı yoktur. Platon bu cisimlerin doğayı anlattığını düşünüyordu. Ona göre: Her yüzü bir eşkenar üçgen olan dörtyüzlü ateşi, sekizyüzlü havayı, yirmiyüzlü suyu, yüzleri kareler olan küp dünyayı ve yüzleri düzgün beşgenlerden oluşan onikiyüzlü ise, evreni simgeliyordu. Platon "Timaus" adlı eserinde bu düşüncesini açıklamıştı.Düzgün geometrik cisimlerden üçgen yüzlülerden 3 tane, beşgen yüzlülerden 1 tane ve bir tane de kare yüzlü vardır.
"Gizem ve güzellik, daha bir çok matematiksel olguda olduğu gibi
insanların ilgisin çokyüzüler üzerine çekmiştir. Bu uğurda kimileri
çokyüzlüleri kullanarak yaşamı, doğayı açıklamaya, kimileri sanatlarıyla
bütünleştirdi. Matematikçilerse her zaman olduğu gibi sadece
araştırdılar ve çokgensel düzlem parçalarıyla sınırlandırılmış cisimlere
çokyüzlü, bu düzlem parçalarına yüz, yüzlerin arakesitlerine ayrıt, üç
ya da daha çok ayrıtın birleştiği noktaya ise köşe dediler.
Çokyüzlüler içinde özellikle düzgün olanları insanların ilgisini
çekmiştir. Bazı arkeolojik kazılarda binlerce yıl öncesine ait taştan
yapılmış düzgün çokyüzlüler bulunmuştur. Bunca yıl uğraşılmış olmasına
karşın sadece beş tane düzgün çokyüzlü bulunabilmiştir. Yeni çokyüzlüler
bulma yönündeki çabalar, Öklid’in "Elemanlar" adlı kitabında bunun
başarılamayacağını ispatlaması ile son bulmuştur.
Leonhard Euler ve Matematik Çalışmaları
Leonhard Euler (d. 15 Nisan 1707, Basel - ö. 18 Eylül 1783, St. Petersburg),
15 Nisan 1707 tarihinde İsviçre’nin Basel şehrinde doğmuştur. Babası
Paul Euler, bir Protistan papazı olup oğlunun da kendi mesleğini
sürdürmesini arzulamaktaydı. Euler’in çocukluğu büyük ölçüde, babasının
Lüteriyen papaz olarak vaaz verdiği komşu şehir Riehen’de geçmiştir.
Küçük yaşlardan itibaren matematiğe yoğun bir ilgi duyan Euler, bu alandaki ilk eğitimini aile dostu Johann Bernoulli’den almıştır. Babasının
isteği üzerine Basel Üniversitesi’nde ilahiyat, İbranice ve Yunanca
eğitimi almış, ancak Bernoulli’nin müdahalesi ile ilahiyat eğitiminden
ayrılarak matematiğe yönelmiştir. Bernoulli, Euler’in olağanüstü
matematiksel yeteneğini görerek, babasını ikna etmiş ve genç Euler’in
matematik alanında ilerlemesini sağlamıştır. Euler, 1726 yılında
Basel Üniversitesi’nden mezun olmuş ve eğitim süresince Varignon,
Descartes, Newton, Galileo, van Schooten, Hermann, Taylor, Wallis ve
Jacob Bernoulli gibi matematiğin öncülerinin çalışmalarını incelemiş,
bazılarını yeniden yapılandırmıştır.
1727
yılında Paris Akademisi’nin düzenlediği ödüllü problem yarışmasına
katılan Euler, sorulan gemi direklerinin yerleştirilmesiyle ilgili
probleme getirdiği çözümle mansiyon ödülü kazanmıştır; bu başarı,
yalnızca yirmi yaşında olan bir bilim insanı için olağanüstü
sayılabilecek bir başarıdır. Aynı yıl St. Petersburg Akademisi
tarafından, matematiksel uygulamalar konusunda eğitim vermesi için davet
edilmiş ve 5 Nisan 1727’de Basel’i terk ederek St. Petersburg’a
yerleşmiştir. 1730 yılında fizik profesörü olmuş, 1733 yılında ise
Bernoulli’nin Basel’e dönmesinin ardından matematik kürsüsünde kıdemli
akademisyenliğe terfi etmiştir. Euler, 7 Ocak 1734 tarihinde Academy
Gymnasium’dan bir ressamın kızı
olan Katharina Gsell ile evlenmiş ve çiftin on üç çocuğu olmuştur; ancak
sekiz çocuk, çocukluk çağında hayatını kaybetmiştir. Euler, ilk eşinin
vefatından sonra ikinci evliliğini, ilk eşinin üvey kız kardeşi ile
yapmıştır. 1735 yılından itibaren sağlık sorunları yaşamaya başlamış,
humma hastalığı geçirmiş ve 1740 yılında sağ gözünü kaybetmiştir.
Cerrahi müdahaleler geçici olarak görme yetisini geri kazandırsa da,
1771 yılında yapılan bir diğer cerrahi müdahale sonucu diğer gözü de
kalıcı olarak kaybolmuştur.
St. Petersburg’da devam eden sosyal ve politik karışıklıklardan dolayı
şehirde kalıp kalmamak konusunda tereddüt yaşayan Euler, Prusya Kralı
II. Frederick’in Berlin Akademisi’ndeki çalışma teklifini kabul etmiş ve
19 Haziran 1741’de St. Petersburg’dan ayrılarak Berlin’e yerleşmiştir.
Berlin’de geçirdiği 25 yıl boyunca 380’den fazla makale kaleme almış,
daha sonra hayatının kalan dönemini geçireceği St. Petersburg’a geri
dönmüştür. Euler, 18 Eylül 1783’te geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybetmiştir.
Ölümü üzerine, Fransız Akademisi adına Marquis de Condorcet bir ağıt
kaleme almış, St. Petersburg İmparatorluk Akademisi sekreteri ve aynı
zamanda Euler’in damadı olan von Fuss, Euler’in yaşamını ve bilimsel
çalışmalarını ayrıntılı biçimde yazmıştır.
Euler, matematiğin hemen hemen tüm alanlarında önemli çalışmalar
yapmış, geometri, aritmetik, trigonometri, cebir ve sayı teorisi başta
olmak üzere matematiğin temel disiplinlerine katkıda bulunmuştur.
Bunun yanında uzay-zaman mekaniği, ay teorisi, tıp, botanik, kimya ve
astronomi gibi pek çok bilimsel alanda araştırmalar yürütmüş, tarih ve
edebiyat konusunda da derin bilgi sahibi olmuştur. Olağanüstü hafızası
sayesinde, derin düşüncelerle vardığı sonuçları uzun süre belleğinde
saklayabilmiş, Virgil’in epik şiiri Aeneid’i hatasız biçimde tekrar edebilmiş ve kullandığı basımın her sayfasının ilk ve son satırlarını belirleyebilmiştir.
Euler’in bilimsel üretkenliği, insanlık tarihindeki en yoğun
üretkenlik örneklerinden biridir. Tüm çalışmalarının basılmış hâli
devasa alanı kaplayacak kadar geniş olmasından ötürü elde yazılarak
kopyalanmasının çok uzun yıllar süreceği söylenmiştir. Euler’in 200.
doğum günü anısına 1907 yılında başlatılan çalışmalarının basılması
projesi hâlen sürmektedir; bugüne kadar basılan çalışmalar, Euler’in
üretkenliğinin yalnızca dörtte birini temsil etmektedir. Not
defterleri ve kişisel yazıları da basılmayı beklemekte olup, bunun
tamamlanmasının yaklaşık yirmi yıl süreceği öngörülmektedir. Legendre’in
aktardığına göre Euler, tam bir matematik ispatını iki yemek öğünü
arasında gerçekleştirebilmiştir.
Euler’in matematikte bir milat olarak kabul edilmiştir. Hatta
matematikçiler ve fizikçiler, bir teorem veya bir keşif
geliştirdiklerinde sıklıkla “Euler’den sonra onu keşfeden ilk kişi”
olarak söyleme gereği hissetmişlerdir. Temel analiz, grafik teorisi ve
modern mühendislik uygulamaları için kritik olan matematiğin fiziksel
uygulamalarının büyük bir bölümünü kurmuş, matematiksel teoriler ve
formüllerde kalıcı bir etki bırakmıştır. Euler, özellikle Euler sabiti e ile çalışmalarıyla tanınmış ve bir sayının sanal üssünü almak için kullanılan Euler formülünü geliştirmiştir. Euler,
özellikle matematiği sistematik bir şekilde formüle ederek, hem teorik
hem de uygulamalı alanlarda devrim niteliğinde eserler bırakmıştır.
Euler’in cebir alanındaki çalışmaları, fonksiyon kavramının modern
biçimde tanımlanmasını içerir. Fonksiyonların analitik temellerini
kurmuş, polinomlar ve denklemler üzerine kapsamlı araştırmalar
yapmıştır. Cebirsel ifadelerin ve denklemlerin çözüm yöntemlerini
sistematik hâle getirerek, özellikle diferansiyel denklemler ve sonsuz
seriler üzerinde yoğunlaşmıştır.
Euler, sonsuz serilerin konverjans ve diverjans özelliklerini incelemiş
ve bu alanda pek çok yeni formül ortaya koymuştur. Analiz alanında
Euler’in katkıları, özellikle sürekli ve türevlenebilir fonksiyonların
sistematik olarak incelenmesi ve integral hesaplamalarının yöntemlerinin
geliştirilmesi ile öne çıkar. Euler, integral ve diferansiyel
hesaplamalar için kapsamlı tablolar hazırlamış, çok değişkenli
fonksiyonlar üzerinde uygulamalı çözüm yöntemleri geliştirmiştir.
Euler’in sayı teorisi çalışmaları da son derece önemlidir. Asal sayılar,
tam sayılar ve sayı dizileri üzerine yaptığı araştırmalar, modern sayı
teorisinin temel taşlarını oluşturur. Özellikle Euler’in totient
fonksiyonu ve Euler teoremi, günümüzde hâlâ temel sayı teorisi
kavramları arasında yer almaktadır. Ayrıca, Euler, kombinatorik ve
grafik teorisinin öncülerindendir; köprü problemi üzerine yaptığı
çalışmalar, modern grafik teorisinin başlangıcı sayılmaktadır. Geometri
alanında Euler, düzlem ve uzay geometri problemlerini matematiksel
formüllerle çözmüş, özellikle konik kesitler, poligonlar ve çokyüzlüler
üzerine sistematik analizler yapmıştır. Trigonometri ve astronomi
arasındaki bağı güçlendirmiş, trigonometrik fonksiyonların teorik ve
uygulamalı yönlerini geliştirmiştir. Euler, gök mekaniği ve
astronomi ile ilgilenmiş; gezegen hareketleri, Ay’ın yörüngesi ve
Dünya’nın şekli üzerine yaptığı hesaplamalar hem teorik hem de pratik
astronomiye önemli katkılar sağlamıştır.
Başlıca eserleri arasında “Introductio in analysin infinitorum”
(Sonsuz Analize Giriş), “Institutiones calculi differentialis”
(Diferansiyel Hesaba Giriş) ve “Institutiones calculi integralis”
(İntegral Hesaba Giriş) yer almaktadır. Bu eserler, matematiğin
analitik temellerini sistematik bir şekilde ortaya koymuş ve sonraki
nesil matematikçilerin çalışmalarına temel oluşturmuştur. Euler
ayrıca fonksiyonlar teorisi, logaritma ve trigonometrik fonksiyonlar,
sonsuz seriler ve diferansiyel denklemler üzerine kapsamlı tablolar ve
çözüm yöntemleri sunmuştur.
Euler’in çalışmalarının tamamı, yalnızca matematik teorisine değil, aynı
zamanda fizik, mühendislik, astronomi ve ekonomi gibi çeşitli alanlarda
da uygulama bulmuştur. Analiz, sayı teorisi, grafik teorisi ve mekaniğe
dair çalışmaları, günümüzde hâlâ temel kaynak olarak kullanılmakta ve
modern matematiksel düşüncenin şekillenmesinde merkezi bir rol
oynamaktadır. Euler’in üretkenliği ve sistematik yaklaşımı, onu
matematik tarihinin en etkili ve kapsamlı bilim insanlarından biri
hâline getirmiştir. Bu katkılar, hem teorik hem de uygulamalı matematik
ve mühendislik disiplinlerinde bugün hâlâ temel referans niteliğindedir.
Euler'in Matematik Çalışmaları
1. Analiz ve Kalkülüs: Euler, türev ve integral kavramlarının kullanımını sistematik hâle getirmiştir. Sonsuz seriler, limitler ve sürekli fonksiyonlar üzerine çalışmalar yapmış, e sayısını ve doğal logaritmayı matematiksel olarak formüle etmiştir. Özellikle Euler’in üstel ve logaritmik fonksiyonlar ile ilgili çalışmaları, modern analiz temellerini atmıştır.
2. Cebir ve Sayı Teorisi: Euler, polinomlar ve denklemler üzerinde çalışmalar yapmış, asal sayıların dağılımı üzerine araştırmalar yürütmüş ve Euler totient fonksiyonunu tanımlamıştır. Fermat’ın küçük teoremi ve karmaşık sayıların cebirsel özellikleri üzerine katkılarda bulunmuştur. Karmaşık analiz alanının öncülerinden biridir.
3. Geometri ve Trigonometri: Düzlem ve uzay geometri problemlerini çözmüş, trigonometri fonksiyonlarının seri ve integral temellerini geliştirmiştir. Euler formülü, e(iθ) = cosθ + i·sinθ, karmaşık sayıların trigonometrik temsiline öncülük etmiştir. Ayrıca üçgenler ve çokgenler ile ilgili birçok geometri teoremini ortaya koymuştur.
4. Graf Teorisi ve Kombinatorik: Köprüler problemiyle başlayan çalışmaları modern graf teorisinin temelini oluşturmuştur. Kombinatorik analiz ve olasılık kuramı üzerine de çalışmalar yapmış, permütasyon ve kombinasyonların matematiksel yapılarını geliştirmiştir.
5. Mekanik ve Fizik: Klasik mekaniğin matematiksel temellerini atmış, uzay-zaman sürekliliği ve hareket yasaları üzerine modeller geliştirmiştir. Akışkanlar mekaniği, hidrodinamik ve astronomi alanlarında formüller üretmiş, Ay’ın ve gezegenlerin hareketleri üzerine hesaplamalar yapmıştır.
6. Optik ve Mühendislik Uygulamaları: Köprülerin ve makine parçalarının dayanıklılık hesaplamalarına dair matematiksel yöntemler geliştirmiştir. Elektrik, makine ve havacılık mühendisliği gibi alanlarda uygulamalı matematiksel formüller sunmuştur.
7 . Astronomi: Euler, gezegenlerin ve uyduların yörüngeleri üzerine hesaplamalar yapmış, özellikle Ay teorisi üzerine detaylı çalışmalar gerçekleştirmiştir. Bu çalışmalar, hem teorik astronomi hem de gözlemsel astronomi için temel oluşturmuştur.
8. Fonksiyon Teorisi ve Sonsuz Seriler: Euler, trigonometrik, üstel ve logaritmik fonksiyonların sonsuz serilerle ifade edilmesini sistematik hâle getirmiştir. Matematiksel analizde serilerle çalışma yöntemlerini derinleştirmiştir.
9. Matematiksel İspatlar: Euler, birçok klasik matematik teoremini formüle etmiş ve ispatlamıştır. Özellikle sayı teorisi, kombinatorik ve geometri alanlarındaki kuramları modern matematiğin temel taşları hâline gelmiştir.
10. Uygulamalı Matematik: Euler, matematiği diğer bilimlerle ilişkilendirmiştir. Tıp, botanik, kimya ve mühendislik problemlerine matematiksel çözümler sunmuş, matematiksel yöntemlerin doğa bilimlerinde uygulanabilirliğini göstermiştir.
Çemberler Yardımıyla Fraktal Oluşturma
Fraktal parçalanmış ya da kırılmış anlamına gelen Lâtince fractus kelimesinden gelmiştir. İlk olarak 1975'de Polonya asıllı matematikçi Benoit Mandelbrot tarafından ortaya atıldığı varsayılır. Kendi kendini tekrar eden ama sonsuza kadar küçülen şekilleri, kendine benzer bir cisimde cismi oluşturan parçalar ya da bileşenler cismin bütününü inceler.
Fraktallar nasıl oluşturulur? Bir şeklin orantılı olarak küçültülmüş ya da büyütülmüşleri ile inşa edilen örüntüler fraktal olarak adlandırılır. Fraktalın bir özelliği de, küçük bir parçasındaki örüntünün şeklin tamamındaki örüntüyle aynı olmasıdır.
Fraktallar ve Örüntüler Arasındaki Fark Fraktal ve örüntü arasındaki ilişki şöyledir: Her fraktal bir örüntüdür ancak her örüntü bir fraktal değildir.
Bir örüntünün fraktal olabilmesi için:
1- Öncelikle örüntü olabilmesi için bir kurala göre ilerlemesi gerekir.
2- Örüntünün büyümesi veya küçülmesi gerekir.
3- Bir önceki şekli içinde barındırması gerekir.
Bir örüntünün fraktal olabilmesi için:
1- Öncelikle örüntü olabilmesi için bir kurala göre ilerlemesi gerekir.
2- Örüntünün büyümesi veya küçülmesi gerekir.
3- Bir önceki şekli içinde barındırması gerekir.
Çemberde Açı Özellikleri
Çemberde Açı Özellikleri anlatılırken, merkez açı, çevre açı, teğet kiriş açı, iç açı ve dış açının her birine ait özellikler madde madde verilmiş ardından ilgili maddenin açıklamaları ve şekilleri çizilmiştir.
- Bir çemberde iki küçük yayın eş olması içi gerekli ve yeterli koşul, bu yayların merkez açılarının eş olmasıdır.
- İki teğet arasında kalan yayın ölçüsü ile açının ölçüsü bütünlerdir .Yani ölçüleri toplamı 180 derecedir.
- Köşesi çemberin dış bölgesinde ve kenarları çemberin keseni veya teğeti olan açıya, çemberin dış açısı denir. Bir çemberde bir dış açının ölçüsü, gördüğü yayların ölçüleri farkının yarısına eşittir.
- Bir çemberin iç bölgesinde kesişen iki kirişin oluşturduğu açıların her birine, çemberin iç açısı denir. Bir çemberde bir iç açının ölçüsü, gördüğü yayların ölçülerinin toplamının yarısına eşittir.
- Paralel kirişler arasındaki yayların ölçüleri birbirine eşittir.
- Köşesi çemberin merkezinde olan ve ışınları çemberi iki noktada kesen bir açıya merkez açı denir. Merkez açının ölçüsü gördüğü yayın uzunluğunun yarıçapının uzunluğuna oranına eşittir.
- Köşesi çember üzerinde olan ışınları çemberi diğer iki noktada kesen bir açıya çevre açı denir. Bir çevre açının ölçüsü, aynı yayı gören merkez açının ölçüsünün yarısına eşittir.
- Çapı gören çevre açısının ölçüsü 90° dir.
- Köşesi çember üzerinde olan ve bir kiriş ile bir teğetin belirlediği açıya teğet – kiriş açısı denir. Bir teğet – kiriş açısının ölçüsü, aynı yayı gören merkez açının ölçüsünün yarısına eşittir.
- Bir çemberde, aynı yayı gören teğet – kiriş açıları ile çevre açılarının ölçüleri birbirine eşittir.
- Bir çemberde, aynı yayı gören teğet – kiriş açıların ölçüleri eşittir.
Çemberde Teğet ve Kiriş Özellikleri
Yazı, çemberde teğet ve kiriş kavramlarının bütününü içeren uzun bir yazıdır. Çemberde teğet ve kiriş özellikleri ile ilgili, çeşitli kaynaklarda yer alan tüm içerikler, konu bütünlüğü bozulmadan listelenmiştir. Kirişler dörtgeni ve teğetler dörtgeni kavramları da yazıda ayrıca açıklanmıştır. Çemberde kuvvet ve iki çemberin ortak teğet terimlerinden de kısaca bahsedilmiştir. Aşağıda çizilen her çember üzerindeki numaraya göre, çemberde teğet ve kirişin özellikleri toplu olarak kavram haritasına dönüştürülmüştür. Bu özet içerikte yer alan özelliklerin madde numarası ile ilgili açıklamalar detaylıca izah edilecektir.
Teğet: Çembere üzerindeki herhangi bir noktadan çizilen doğruya denir. Yani herhangi bir çember ile herhangi bir doğrunun, ortak kesişim noktası sadece tek nokta oluyorsa bu doğru, "çembere teğettir" denir. Kiriş ise çember üzerinde alınan iki farklı noktayı birleştiren doğru parçasına denir. Bir çemberde merkezden geçen kirişe çap adı verilir ve "çap" en büyük kiriştir.
Çemberde Kuvvet fonksiyonu
Çemberde kuvvet alınırken çemberin dışında ve içinde olan noktaya göre kuvvet alma işlemi, noktanın çemberin üzerindeki noktalara uzaklığını ifade eden parçaların arasındaki orana bağlı olur. Çemberin iç bölgesinde veya dış bölgesinde alınan rastgele bir noktaya göre, kuvvet fonksiyonu aşağıdaki gibi yazılır.




