Etiketler :
islam dünyası
matematik tarihi
matematikçiler
Bursalı Kadızâde Rûmî, soyca ilim sahibi bir aileden gelmiştir. Kadızâde Rûmî, Bursa’da doğmuştur. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir; bazı kaynaklarda 1364 yılı civarında doğduğu belirtilmektedir. Ölüm tarihi de kesin olarak bilinmemektedir. 1440 yılından sonra vefat ettiği tahmin edilmektedir. Babası, çağının önemli bilim otoritelerinden ve Bursa kadılarından Mehmet Çelebi’dir. Kadızâde, Bursa ve çevresinde daha çok “Kadızâde” adıyla tanınmıştır. Matematik, astronomi ve Hanefî mezhebi fıkhı alanlarında önemli çalışmalar yapmıştır. Asıl adı Selâhaddin Mûsâ b. Mehmed b. Mahmûd el-Bursevî’dir. Dedesi Mahmûd Efendi, uzun süre Bursa kadılığı yapması sebebiyle “Koca Kadı” adıyla tanınmıştır. Babası Mehmed Efendi de genç yaşta Bursa kadılığına getirilmiştir. Ancak kısa bir süre sonra vefat etmiştir. Ailenin büyük oğlu olması sebebiyle Kadızâde’nin adının sonuna “Paşa” kelimesi eklenmiş ve kendisine “Selâhaddîn” lakabı verilmiştir. Dedesi ve babasına nispetle “Kadızâde”, Anadolu’dan Semerkant’a gitmiş olması sebebiyle de “Rûmî” olarak anılmıştır. Kadızâde Rûmî’nin adında bulunan “Rûmî” mahlası, esas olarak “Anadolu” anlamında kullanılan bir kelimedir. Bu ifade, Anadolu’dan Semerkant’a gelmiş olması nedeniyle Semerkant’ta kendisini tanımlamak amacıyla kullanılmaya başlanmıştır. Hayatının son dönemlerinde Uluğ Bey Rasathanesi ve Uluğ Bey Medresesi’nde çalışmalarını sürdürdüğü için Semerkant’ta vefat ettiği düşünülmektedir.
İlk öğrenimini dedesi Kadı Mahmûd'un yanında almış daha sonra Mevlânâ Feyzullah Efendi, Saferşah er-Rûmî, Molla Fenârî gibi alimlerden ders almıştır. Daha sonra matematik ve astronomi alanındaki bilgilerini geliştirmek amacıyla Horasan ve Mâverâünnehir bölgelerine gitmiştir. Burada dönemin ünlü bilginlerinden Seyyid Şerif Cürcânî’den dersler almıştır. Hocası Cürcânî’nin “Mevâkıf” adlı eserinde hocası ile ihtilafa düşmesi neticesinde, Kadızâde, Cürcân’dan ayrılmış ve Mâverâünnehir bölgesindeki Semerkant şehrine gitmiştir. Burada Semerkant Rasathanesi olarak bilinen gözlemevinde çalışmaya başlamıştır. Kadızâde Rûmî, çağının ünlü astronomi ve matematik bilginleriyle iletişim kurmuş ve kendisini tamamen bilimsel çalışma ve araştırmalara adamıştır. Kısa bir süre içerisinde çevresinde en çok saygı duyulan alimlerden biri hâline gelmiştir.
Matematik alnındaki en büyük çalışmaları genel anlamda trigonometri ve astronomi kaynaklı olmuştur. Astronomi gözlemlerini daha hassas bir şekilde yapabilmek için sinüs fonksiyonun özelliklerini inceleyerek 1 derecenin sinüsünün en hassas değerini elde etmeyi başarabilmiş ve bu sayede astronomi hesapları geçmişte bulunan ölçüm değerlerine kıyasla daha net bilgiler sunmuştur.

Kadızâde Rûmî, Semerkant’a geldikten sonra Uluğ Bey’in çevresinde oluşan önemli bilim ortamının önde gelen bilginlerinden biri hâline gelmiştir.
Uluğ Bey’in kurduğu medrese ve rasathanede matematik ve astronomi alanlarında çalışmalar yürütmüş, özellikle astronomik hesaplamaların matematiksel temellerinin geliştirilmesine katkıda bulunmuştur. Gıyâseddin Cemşîd el-Kâşî ve Ali Kuşçu gibi dönemin önemli bilim insanlarıyla birlikte Semerkant’taki bilimsel faaliyetlerin gelişmesine katkı sağlamıştır.
Kadızâde Rûmî, Uluğ Bey Medresesi’nde başmüderris olarak görev yapmış ve burada matematik ile astronomi dersleri vermiştir. Uluğ Bey’in de zaman zaman Kadızâde’nin derslerini takip ettiği aktarılmaktadır. Kadızâde’nin Semerkant’taki çalışmaları, matematik ve astronominin birlikte ele alındığı bilimsel geleneğin gelişmesinde önemli bir yere sahip olmuştur.
Bazı kaynaklarda geçen Kadızade ile Uluğ Bey arasında geçen hikayede ilme verilen önem şu şekilde aktarılır: "Kadızâde Rûmî ile Uluğ Bey arasında yaşanan bir olay, onun ilme ve bilime verdiği önemi göstermesi açısından dikkat çekicidir. Uluğ Bey’in herhangi bir gerekçe göstermeden bir müderrisi görevden alması üzerine Kadızâde, evine kapanarak derslere gitmemeye başlamıştır. Kadızâde’nin bu davranışı üzerine Uluğ Bey yaptığı hatayı anlamış ve bizzat onun evine giderek neden ders vermeyi bıraktığını sormuştur. Kadızâde ise ilmi kutsal ve insanlardan bağımsız bir değer olarak gördüğünü, bir sultanın kararıyla bir âlimin görevinden alınmasının ilme karşı saygısızlık olduğunu belirtmiştir. Bunun üzerine Uluğ Bey hatasını kabul ederek Kadızâde’den özür dilemiş, görevden aldığı müderrisi yeniden görevine atamış ve bundan sonra ilme ve âlimlere müdahale etmeyeceğine dair söz vermiştir." [https://www.turkiyegazetesi.com.tr/bizim-sayfa/biyografi/rehber-insanlar/kadizade-i-rumi]
Kadızâde Rûmî’nin önemli eserlerinden biri, Mahmud b. Ömer el-Çağmînî el-Hârizmî’nin (ö.1221) astronomi alanındaki el-Mülahhas fî ilmi’l-Hey’e adlı eserine yazdığı Şerhu’l-Mülahhas fî ilmi’l-Hey’e adlı şerhtir. Kadızâde bu eserini 1412 yılında tamamlayarak Uluğ Bey’e sunmuştur. Eser, anlaşılır ve sistemli anlatımı sayesinde Osmanlı medreselerinde uzun yıllar astronomi ders kitabı olarak okutulmuş ve çok sayıda yazma nüshası günümüze ulaşmıştır. Kadızâde ve öğrencileri, gök cisimlerinin hareketlerini incelerken dönemin gelişmiş matematik kurallarından yararlanmış ve bu kuralların astronomi alanında daha ileri düzeyde uygulanmasına katkıda bulunmuşlardır. Ayrıca fizik kurallarının astronomi çalışmalarında kullanılmasına da önem vermişlerdir.
Orta Çağ’ın önemli matematik ve astronomi bilginlerinden biri olan Kadızâde Rûmî, gök cisimlerinin hareketleri üzerine çalışmalar yapmış ve dönemin en gelişmiş astronomi cetvellerinden biri olan Zîc-i Gürgânî’nin hazırlanmasına katkıda bulunmuştur. Bunun yanında gök cisimlerinin hareketlerini matematiksel temellere dayandırmaya çalışmıştır. Kadızâde Rûmî, Gıyâseddin Cemşîd Kâşî’nin bir eseri üzerine yazdığı Risâle fî İstıhrâci’l-Ceyb Derece-i Vâhide adlı şerhte de önemli bir matematiksel hesaplama yapmıştır. Bu çalışmasında, yarıçapı 1 olarak kabul edilen bir çemberde bir derecelik yayın sinüsünün yaklaşık olarak 0,017452406437 değerinde olduğunu göstermiştir.
Kadızâde Rûmî, Anadolu’ya dönmediği için Osmanlıların bilimsel hayatına doğrudan katkıda bulunamamıştır. Ancak yetiştirdiği Ali Kuşçu ve Fethullah Şirvânî gibi öğrencileri aracılığıyla Anadolu’daki bilimsel gelişmelere önemli katkılar sağlamıştır. Bu nedenle Kadızâde Rûmî’nin bilimsel mirasının, öğrencileri aracılığıyla Anadolu’ya taşındığı söylenebilir.
Eserleri
Kadızâde Rûmî, matematik ve astronomi alanlarında önemli eserler vermiştir. Özellikle geometri, trigonometri ve astronomi üzerine yaptığı çalışmalar, hem Semerkant bilim çevresinde hem de daha sonraki Osmanlı medrese geleneğinde etkili olmuştur. Başlıca eserleri şunlardır:
Tuhfetü’r-Reîs fî Şerhi Eşkâli’t-Te’sîs: Kadızâde Rûmî’nin geometri alanındaki en önemli eserlerinden biridir. Şemseddin Muhammed b. Eşref es-Semerkandî’nin Eşkâlü’t-Te’sîs adlı eserine yazılmış bir şerhtir. Eserde Öklid geometrisinin temel konuları ve geometrik önermeler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Kadızâde, eserdeki geometrik bilgileri açıklamış ve çeşitli matematiksel problemlere çözümler getirmiştir. Eser, Osmanlı medreselerinde uzun süre okutulmuş ve çok sayıda yazma nüshası günümüze ulaşmıştır. [Süleymaniye, Ayasofya, 2743]
Risâle fî İstihrâci Ceybi Derece Vâhide: Matematik ve trigonometri alanında kaleme alınan bu eser, bir derecelik yayın sinüsünün hesaplanmasıyla ilgilidir. Kadızâde Rûmî, Gıyâseddin Cemşîd el-Kâşî’nin geliştirdiği yöntemi ele almış ve bir derecelik yayın sinüsünün hesaplanmasını ayrıntılı biçimde açıklamıştır. Yarıçapın bir birim kabul edildiği durumda bir derecelik yayın sinüsünü yaklaşık 0,017452406437 olarak hesaplamıştır. Bu çalışma, dönemin matematik bilgisi açısından önemli bir trigonometri çalışmasıdır. [Kandilli Rasathanesi, 76]
Şerhu’l-Mülahhas fî İlmi’l-Hey’e: Kadızâde Rûmî’nin astronomi alanındaki önemli eserlerinden biridir. Mahmûd b. Ömer el-Çağmînî’nin el-Mülahhas fî İlmi’l-Hey’e adlı astronomi eserine yazılmış bir şerhtir. Kadızâde, bu eserinde astronominin temel konularını açıklamış ve gök cisimlerinin hareketleriyle ilgili teorik bilgileri matematiksel yöntemlerle ele almıştır. Eser, daha sonraki dönemlerde özellikle Osmanlı medreselerinde astronomi öğretiminde kullanılan önemli kaynaklardan biri olmuştur. (Eserin ismi bazı yerlerde Şerhi Çağmini olarak da aktarılmıştır.) [Konya Yazma Eserler Bölge Müdürlüğü, 520-BY0000004477, 73828]
Risâle fî İstihrâci Hatti Nısfi’n-Nehâr ve Semti’l-Kıble: Bu eser, astronomi ve matematikle ilgili olup gök küresindeki öğle çizgisinin (meridyenin) ve kıble yönünün belirlenmesi konularını ele almaktadır. Kadızâde, matematiksel ve astronomik yöntemlerden yararlanarak bu hesaplamaların nasıl yapılacağını açıklamıştır.
Hâşiye alâ Tahrîri Usûli’l-Hendese: Geometri alanındaki bu çalışma, Öklid geometrisi geleneği içerisinde önemli bir yere sahip olan Usûlü’l-Hendese üzerine yazılmış bir hâşiyedir. Kadızâde, eserde geometrik kavram ve önermelere ilişkin açıklamalarda bulunmuştur.
Hâşiye alâ Tahrîri’l-Mecistî: Kadızâde Rûmî’nin astronomi ve matematik alanındaki çalışmalarından biridir. Batlamyus’un Almagest adlı eserinin İslâm bilim geleneğindeki çalışmaları üzerine yazılmış açıklama ve değerlendirmeleri içermektedir.
Bazı kaynaklarda, Câmiu’l-Mahmûd; Şerhu Kitâbi’l-Mulahhas fî’l-Hendese ve Hâşiye alâ Şerhi’l-Hidâye gibi eserler Kadızâde Rûmî’ye atfedilmektedir. Ancak bu eserlerin Kadızâde Rûmî’ye ait olduğu, güvenilir akademik kaynaklarda açık biçimde doğrulanmamıştır.
Kadızâde Rûmî’nin eserleri, hem kendi döneminde hem de sonraki yüzyıllarda etkisini sürdürmüştür. Özellikle Tuhfetü’r-Reîs fî Şerhi Eşkâli’t-Te’sîs ve Şerhu’l-Mülahhas fî İlmi’l-Hey’e, Osmanlı medrese geleneğinde matematik ve astronomi eğitiminin önemli kaynakları arasında yer almıştır.
Kaynakça:
İhsan Fazlıoğlu, Kadızade Rumi, TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kadizade-i-rumi.
Sadettin Ökten Çağmini, TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/cagmini.
Enes Güllü, “Kadızâde Rûmî”, Türk Maarif Ansiklopedisi, https://turkmaarifansiklopedisi.org.tr/kadizade-rumi
https://tr.wikipedia.org/wiki/Bursal%C4%B1_Kad%C4%B1zade_Rumi
bilgilerinizi kontrol etmenizi tavsiye ederim. Çağmini'ye yazdığı şerhin adını yanlış yazmışsınız. Kaynaklarınız sizi yanıltmış olabilir.
YanıtlaSilŞerhu’l-Çaġmini (Şerhu'l-Mulahhas) isimleriyle tanınan Kadızade'nin bu eseri, esasında müstakil bir eser olmayıp, Ömer El-Çağmini'nin "Mülahhas fi'l-Hey'e" isimli eserine şerh olarak yazılmıştır. El-Çağmini'nin astronomi eseri: Kadızade Rumi ve Seyyid Şerîf Cürcânî tarafından şerh edilmiş yıllarca medreselerde okutulmuştur..
Sil