Miladi-Hicri-Rumi Takvim

Etiketler :
Hicri takvim Müslümanlar tarafından kullanılan ay temelli bir takvimdir ve Hz. Muhammed’in (s.a.v) Mekke’den Medine’ye hicreti olan 622 Miladi yılı başlangıç olarak alınır. Hicri takvimde de 12 ay bulunur ancak bir yıl Miladi takvimden daha kısadır; 354 veya 355 gün çeker. Ay döngüsüne dayalı olduğu için Hicri takvim, Miladi takvimden yaklaşık 10–11 gün daha kısa olur. Hicri Yeni Yıl Muharrem ayı ile başar ve Safer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları ile devam eder. Hicri takvimin on iki ayından dördü haram ay sayılır ve bu dört ayda savaşmak yasaklanmıştır. Kuran-ı Kerimde; "Gökleri ve yeri yarattığı günde Allah'ın yazısına göre Allah katında ayların sayısı on iki olup, bunlardan dördü haram aylarıdır. İşte bu doğru hesaptır. O aylar içinde (Allah'ın koyduğu yasağı çiğneyerek) kendinize zulmetmeyin ve müşrikler nasıl sizinle topyekün savaşıyorlarsa siz de onlara karşı topyekün savaşın ve bilin ki Allah (kötülükten) sakınanlarla beraberdir. " (Tevbe suresi, 9/36) ve Hadis-i Şerifte; “(Kameri) yıl on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Üçü birbiri ardınca gelir. Bu aylar: Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Cumada ile Şa'ban arasındaki Receb Mudar'dır.” (Buhârî, Hacc, 132; Müslim, Kasâme, 29) buyrulmaktadır. 
Hicri takvim, özellikle dini ibadetlerin ve bayramların belirlenmesinde kullanılır. Örneğin Ramazan ayının başlangıcı, Kurban Bayramı ve Hicri yılbaşı (Muharrem ayı) gibi önemli tarihlerin hesaplanmasında Hicri takvim temel alınır. Hem ay hem de güneş yılını esas olan takvimlerde aynı takvim içinde çift takvim olarak kullanılabilmektedir. 
Günümüzde yaygın olarak kullanılan takvim sistemi ise Miladi takvimdir. Miladi takvim, Hz. İsa’nın (a.s) doğum yılı olan M.S. 1 yılı başlangıç alınarak geliştirilmiştir. Bu takvim, güneş yılını esas alır. Miladi takvim 12 aydan oluşur ve bir yıl normalde 365 gündür. Ancak artık yıllar sistemi sayesinde yılın uzunluğu ayarlanarak 366 gün de olabilir. Bir yılın artık yıl sayılması için 4’e bölünebilmesi gerekir. Bununla birlikte, 100’e bölünebilen yıllar artık yıl sayılmaz, fakat 400’e bölünebilenler tekrar artık yıl olarak kabul edilir. Bu düzenleme, takvimin mevsimlerle olan uyumunu uzun süre korumasını sağlar. 
Miladi Takvim Tarihsel olarak Batı Dünaysınında Jül Sezar ile başlar. Jülyen Takvimi, M.Ö. 46 yılında Jül Sezar tarafından kabul edilmiş ve Batı dünyasında 16. yüzyıla kadar kullanılmıştır. Bu takvim, artık yıl hesabındaki küçük farklar nedeniyle yaklaşık her 128 yılda bir günlük kayma oluşturmaktaydı; bu nedenle 1582’de Gregoryen Takvimi ile değiştirilmiştir. Bazı Ortodoks Hristiyan ülkeler, kilisenin etkisiyle 20. yüzyıl başına kadar Jülyen takvimini kullanmıştır. Rusya’da Bolşevik Devrimi sonrasında modern Gregoryen takvim benimsenmiştir. Tarihi olarak, hem Gregoryen takvim hem de Jülyen takvimi eski Mısır’a dayanmaktadır. Eski Mısırlılar tarım ve idari işler için önce ay takvimi, sonra güneş takvimi kullanmıştır; ancak Mısır güneş takviminde artık yıl yoktur ve yıl 365 gün olarak hesaplanmıştır. Jül Sezar, Mısır takvimindeki bu karışıklıkları gidermek için İskenderiyeli astronom Sosigenes’in desteğiyle bir güneş yılını 365,25 gün olarak belirlemiş ve 4 yılda bir artık yıl uygulanmasını sağlamıştır. Artık yıllarda aylar 6 ay 30 gün, 6 ay 31 gün olacak şekilde düzenlenmiş, artık olmayan yıllarda ise şubat ayından bir gün çıkarılmıştır. Ayrıca Sezar, temmuz ayının adını kendi adıyla “July” olarak değiştirmiştir. 
Sezar’ın ölümünden sonra Pontifeksler yanlış uygulamalar yapmış ve 40 yıl boyunca üç günlük kaymalar oluşmuştur. Augustus, bunu düzeltmek için 12 yıl boyunca artık yıl uygulamasını durdurmuş ve kendi adını ağustos ayına vermiştir. Bu düzeltmelerle şubat artık yıllarda 29, normal yıllarda 28 gün olmuştur. Jülyen takvimi kusursuz olmamakla birlikte, dönencel yılı 0,25 gün olarak alması nedeniyle her 400 yılda yaklaşık 3,12 gün geri kalmaktadır. Bu sapmayı düzeltmek için Papa XIII. Gregoryus Gregoryen takvimini geliştirmiştir. 
Gregoryen takvimi de her 4 yılda bir artık yıl uygular, ancak yüzyıl başlarında 400’e bölünmeyen yıllarda artık yıl uygulanmaz. 4000 yılında ise sapmayı gidermek için artık yıl uygulanmayacaktır. Örneğin, 2100, 2200, 2300 yıllarında Gregoryen takvim artık yıl uygulamazken, Jülyen takvimi dört yılda bir artığı uygulamaya devam eder. 2000 ve 2400 yıllarında ise her iki takvim de artık yıl uygular. 
 
Selçuklularda Miladi Takvim gibi güneş hareketlerini esas alan Celâlî Takvimi kullanılmıştır. Celâlî Takvimi, Güneş yılına dayalı olarak İranlı astronom Ömer Hayyam ve ekibi tarafından 1079’da Sultan Melikşah döneminde düzenlenmiştir. Yılbaşı (9 Ramazan 471 / 15 Mart 1079) kabul edilmiş ve takvim, özellikle tarım ve ekonomik işlerin düzenlenmesinde kullanılmıştır; günlük yaşamda ise Hicrî takvim  geçerli olmuştur. Celâlî Takvimi, hem yılın uzunluğunu hem de mevsimsel uyumu dikkate alacak şekilde hazırlanmıştır. Takvimde bir yıl, Güneş’in Dünya etrafındaki dönüşüne göre hesaplanır ve 365 gün 5 saat 48 dakika 45 saniye gibi oldukça hassas bir süreci esas alır. Bu nedenle, özellikle tarımsal faaliyetlerde, ekim ve hasat zamanlarının doğru belirlenmesinde büyük kolaylık sağlıyordu.

Osmanlı Devletinde Miladi Takvim gibi güneş hareketlerini esas alan Rumi Takvim kullanılmıştır. Rûmî Takvim, Hicret’i (622 Miladi) başlangıç kabul eden, güneş yılı esaslı bir takvimdir. Dünya’nın Güneş etrafında dolanımını temel alarak 13 Mart 1840’ta Osmanlı’da uygulanmaya başlanmıştır. Kamerî takvimde bir yıl 354 gün iken, Rûmî takvimde 365 gün olarak hesaplanmıştır. Tanzimat Dönemi’ne kadar Osmanlı’da resmî takvim olarak hicri takvim kullanılmışken 13 Mart 1840 tarihinde, Rûmî takvimde yılbaşı (1 Mart 1256) kabul edilerek çift takvim (Hicri ve Rûmî takvim) uygulaması başlatılmıştır. Hicri takvim ay yılına dayandığı için Rûmî takvimde senenin son günü her yıl yaklaşık 11 gün daha geriye düşmüştür. Bu ikilik, zamanla sadece Rûmî takvime geçilerek giderilmiştir. 
 
Rûmî takvim, Batı’nın Gregoryen takviminden 13 gün geride hesaplanmıştır; bu fark sabit tutulmuş ve mevsimlerin her yıl aynı aylara denk gelmesi bu şekilde sağlanmıştır. 8 Şubat 1332’de yürürlüğe giren 125 sayılı Kanun ile Jülyen esaslı Rûmî takvim kaldırılmış, Gregoryen esaslı Rûmî takvime geçilmiştir. Böylece 15 Şubat 1332 tarihinden sonra 13 gün silinerek denkleştirme sağlanmış ve 1 Kânunisani 1334 yılı 1 Ocak 1918 tarihi ile eşitlenerek Rûmî ve Miladi takvimler arasındaki fark ortadan kaldırılmıştır. 26 Kânunievvel 1341 (1925) tarihli 698 sayılı Kanun ile Rûmî takvimde 1300’lü yıllar bırakılmış, Batı takvimine uygun 1900’lü yıllar kullanılmaya başlanmıştır. Bu değişiklik Türkiye’de Takvim İnkılabı olarak bilinmiştir. Mali yılbaşı uygulaması ise 1983’e kadar 1 Mart olarak uygulanmaya devam etmiştir.


1926 yılından önceki tarihlerin hesaplanmasında Rûmî Takvimde yılbaşının Mart ayında olduğunu dikkate almak gerekir. Günümüzde kullanılan Miladi Takvimde yılbaşı Ocak ayıdır. Eğer olay tarihleri ay numarasıyla verilmişse, Rûmî takvimde Mart ayı birinci ay, Ocak on birinci ay ve Şubat da on ikinci ay olarak kabul edilir. Tarih dönüşümlerinde Ocak ve Şubat ayları için Miladi yıldan 585, diğer aylar için 584 çıkarılır. Ters yöndeki dönüşümlerde yani Rûmî tarihten Miladiye dönüştürmede ise Rûmî tarihe 584 veya 585 eklenir; ay ve gün değişmeden kalır.
Rûmî Takvim ile Miladi Takvim Dönüşümüne örnek vermek gerekirse, Miladi tarih olarak 10 Şubat 1915 verildiğinde, Şubat ayı olduğu için 1915 yılından 585 çıkarılır ve 1330 Rûmî yılı elde edilir. Ay numarası Rûmî sistemine göre düzenlendiğinde Şubat ayı 12. ay olarak kabul edilir, fakat gün sayısı değişmez. Sonuç 10 Şubat 1330 Rûmî olur. Başka bir örnek olarak, Miladi tarih 5 Nisan 1910 verildiğinde, Nisan ayı olduğu için 1910 yılından 584 çıkarılır ve 1326 Rûmî yılı elde edilir. Ay numarası Rûmî sistemine göre Nisan 2. ay olarak kabul edilir ve gün değişmez. Sonuç 5 Nisan 1326 Rûmî olur. 
Rûmî tarihten Miladi tarihe geçişte de aynı mantık uygulanır. Örneğin, Rûmî tarih 1 Mart 1334 verildiğinde, 1334 Rûmî yılı 1918 Miladi yılı ve sonrası için olduğundan 584 eklenir ve 1918 Miladi yılı bulunur. Ay ve gün değişmediği için sonuç 1 Mart 1918 Miladi olur. Başka bir örnek olarak, Rûmî tarih 15 Şubat 1330 verildiğinde, 1330 Rûmî yılı 1918 öncesi olduğundan 585 eklenir ve 1915 Miladi yılı bulunur. Ay numarası Şubat 2. ay olarak kabul edilir ve gün değişmez. Sonuç 15 Şubat 1915 Miladi olur. Bu yöntem sayesinde Miladi ve Rûmî tarihleri arasında ay ve yıl farkları doğru şekilde hesaplanabilir; sadece Şubat ve Mart aylarına dikkat edilmesi gerekir çünkü Rûmî takvimde yılbaşı Mart ayıdır.
 
Miladi ve Hicri takvimler arasındaki dönüşüm ise astronomik ve matematiksel hesaplamalarla yapılır. Hicri ayların başlangıcı, hadis gereği rüyet-i hilal ölçütüne göre belirlenir; yani ayın hilal şeklini almasının gözle görülmesi gerekir. Tarih çevirme programları ise astronomik hesaplamalara dayanarak, ayın ve yerin hareketlerini göz önünde bulundurarak dönüşüm yapar. Ancak meteorolojik koşullar gibi etkenler hilal gözlemini etkileyebileceği için, Hicri ve Miladi takvimler arasında ±1 veya ±2 günlük sapmalar oluşabilir. Hicri takvim ay temelli olduğundan, Miladi takvime göre tarihleri hesaplamak yaklaşık sonuçlar verir. Bu nedenle kesin tarih bilgisi için genellikle dini otoriteler tarafından hazırlanan resmi Hicri takvimler veya gözleme dayalı belirlemeler kullanılır. Uzmanlar, eski tarihlerde kesin dönüşüm yapmak istedikleri zaman, hem astronomik hesaplamaları hem de biliniyorsa haftanın gününü dikkate alırlar. Örneğin 4 Zilhicce 987 Perşembe tarihli bir olayın Miladi karşılığını önce programla yaklaşık olarak 22 Ocak 1580 (Cuma) olarak bulunur. Daha sonra bu olayın Perşembe günü gerçekleştiği bilindiğinden için doğru Miladi tarihini 21 Ocak 1580 olarak düzeltirler. Eğer haftanın günü bilinmiyorsa, yaklaşık tarih kullanmak zorunda kalınır.

Tarih Dönüşüm Aracı








Hesaplamalarda ±1 gün hata payı olabilir.

 
Kaynakça:
A. Necati Akgür, “Celâlî Takvimi”, TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/celali-takvimi/
Diyanet İşleri Başkanlığı, “Rumî’den Hicri ve Miladiye — Takvim Dönüşümleri”, erişim adresi: https://www2.diyanet.gov.tr/DinHizmetleriGenelMudurlugu/Sayfalar/RumidenHicriveMiladiye.aspx
Türk Tarih Kurumu. “Tarih Çevirme Kılavuzu.” Erişim adresi: https://ttk.gov.tr/tarih-cevirme-kilavuzu/
Milâdî takvim. (t.y.). In Vikipedi, Özgür Ansiklopedi, https://tr.wikipedia.org/wiki/Miladi_takvim

0 yorum:

Fayda vermeyen ilimden Allah'a sığınırım. İlim; amel etmek ve başkalarıyla paylaşmak içindir. Niyetimiz samimiyetle insanlara yararlı olmaktır, akıbetimiz bu vesileyle güzel olsun. Dua eder, dualarınızı beklerim...

"Allah'ım; bana fayda sağlayacak ilimleri öğret ve ilmimi ziyadeleştir."

“Allahım! Sana teslim oldum, sana inandım, sana güvendim. Yüzümü, gönlümü sana çevirdim. İşlediğim tüm günahlarımı affeyle! Ey kalbleri çeviren Allahım! Kalbimi dînin üzere sâbit kıl. Beni Müslüman olarak vefât ettir ve beni sâlihler arasına kat!”

“Rabbim! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme! Bize tarafından bir rahmet bağışla.Öne geçiren de sen, geride bırakan da sensin. Muhakkak ki lütfu en bol olan Sen’sin. Senden başka ilâh yoktur."

Lâ ilâhe illallah Muhammedürrasulüllâh


KADİR PANCAR

Aşağıdaki Yazılar İlginizi Çekebilir!!!